terorle suriyeyi yok ederiz sandilar faysal mikdat

‘Batı teröriste desteği çekerse savaş durur!’

Suriye Dışişleri Bakan Yardımcısı Faysal MİKDAT, Aydınlık’a Konuştu.

Ülkesinde akan kandan; teröristlere destek sağlayan emperyalist ülkelerle birlikte Türk hükümetini sorumlu tutan Mikdat, AKP’nin keyfi kararlarına ve ÖSO’lu teröristleri eğitmesine de tepki gösterdi.

AYDINLIK gazetesi olarak Suriye Dışişleri Bakan Yardımcısı Faysal Mikdat ile Suriye tezkeresi, uçuşa yasak bölge ve tampon bölge, ÖSO’nun Türkiye ve Suudi Arabistan tarafından eğitilip donatılması, önümüzdeki ay Moskova’da yapılacak toplantıyla ilgili konuları içeren bir görüşme gerçekleştirdik.

faysal mikdat mehmet yasar yildiz

Görüşme esnasında Türkiye ve Suriye arasında bunca olan bitenden sonra sayın Faysal Mikdat’ın geleceğe dair oldukça olumlu olduğunu fark ettik. Bu olumlu ve olgun tavırlardan sonra biz de bu tarihsel kardeşlik ve dostluğun kolay kolay bozulamayacağını bir kez daha anlamış olduk. Türk halkına güvendiklerini ve kardeş halk olarak gördüklerini her seferinde altını çizerek dile getiren Bakan Yardımcısı Faysal Mikdat, Suriye krizi sürecinde en öne çıkan ve dünya kamuoyunda en çok sözü geçen Suriye devlet yetkililerinden biri. Mikdat aynı zamanda Dışişleri Bakanlığı’nın sözcülüğü görevini de yapıyor. Röportajımızın ilk bölümünü ilginize sunuyoruz.

faysal mikdat3

Mehmet Yaşar YILDIZ >>> ABD’nin Türkiye’den Suriye’deki teröristlerin eğitilip silahlandırılmasına yönelik birtakım talepleri var. Bu taleplere ilişkin fikirleriniz nelerdir?

Faysal MİKDAT >>> AKP Hükümeti şimdiye kadar iki dayanak üzerine yaslanıyor ve böyle ayakta duruyor. Birincisi, karşı tarafı inandırana kadar devamlı yalan söylemek... İkincisi de teröristleri besleyip, eğitip Suriye’ye göndermek ve burada katliamlar yaptırmak. Bu teröristleri eğitmek ve başka bir ülkenin yönetimini değiştirmek için göndermek, büyük bir suçtur.

Bu nedenle AKP’nin siyaseti ve Suriye’deki tüm olumsuzluklar Türkiye’ye zarar verecektir. Buna benzer kararlar, ABD’nin baskısıyla Suudi Arabistan’da alındı ve onlar da binlerce katili eğitip donatıp bölgeye gönderecekler. Türkiye’nin bazı kararları keyfi aldığını biliyoruz. Meclis de, çoğunluğu elinde tutmasından dolayı, AKP Hükümeti’nin kararlarına otomatik olarak onay vermektedir. Bu kararlar Türkiye ve Suriye halkına zarar vermektedir. Buna ek olarak, ABD’nin eğit-donat hususu ile Suudi Arabistan ile benzer bir antlaşmayı yaptığını biliyoruz.

Buna binaen, binlerce katilin eğitilerek Suriye’ye gönderilmesi planlanmaktadır. Bu hasıl olduğu takdirde, Türkiye ve Suudi Arabistan’ın eğit-donat programı sonrasında Suriye’ye göndereceği katiller, terörü bütün bölge devletlerine ve hatta Türkiye’ye taşıyacaklar. IŞİD, El-kaide ve benzeri terör örgütlerin yaşattığı elim tecrübe ve sistematik cinayet uygulamaları terör için örnektir. Bunların terörü Türkiye’ye de taşındı. Kardeş Türk halkının bu tür kararlara karşı durmasını talep ediyoruz. Biz Suriye olarak buna karşı susmadık. BM, Güvenlik Konseyi ve dünya kamuoyuna, cinayet mesabesinde olan bu kararlara karşı tavır almaları için birçok mektup gönderdik.

