mehmet yuva3

Şam’da kayısı arayanlar!

Temel, Dursun’un kızına âşık olmuş.

“Allah’ın emri Beygamberin gavli” ile kızı Dursun’dan istemiş. Dursun: “Ula pen seni tanimayrum etmiyrum. Anlat bagayım. Nasıl geciniysun? Huyunu suyunu söle bagayım.” Temel: “Falla Tursun emice, ayda 10 bin lira gazanayrum. İçkim, sigaram, kumarum yoktur. Namazında niyazında pirusuyum. Karimu asla altatmam” deyince, Dursun: “Ula senin hiç hatan, kötü huyun yok midur” diye sormuş. Temel: “Fartur tabi Tursun emice, hiç hatasuz kul olur mu? Çok yalanciyumdur.” Boyalı, sermaye şakşakçısı medyamızın küçücük bir kusurcuğu var. Çok yalancıdır. Özellikle, Suriye’ye dayatılan kirli savaşta sefaletin dibine vurdu.

‘GİZLİ’ ŞAM ZİYARETİ...

Bir deli kuyuya bir taş atmış kırk akıllı çıkaramamış. Atılan taş baş yaran cinstense çok akıllı kimse taşla yakinen ilgilenmek ister. Ancak ortada ne bir delinin ne de bir akıllının attığı bir taş dahi yoksa ve fıttırık medyamız varmış ve olmuş gibi davranıyorsa ortada hazin bir durum var demektir. Ancak boyalı moda TV’lerimizin ve dramatik medyamızın hiçbir tavrını artık garipsemiyoruz. İngiltere’de maruf Filistinli gazeteci Abdülbari Atvan tarafından yayımlanan Rai El- Yom (Günün Fikri) gazetesinin haberine isnat edilen bir haber tedavülde. Bu haberlere binaen, birkaç gün önce beş kişilik bir Amerikalı heyet Şam’a “gizli” bir ziyaret yapmış. Ürdün üzerinden Şam’a geçen “güvenlik” heyetinin, Suriye yetkilileri ile bir dizi görüşmelerde bulunmuş. Bu olayın aslını astarını biraz sonra masaya yatıracağız. Ama önce bu haberin üzerine atlayan bazı akiller (yiyiciler) Şam’ın ABD ile askeri ve istihbarat alanında “işbirliği” yaptığı ve ABD’nin aslında el altından Esad’a destek verdiği iddiaları üzerinde duralım. Bu malum çevreler, Suriye krizinin ilk gününden itibaren, İsrail’in Esad’ın gitmesini istemediğini ve aslında onu gizlice desteklediği, fikrini de her fırsatta işleyip neşrettiler.

TERÖRİSTLERE SİLAHLAR EĞLENCE İÇİN!

Bu düz mantığa binaen, ABD ve İsrail aslında Suriye’de bir rejim değişikliği istemiyor. Bu kuvvetler Suriye muhalefetine “şölen” olsun diye sahip çıkıyor, silah veriyor ve tanzim ediyor. İsrail, yüzlerce Suriyeli yerli ve ecnebi cani ve haramiye sahra hastanelerinde her türlü tedavi hizmetini “dostlar alışverişte görsün” diye sunuyor. İsrail’in işgal ettiği Golan bölgesinden Suriye’ye sızan yüzlerce teröriste askeri teçhizat, istihbarat ve lojistik desteği, herhalde Esad’ı çok sevdiği ve daha çok bilensin ve bağışıklık kazansın diye gönderiyor. İsrail savaş uçakları Suriye’nin askeri hedeflerine “eğlence” olsun diye saldırıyor. Aslında şahit olduğumuz bu kirli savaş, gecekondu mahallelerin yıkılması ve kentsel dönüşümün sağlanması için yaşanıyor. Halep sanayi bölgesinin yağmalanmasını da zaten Erdoğan-Esad ikilisi gizlice planlamış. Hatta, Suriye’ye karşı organize edilen Arap Baharı kasırgasının haberini Esad’a Erdoğan söylemiş. Erdoğan, kardeşi Esad’ı kurtarmak için oturmuşlar gizli bir plan yapmışlar. Bu plana binaen Erdoğan Suriye muhalefetinin ağabeyi ve hamisi olacak ve böylece muhalefetin bütün davranışlarını düzenli olarak kardeşi Esad’a bildirecek. Zaten Esad bugüne kadar dayandıysa kardeşi Erdoğan’ın bu gizli planı harfiyen yerine getirdiği içindir. Aslında Amerikalılar, İsrailliler ve şürekâları Suudililer Erdoğan’ın Esad ile yaşadığı bu gizli ilişkiyi keşfettikleri için çok kızgınlar.

ESAD’IN ZAFERİ...

Şaka bir yana, ABD’li heyet, Ürdün istihbarat yetkilileri ile Şam Rakka’da IŞİD tarafından düşürülen F-16 Ürdünlü pilotun gizli bir askeri operasyonla kurtarılması için görüşmek istediler. Bu toplantılar nihayetinde, ABD komandoları Rakka’ya bir kurtarma operasyonu düzenledi. Operasyon ile ilgili farklı yorumlar var. Ancak pilotun ve diğer Amerikalı rehinelerin kurtarılmadığı aşikâr. ABD’nin Esad ile “derin” ilişkilere girdiği sır değil. Mısır ve Tunus’un ardından Kuveyt ve Arap Birleşik Emirlikleri’nin Suriye Büyükelçilikleri’ni açması hiç şüphesiz ABD’nin boyun eğdiği bir olgu. Ancak bütün bu ilişkilerin sırrı ABD’nin ve CIA’nın mutlak gücünde değil, direnen Suriye’nin gücünde aranması gerektiğini birileri bizim moda TV’cilerimize ve akillerimize anlatsın. Özellikle, Erdoğan’ın talebi üzerine, Rusya ve hatta İran’ın Esad’ı gözden çıkardığını yazabilen yalaka körlüğü yaşayan yandaş “gazetecilere” fısıldasın.

Mehmet YUVA - 04 Ocak 2015 - Aydınlık

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Son Yazılar

Scattered thunderstorms

27°C

Istanbul