isci partisinin yeni adini kim verdi

İşçi Partisi'nin yeni adını kim verdi?

“Gel zaman, Tarih Tezi açısından toplumu ele alan bir Vatan Partisi’nin çıkışı, konuyu ansızın aktüalite etmişti.”

(Kıvılcımlı, Tarih Yazıları, Sosyal İnsan Yayınları, İstanbul, s. 240)

Siyasi kulislerde İşçi Partisi’nin ismini Vatan Partisi olarak değiştireceği konuşuluyor.

Peki, hatırlayalım Vatan Partisi’ni…

Dr. Hikmet Kıvılcımlı… Türkiye sosyalist hareketinin ve TKP’nin önderlerinden,  bilimsel sosyalist kuramcı ve eylem adamı; özgün, üretken, araştırmacı ve bir polemik ustası…

Ayakları Türkiye toprağında, orjinalitesi ve metodolojisi hep yerli. Bizlere büyük bir devrimci miras bıraktı. Kendi tabiriyle “Marksizm-Leninizmi alfabeden cebr’i alâsına dek etüd etmiş”, her anı mücadeleyle dolu teorik ve pratik birikiminden süzülen bir hazine…

22,5 yılını hapiste geçirdiği bu mücadele dolu yaşamdan geriye çok sayıda kitabı, çevirisi, gazete ve dergilerde yayınlanmış yüzlerce makalesi ve yayınlanmamış binlerce sayfa çalışması kaldı. Bilimsel sosyalizmin ışığındaki bu orijinal miras ve eylem kılavuzu içerisinde en önemli iki eserinden birisi Tarih Tezi diğeri de Vatan Partisi’dir.

hikmet kivilcimli

29 EKİM’DE KURULAN BİR PARTİ...

Kıvılcımlı, 1938’de Donanmayı isyana teşvikten gözaltına alınır, mahkemece 15 yıl ağır hapis cezasına çarptırılır. 12 yıllık zindan yaşamının sonunda, 1950 yılındaki afla çıkar.

“Kavgaya sürülmeyen, halk katında denenmeyen fikirler sadece bir gönül avunmasıdır” diyerek, Demokrat Parti’nin Amerikancı, finans kapitalin sömürü politikalarını sürdürdüğü iktidarında legal çalışma ortamını zorlayarak 29 Ekim 1954’te Vatan Partisi (VP)’ni kurar. ‘Kıvılcımlı’nın Tarih Tezi açısından toplumu ele alan bir Vatan Partisi’nin çıkışı” dediği bu önemli örgüt girişimi, ‘Kuvayi milliyeciliğimiz’, ‘Anayasa Teklifi’ ve ‘Vatan Partisi Tüzük Programı’ bütünlüğüyle, Türkiye’nin bir demokratik devrim programı özelliğe sahiptir…

Parti’nin merkezi Sultanahmet Yerebatan Caddesi numara 66’dır.

Fiilen, 7 Kasım 1954 tarihinde yaptığı ilk top­lantıyla çalışmalarına başlayan partinin ilk toplantıda görev dağılımı şöyledir:

Genel Başkan: Hikmet Kıvılcımlı, Genel Sekreter: Osman Sercan, Başkanlık Divanı: Sevdiye Kayaoğulları, Ahmet Cansızoğlu, Mehmet Anter, Organlar Divanı: İbrahim Kayaoğulları, Kültür Divanı: Mehmet Anter, Kadın, Çocuk, Gençlik Divanı: Sevdiye Kayaoğulları, İşçi Teşkilatı Divanı: İrfan Savgat, Esnaf ve Münevver Divanı: Mehmet Anter. (VP Davası İddianamesi)

vatan partisi logo

Zihni Anadol, Vatan Partisi’nin kuruluşunda Av. Orhan Arsal’ın başında olduğu Demokrat İşçi Partisi üyelerinin de yer aldığını belirtmektedir. (Anadol, Kırmız Gül ve Kasket, s. 139.)