Mehmet Yaşar YILDIZ >>> Suriye’deki kriz esnasında Suriye toprakları içerisinde uçuşa yasak bölge ve tampon bölge gibi birtakım girişimler konuşuldu. Sizce bu girişimler neyi ifade etmektedir?

Faysal MİKDAT >>> Bu adım, Suriye’nin paramparça edilmesine ve emperyalizmin sömürge hegemonyasını Suriye üzerinde yeniden dayatmasına hizmet eder. Türk hükümeti ve bu tür kararların arkasında duran diğer devletlere şunu temin ederiz ki, Suriye hiçbir zaman böyle bir kararı kabul etmeyecek ve bu karara karşı bütün imkânlarıyla mücadelesine devam edecektir. Uluslararası hukuka aykırı ve kabul edilemez olan bu tür kararların Suriye’de daha çok kanın akmasını doğuracak neticelerin sorumluluğu bu kararın arkasında duran Türk hükümetine ait olacaktır. Bu kararla Türk hükümetinin gerçek niyeti yeniden ortaya çıkmıştır. Bu adımlar Suriye’nin parçalanması ve tekrar sömürge çağına dönülmesini hedeflemektedir. Bu adımlar sadece emperyalizm ve İsrail’e hizmettir.

Mehmet Yaşar YILDIZ >>> Suriye’deki mevcut duruma çözüm için Cenevre 2 görüşmeleri gerçekleştirildi. Aradan geçen süreç içerisinde Suriye Hükümeti olarak bir kazanım elde ettiniz mi?

Faysal MİKDAT >>> Suriye Arap Cumhuriyeti olarak siyasi çözümü destekleyen ve teşvik eden bütün çabaları destekledik. Muhalefet de olsa hiçbir Suriye vatandaşımızın kanı aksın istemeyiz. Bu yüzden akan kanı durduracak her çabayı kabul ettik. Arap Ligi’nin inisiyatif almasını kabul ettik. Arap Ligi’ni temsilen Suriye’de çalışmalar yapan bu özel temsilcilik Suriye’de muhalefet olarak pazarlanan kesimlerin terör faaliyetleri içinde olduklarını ve Suriye hükümetine karşı savaşan grupların teröristlerden ibaret olduklarını tespit etmişti.

Ancak, Suudi Arabistan Arap Ligi’nin inisiyatifini sekteye uğratmış ve Arap Ligi’nin Suriye’ye gönderdiği heyetin geri çekilmesi için Arap Ligi’ne büyük bir baskı uygulamıştır. Maalesef Suudi Arabistan, tehdit ve baskılarıyla Arap Ligi’nin bu özel temsilci heyetinin çalışmalarına son vermesini sağlamıştır. Sonrasında Kofi Annan’ın bütün çabalarına destek verdik.

General Mood başkanlığındaki BM özel heyetine de her türlü desteği verdik. Buna rağmen BM bu heyetleri geri çekmiştir. Çünkü bu heyetler Suriye’nin haklı olduğunu yerinde tespit etmişlerdi. Suriye halkını temsil etmek için oraya gittik.

Ancak Erdoğan hükümeti tarafından desteklenen İstanbul merkezli Ulusal Konsey adlı muhalefet temsilcileri, Türkiye’de oturmalarına rağmen, “Suriye halkı adına Cenevre’de olduklarını ve Türkiye’nin Suriye’nin iç işlerine karışmadığı” yönünde gülünç açıklamalar yaptılar. Bu konsey Özgür Suriye Ordusu’nu destekliyor. Bunların desteklediği katiller Suriye’ye gelip katliamlar yapıyor. Biz Cenevre’ye Suriye halkını temsilen gittik. Ancak Ulusal Konsey adına gelen heyet Suriye’de terörü besleyen devletler adına oradaydılar. Bu sebeple biz önümüzde oturan bu heyetle değil aslında bunların arkasında duran 35 devletle müzakere ediyorduk. Müzakereler sürerken bu devletlerin temsilcileri her fırsatta bu heyete ne söyleyeceğini ve ne söylememesi gerektiğini telkin ediyordu. Bildiğiniz üzere ben şahsen oradaydım ve anlattıklarımın şahidiyim. Cenevre görüşmeleri başarısız oldu çünkü bu heyet barışı, güvenliği tesis etmek, ulusal diyalogu inşa etmek, kanı durdurmak ve terörü bitirmek amacıyla oraya gelmiş değildi.

