ukrayna rusca haritasi2

Kırım’la kırılan küresel egemenlik!

Aydınlık gazetesi ABD’nin küresel egemenliğinin zayıfladığını yıllardır yazdı.

Transatlantik düşünce kuruluşları Batı hegemonyasının küresel bağlamda “gerilediği” konusunda yeni yeni uyarıyor. “Gerileme nasıl aşılacak?” sorusuna, Atlantik’in iki ayrı tarafından gelen cevapların farklı olması da yeni. Önce tartışmayı verelim: ABD’de bulunan düşünce kuruluşu Alman Marshall Fonu son değerlendirmesinde, Rusya’nın Kırım hamlesi ve Çin’in Doğu Asya’da Adalar krizinde pozisyonunu koruyabilmesini Amerika’nın küresel bağlamda “liderliğinin zayıflamış” olmasına bağlıyor. Kısa adı GMF olan kuruluş, büyük yankı getiren son raporunda, kıdemli üyesi ve aynı zamanda ABD Ulusal İstihbarat Konseyi “National Intelligence Council” için uzun vadeli tahmin raporları hazırlayan Daniel Twining’in analizlerine yer vermiş. Twining çalışmasında, mevcut “küresel düzensizlik” içinde, ABD’nin “zayıflayan kürsel liderliğini” saptadıktan sonra bir dizi öneride bulunuyor. Öneriler “öğüt mü”, yoksa “aba altından sopa mı” diye sordurtan cinsten. Twining’e göre; “Batı asla kendi içinde bölünmemeli.” Batı karşıtlarının “nifak tohumları ekerek Batı’yı bölmelerine izin vermek, karşı tarafın ‘sratejik üstünlük’ kazanmasını sağlamak demektir.” Ve devam ediyor: “Müttefiklerin, bölünmüşlük veya kararsızlığı, merkantilist tavırları Batı’nın caydırıcılığını etkileyen büyük hatalardır.” En geç bu cümleden sonra, uyarıların adresinin Berlin olduğunu düşünmeye başlıyorsunuz. Devam ediyor: “Batı’yı bölmek için hataların en vahimi, bölgesel rakiplerle müttefiklere bedel ödetilen işbirliğine girmek.” Sonunda Twining baklayı ağzından çıkarıyor:”Almanya’nın Rusya ile ekonomik işbirliği, Doğu Avrupa ülkelerini İttifak’la zor duruma düşürüyor.” “Ukrayna, Gürcistan, Moldova gibi ülkelerde reformlara (!) yatırım yapılmalı ve İttifak’a bağlanmalı.” Almanya Avrupa Birliği’nin en güçlü ülkesi. Moskova- Berlin-Washington hattında olup bitenlerin merkezinde. Atlantikçi uzmanlar her ne kadar ABD liderliğini korumak adına, NATO üyelerinden “yeni bir dayanışma” için ısrarlı olunmasını öneriyorsa da, Batı’nın ciddi bağlamda kendi içinde çok boyutlu ayrışmalar yaşadığı artık gizlenemiyor. Amerika’nın hegomonyasının kırılması ve “karşı bloğun” boşluğu çabuk doldurması korkusu su yüzüne vuruyor.

KARŞI-GÜÇ ALMANYA VE KARŞI GÖRÜŞ...

ABD’nin küresel liderliği konusunda, Almanya’dan farklı sesler yükseliyor. Halle-Wittenberg Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden Prof. Johannes Varwick, “Avrupa’nın Güvenliği ve Teknoloji” adlı askeri derginin son sayısında, Almanya’nın ABD’ye “karşı güç” oluşturma çabasını öne çıkarıyor. Almanya’nın 2003’de Irak, 2011’de Libya ve en son 2014’de NSA krizinde ABD’ye muhalif olduğunu hatırlatıyor. ABD’nin dinleme skandallarında, Almanya’da oluşan partilerüstü Amerikan karşıtlığına dikkat çekiyor. NATO’nun dış ve güvenlik politikasında “artan faaliyetlerinin” sadece Berlin’i değil, tüm AB ülkelerini de, Washington yönetimi ile “sürtüşmelere” ve NATO ile ilişkinin “gerilmesine” neden olduğunun altını çiziyor. Varwick “Orta vadede güvenlik politikaları ve tehdit algısı ayrı düşerlerse, ABD ve AB uzun vadede stratejik rakip olmak zorunda” diyor ve şöyle bağlıyor: “Bu orta ve uzun vadede transatlantik ilişkilerin durması ve kopması anlamına gelir; NATO bu durumda erozyona uğrar veya çatışmalar içinde dağılır. Amerikan hakimiyeti dünyada yerini çatışmalı rekabet içerisinde olan çok kutuplu siyasi bölgesel güçlere bırakır.”

KIRIM BATI’NIN EZBERLERİNİ BOZDU!

ABD ve AB’nin Rusya’yı dahil etmeden Doğu’ya genişleme politikalarına, karşı hamle Putin’den gelmiş, Kırım Moskova’ya bağlanmıştı. Akabindeki yaptırımlar başladığında, Rusya Devlet Başkanı’nın cevabı “Yaptırımlar asıl sizin sonunuz olacak” demişti. Bu zamana kadar sınırları çizmeye alışık olan Batı’nın, Moskova’nın, Kırım’ı kendisine bağlayarak, sınırları yeniden çizmesi karşısında, Batı’nın her bağlamda ezberleri bozulmuş durumda.

Batı hegemonyası Kırım’da kırılmış bulunuyor. Üstüne üstlük, Rus hükümetinin, gelecek yıl Akdeniz’de Çin ile birlikte ortak askeri manevra yapacağını bildirmiş olması... Batı’yı ciddi endişelendiriyor.

Güney Akım projesinin bizzat Moskova tarafından bitirilmesi, Türkiye, Hindistan ve Brezilya’nın arka arkaya “yaptırımlarda Moskova’ya karşı Batı’nın yanında olmayacaklarını” açıklaması, Batı’nın irtifa kaybettiğini göstermeye yetiyor.

Gönül KENTER - 13 Aralık 2014 - Aydınlık

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Son Yazılar

Mostly cloudy

25°C

Istanbul