Partinin ambleminde üzerinde güneş doğan Türkiye haritası yer almıştır. Gerici çevreler amblemdeki ‘V’ ve ‘P’ harflerinin yazımını orak çekice benziyor diyerek, karşı bir kampanya başlatmışlardır.

1955 yılında, tek yapraklı, 3 ya da 4 sayı çıkabilen Vatandaş isimli bir gazete yayınlayan Parti, il ve ilçelerde örgütlenme çalışmaları yürütmüştür. VP’nin örgütlenmesine ilişkin Suat Şükrü Kundakçı, İstanbul’un bazı ilçelerinde örgütlenme çalışmalarının yürütüldüğünü; Beyoğlu, Taşlıtarla (Gaziosmanpaşa), Kadıköy ve Eyüp’te şubeler kurulduğunu, İstanbul dışında yalnızca İzmir il örgütünün açıldığını, Konya Ereğli’de de faaliyet yürütüldüğünü, ancak resmi örgütlenmenin tamamlanamadığını söylemektedir.

Ayrıca “Vatan Partisi Yayınları” adı altında bazı eserler yayımlanmıştır. Bunlar;

-Tüzük ve Program

-Fetih ve Medeniyet (Türk Cihangirliğinin İçtimai Sebepleri)

-Siyasetimiz (DP ile CHP ve HP’nin VP’ce Değerlendirilmesi)

-Kuvayı Milliyeciliğimiz (Neden Başka Parti Lazım? Gerekçe)

-Soğan Ekmek Kongresi (1955 Tekstil Sendikası Kongresi’nin Destanı).

hikmet kivilcimli2

‘KUVAYI MİLLİYECİLİĞİMİZ’ VE ‘GEREKÇE’…

Kıvılcımlı, 1 Mayıs 1954’te “Kuvayı Milliyeciliğimiz-Neden Başka Parti Lazım? Gerekçe” başlıklı bir kitapçık hazırlamış ve Vatan Partisi’nin fikri zeminini ortaya koymuştur.

15 Ağustos 1957’de ancak basılabilen kitapçığın Gerekçe bölümünün önsözünde şunlar belirtiliyor: “Bu kitapçık 1954 yılı, pratik bir maksatla kaleme alındı. Maksat: Birinci Kuvayi Milliye hareketinden çıkacak derslerle, ikinci bir ekonomik Kuvayi Milliye lüzumu belirtmekti. Birinci Kuvayi Milliye Seferi: Topluluğumuzu boğan iç ve dış tesirli Tefeci-Bezirgan kabusuna karşı idi. İkinci Kuvayi Milliye Seferi: Aynı kabusa karşı, toprak reformu ve ağır sanayi temelleri üzerinde, modern halk teşebbüs, teşkilat ve kontrolü altında, ekonomik, içtimai (sosyal) kalkınmamızı millete mal etmekti…” (Kuvayi Milliyeciliğimiz ve II. Kuvayi Milliyeciliğimiz, Sosyal İnsan Yayınları).

Kıvılcımlı, ‘Program Gerekçesi’ne Mustafa Kemal’in Nutuk’ta söylediği  “Vazifeye atılmak için, içinde bulunduğun vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin!” sözüyle başlıyor ve devam ediyor: “Korku, hiçbir hastalığa ilaç değildir. Bilakis, her illetin başı korkudur. Vatan aşkını söylemekten korkar hale gelmektense, ölmek daha iyidir. Mustafa Kemal diyor ki: ‘İstikbalde dahi seni (İstiklâl ve Cumhuriyet) hazinenden mahrum etmek isteyecek dahili ve harici bedhahların olacaktır… (…) Ey Türk İstiklalinin Evladı! İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen Türk İstiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır…’

Vatan Partisi, kulaklarında bu öğüt çınlayarak doğdu.”