Mehmet Yaşar YILDIZ >>> Arkasındaki güçler mi barış istemiyor?

Faysal MİKDAT >>> Bildiğiniz üzere, ÖSO ilk boyun kesen, kalp ve ciğer yiyen eylemleri yapandır. IŞİD, bu terörist ÖSO’nun işkence ve katliamlarından öğrenmiştir. Bu terörist örgüt, Türkiye istihbaratı ve ABD, Fransa, İngiltere’nin arkasında olduğu siyonist yapılanmalar tarafından desteklenmektedir. Bir tek şey istiyorlardı; Suriye’deki iktidarı değiştirmek... Suriye’deki iktidar değişimi ancak Suriye halkı tarafından yapılır. Bu değişim Türkiye’nin, ABD’nin veya başka hükümetlerin arzusu için yapılmaz.

Mehmet Yaşar YILDIZ >>> Peki Moskova’da muhaliflerle yapılacak görüşmeler?

Faysal MİKDAT >>> En nihayet Rus dostlarımız “istişare ve ön hazırlık” konferansı için bir çaba ortaya koydular. Birçok muhalif şahsiyeti, bağımsız siyasi temsilcileri ve Suriye hükümetini bu konferansa davet ettiler. İlan ettiğimiz gibi, Moskova Konferansı’na katılacağız. Bu konferansta farklı kesimlerle ittifak arayacak, onların da bizimle ittifak sağlamalarını talep edeceğiz. Bu ittifakın temel unsurunu, Suriye’deki terör eylemlerinin sonlandırılması, Suriye’nin farklı bölgelerinde düşmanlıkların bitirilmesi ve mahalli kucaklaşmanın hâsıl olması, dökülen kanın son bulması ve Suriye’nin ıslah (reformize) edilmesi oluşturmalıdır. Daha önce ifade ettiğim gibi, Moskova toplantısı “ön-hazırlık ve istişare” konferansıdır. Bu konferans esnasında Suriye’nin temel meseleleri görüşülmeyecek. Burada Suriye için ortak bir irade ve ittifak oluşturulmaya çalışılacak. Suriye’nin temel meseleleri ve çözümleri daha sonra farklı kesimlerden ve hükümeti temsilen sadece Suriyelilerin bir araya geleceği Suriye Konferansı’nda müzakere edilecek. Bu konferans Şam’da olmalıdır.

Biz, konferansa katılacak Suriye muhalefeti temsilcilerinin Suriye’ye gelişleri, Suriye’de kalacakları zaman dilimi ve tekrar Suriye’den özgürce çıkabilmelerinin teminatını veriyoruz. Suriye siyaseti budur. Bizler gece ve gündüz, Suriye’de akan kanın bir an önce durması ve barışçıl çözüm sağlanması için çalışıyoruz.

Zaten Suriye’deki terörü besleyen dış kaynaklar elini çekse, AKP Hükümeti, Suudi Arabistan, Batılı emperyalist devletler ve diğer kesimler teröre destek vermese bu savaş dururdu. Bu destek son bulduğunda Suriye’de akan kanın birkaç gün veya en çok birkaç hafta içinde son bulacağına garanti verebilirim.

Yarın: ABD-ÖSO ilişkisi ve Ayn El Arap neyi ifade ediyor?

Söyleşi : Mehmet Yaşar YILDIZ - 20 Ocak 2015 - Aydınlık

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Son Yazılar

Mostly cloudy

25°C

Istanbul