er ryan sendromu

Er Ryan sendromu!

Ülkemizde ve bölgemizde hayat bazen, Hollywood tadında bir film şeridi gibi önümüzden geçiyor.

Yüzüklerin Efendisi’nin kim olduğu konusunda pek şüphe yok. Matrix’te, Morpheus’tan “mavi hap”ı almadıysanız eğer bazı gerçekleri kavramanız zor olmaz. Eğer kulaklarınızı tıkamadıysanız “Er Ryan olayım, kurtar beni” haykırışlarını duyuyorsunuzdur.

Er Ryan’ı Kurtarmak, Steven Spielberg’in II. Dünya Savaşı konulu bir savaş filmi. Film, Amerikalı askerlerin diğer 3 kardeşi savaş sırasında farklı cephelerde ölen, bunun sonucunda eve dönüş vizesi alan James Francis Ryan isimli askeri bulmaya çalışırken başlarından geçenleri konu alıyor. “Kahraman Amerikalılar” hikayelerini Hollywood filmlerinde hep görüyoruz. Konumuz, bu hikâyelerin büyüsüne kapılanlar, “ABD’nin eri olursak bizi her şart altında kurtarır” diyenler. Bu duruma “Er Ryan Sendromu” adını veriyoruz.

Milletlerin ve halkların kurtuluşunun ana formülü; bağımsızlık olmuştur. Hangi bağımlılıktan kurtulmaktır bu? En başta, dışarıda emperyalist sisteme bağımlılıktan ve içeride ortaçağın kurum, kişi ve ilişkileri ağından kurtulmak bağımsızlığın en basit izahatıdır. Bütün kavramların tersyüz edildiği bir düzlemde, kurtuluş reçetesini yırtmak ve kocakarı ilaçlarına bel bağlamak şaşırtıcı olmuyor. Kurtuluşu, emperyalist sisteme sıkıca bağlanmak ve bunu da ortaçağın kişi, kurum ve ilişkilerine dayanmakla mümkün olacağını sananlar, sağlıklı bir sonuç alamayacaktır.

GAVURUN EKMEĞİ VE KILICI...

Suriye’nin Ayn El Arap kentinde gerici ve bölücü terör örgütlerinin (IŞİD ve PYD) kapışması sürecinde yaşananlar öğreticidir. ABD’nin desteğini almanın, zafer için garanti anlamına geldiğini savunan PKK’nın Suriye kolu PYD, beklemediği ölçüde büyük bir yenilgi aldı. ABD’nin olanca desteği, kurtarıcı olamadı. Uluslararası Koalisyon kurulacak, ABD uçaklarıyla atılan bombalarla, PYD’ye lojistik destek ve silah yardımıyla, “Kobane Kurtuluşu” gelecekti.

Gelen yalnızca emperyalizm işbirlikçiliğinin getirdiği yıkım oldu. 20. yy başından beri aynı hataya düşen bütün halklar ve milletler bu yıkımı yaşadı. Atalarımızın söylediği gibi, “Gavurun ekmeğini yiyen, gavurun kılıcını sallar!” Gavurun kılıcının da hiçbir zaman, hiçbir millete, hiçbir halka özgürlük getirmeyeceği kesindir.

THE AVENGERS*- THE ÇUVAL...

Amerika, 20. ve 21. yy boyunca giriştiği bütün savaşlarda yenildi. Vietnam’da, Küba’da, Kamboçya’da, Suriye’de vb. giriştiği bütün savaşlar, işgaller hüsranla sonuçlandı. ABD emperyalizminin hâkimiyet alanı giderek daralıyor. Bu durumu, abartılı bir propaganda bombardımanıyla gizlemeye çalışıyorlar. Medya gücü, sinema filmleri eliyle yaratılmaya çalışılan “büyük ve lider ABD” algısı, artık komik bir karikatür haline gelmeye başladı.

Son yıllarda, ABD’nin süper kahraman filmlerinin nasıl arttığına tanık oluyoruz. Tek tek de yetmiyor. Artık, Kaptan Amerika’dan, Demir Adam’a bütün “kahramanlarını” bir araya getiriyorlar. Adları da “The Avengers” yani “Yenilmezler”. İşte o “Yenilmezlere” bir çuval yetti. O dokunulmaz ve yenilmez Amerika algısı tuz buz oldu. ABD’nin çuval eylemi sebebiyle duyduğu rahatsızlık bundandır. “The Çuval”, “The Avengers” tan daha çok gişe yaptı diyebiliriz.

ABD, YENİLGİNİN GARANTİSİDİR...

Er Ryan, filmde ayrıcalığı reddetmişti. Orada kalan arkadaşlarıyla savaşa devam etti. “Kahraman Amerikan askeri” sonuçta(!) Ancak, film bir kahramanlık hikâyesi olmanın ötesinde, şu mesajı veriyordu: ABD cehennemin ortasında bile (II. Dünya Savaşı’nda Alman toprakları) kurtarmak istediği bir eri cehennemden çıkarabilir. Bu mesajın sesine kulak verenler de Er Ryan olma peşine düştü.

Bizim mesajımız ise farklı olacak: ABD’den kurtuluş bekleyenler, yenilmek ve mahvolmak dışında bir sonuç elde edemeyecektir. Gavurun ekmeğine ve kılıcına bel bağlamayın! Emperyalizme karşı mücadele eden halklar ve milletler, yüzyılımıza damga vuracak. Karşısındaki bütün kuvvetleri de başta ABD emperyalistleri ve işbirlikçileri olmak üzere ezip geçecektir. Sonra demedi demeyin.

*Yenilmezler, 04 Mayıs 2012’de vizyona giren bir Hollywood filmi

Çağdaş CENGİZ -18 Aralık 2014 - Aydınlık

Son Yazılar

Cloudy

22°C

Istanbul