‘kutsal cumhuriyet bayramı gününden beri kurulmuş bulunuyor…’

Kıvılcımlı’nın kaleme aldığı VP programı, Türkiye’nin bir demokratik devrim programıdır. Parti adından amblemine, kuruluş tarihinden programına bütün olarak incelendiğinde bu demokratik devrim programı ve Türkiye’nin orjinalitesine ilişkin rasyonel çözümlemelere rastlanmaktadır. Partinin kuruluş duyurusunda yer alan “Vatan Partimiz, 1954 yılının kutsal cumhuriyet bayramı gününden beri kurulmuş bulunuyor. Milli yükselişimizi gerçekleştirme ülküsü, şüphesiz, bütün milletimiz gibi, her milli partimizin de baş hedefidir. Bu yükselişte tutunacağımız kanat, usul ve tempo farklarımızın-paylaşıldıkça çoğalan yegâne şeyimizi-vatan aşkımızı, eksiltemeyeceğine, hiçbir siyasi hareket karşısında tecrübelerden faydalanma ve sahici samimiyet gösterme prensiplerini engellemeyeceğine inanıyoruz” ifadeleri de bu durumu ortaya koymaktadır.

Kıvılcımlı, çalışan yığınların siyasi iktidarda tutunacak örgütünün proletaryanın partisi yani Vatan Partisi olduğunu vurguluyor ve “İŞÇİ SINIFININ TARİHCİL GÖREVİ”ni şöyle özetliyordu:

“Sevgili İşçi Kardeşlerimiz; Hangi Cehennemde nasıl yakıldığımızı, siz herkesten iyi biliyorsunuz: Ne zaman kanunca ve insanca hak aramaya kalksanız önünüze kimler çıkıyor? Besbelli…”

vatan partisi tuzugu programi

2. KUVAYI MİLLİYE SEFERBERLİĞİ...

Kuvayı Milliyeci, işçi sınıfının ve ezilenlerin kurtuluşu kavgasının bayrağı VP’nin ana tüzüğünün “Gaye ve Konu” başlıklı ve dört bölümden oluşan 2. maddesinde ise şunlar belirtilmiştir:

“Şahsi nüfuz yerine, mutlak surette kanun yolu ile,

a) Devleti milletten üstün değil, milleti devletten üstün tutan gerçek hürriyeti fiilen kurmak ve antidemokratik kanunları ayıklamak.

b) Müzmin işsizlik ile azgın hayat pahası kanser haline gelmiştir. Bunları köklerinden kazımak için, ikinci bir kuvvayimilliye seferberliği gerektir. Bu iktisadi seferberliğimizi, atom dahil en son sistem ağır sanayi temeline dayandırmak.

c) Milli istihsal (üretim) mücadelemizin, para maddesini, -ne sadakayla, ne zorla- ancak UCUZ DEVLET ve ŞUURLU (bilinçli) TİCARET yolu ile sağlamak.

d) Bu mübarek iktisadi kuvvayimilliye seferberliğimizin gücü ruhunu, -başta işçi sınıfımız gelmek üzere,- cahil, âlim, köylü, şehirli. Bütün değer yaratan iyi niyetli vatandaşların, tamamiyle aşağıdan gelme ve tamamiyle serbest TEŞEBBÜS-TEŞKİLAT-KONTROL’larında bulmak ve bu emelle, bütün organlarda bilfiil müstahsil’leri çoğunlukta görmek, yarımız olan kadını ön safta bulmak, gençliğe sonsuz inanmak.”

SEÇİM ÇALIŞMALARI VE EYÜP KONUŞMASI...

1957 yılında gerçekleştirilen erken genel seçimlere yalnızca iki bölgede giren parti, İstanbul’da 39, İzmir’de 21 adayla seçimlere katılmıştır. 20 adayın ismi aynı zamanda İstanbul adayları listesinde de yer almıştır.

Çalışmaları birçok engellemeye maruz kalmış, bazı toplantıları saldırıya uğramış, bazı ilçe seçim kurullarının keyfi uygulamalarına tabi tutulmuştur.

Seçim kampanyasını kitleler içinde propaganda ve ajitasyon amacıyla değerlendiren Kıvılcımlı’nın en ünlü konuşması 15 Ekim 1957’deki Eyüp Büyük Camii Meydanı’ndaki konuşmasıdır. Savcı, bu konuşma nedeniyle Kıvılcımlı hakkında önce ‘Dini Siyasete alet etmekten’ dava açmış, daha sonra ise ‘Komünizm propagandası yapmak’ biçimine dönüştürmüştür. Benzerine pek rastlanmayan bu yanıyla da tarihe geçmiştir.

Kıvılcımlı, konuşmasında özetle şunları belirtmiştir:

“Muhterem Vatandaşlarım! Sevgili İşçi Kardeşlerim!

Bugün, Müslüman İstanbul’umuzun, İstanbul’dan önce Müslüman olan Eyüp bölgesinde Vatan Partisi’nin sesini duyurmaya geldik.

Sevgili Vatandaşlarım!..

Vatan Partisi İŞ ve İŞÇİ partisidir... Bunu söylerken, elimde olmayarak, Müslümanlığın büyük bir hizmetini hatırladım. O büyük söz der ki:

‘Kıyamete kadar yaşayacakmış gibi çalış, yarın ölecekmiş gibi ibadet et.’

Vatandaşlar!

İbadet: HAK önünde konuşmak, halk önünde hakkı teslim etmek manasına gelir... Bugün, Vatan Partisi’nin kendini HAK ve ÇALIŞMAK gibi iki prensip üzerine kurduğunu açıkça ortaya koymak lüzumunu duyuyorum.

İslam’ın büyük prensibi, hepimizin bildiği gibi: ‘Leyse lil insane illâ mâ seâ’ (Yani: İnsan için, çalışmaktan, emekten başka her şey yalandır.) der.

İşte, o büyük gerçek: Aradan binlerce yıl geçtikten sonra, bugün, dünyanın en ileri memleketlerinde dahi, tek büyük TOPLUMSAL GERÇEK, insanlığın bulabildiği en büyük gerçek olarak tanınmıştır. Bugün insanlığın yarattığı değer: EMEK üzerine kurulur.

Türkiye’de emeği, insanın çalışmasını kim temsil ediyor?

Şehirlerde işçi kardeşlerimiz, esnaf kardeşlerimiz... Köylerde alınteriyle çalışan küçük, fakir köylülerimiz!

Vatan Partisi Türkiye’de -bütün öteki partilerden farklı olarak- bu çalışkan zümrelerin hakkını arayan, hakkını aramak için kurulmuş tek örgüttür…” (Eyüp Konuşması, Derleniş Yayınları).

YENİDEN CEZAEVİNE…

Kıvılcımlı, bu konuşma nedeniyle 5 Kasım 1957’de tutuklanmış, parti faaliyetleri, bir süre daha devam etmiştir. 30 Aralık 1957’de ise İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nce partinin faaliyetleri durdurulmuş, 25 üyesi tutuklanmıştır. Soruşturma Harbiye Askeri Cezaevi’nin zindanlarında sürdürülmüştür. 1958’in sonlarına doğru tutuklular sivil Sultanahmet Cezaevi’ne nakledilmiş, “Komünist teşkilatı organize etmek” suçlamasıyla Ağır Ceza Mahkemesi’ne çıkarılmışlardır. Kıvılcımlı, 2 Aralık 1959’da tahliye olmuştur. 2 Şubat 1961’de beraat alan partiyi yeniden faaliyete geçirmemiştir.

12 Mart sürecinden sonra birkaç kez kurulan Vatan Partisi, sürekli olmamıştır.

Şenol ÇARIK - 11 Şubat 2015 - Odatv

Son Yazılar

Cloudy

22°C

Istanbul