milli merkez logo2 225

Milli Merkez’den zorunlu açıklama!

Milli Merkez’in gerek yönetimini oluşturan, gerekse özveriyle katkı veren, milletimizin

umudu ve yüz akı olmuş, milli- yurtsever ve demokrat öncü ve aydınlarımız, ülkenin ve milletin birliğini, Cumhuriyetin değerlerini, ulus devlet ve üniter yapımızı, güzel dilimiz Türkçemizi, Atatürk’ün karma ekonomik anlayışını, sağ-sol demeden, mezhep-köken ayırmadan, geniş bir paydada bir araya gelerek savunacak bir yeni demokratik milli iktidar alternatifinin oluşturulması yolunda, geniş bir mutabakat ve bütünleşme anlayışı içindedirler.

Bu bağlamda birçok seçenek değerlendirilmekte, coşku ile birlik ve bütünleşmenin sağlanacağı bir büyük adım atılmaya çalışılmaktadır.

Milli Merkez bu çalışmalarda da, sorumlu, özenli ve özverili bir biçimde yer almakta, koordinasyon, güç birliği ve bir araya gelme çabalarına destek olmaktadır.

Milli Merkez eski Yönetim Kurulu üyesi Sn. Türker Ertürk dün yayınlanan yazısında Milli Merkeze yönelik bazı beyanlarda bulunduğu için, bu konuda bazı açıklamalar yapmanın yararlı olacağı düşünülmüştür.

Sn. Türker Ertürk, Milli Merkez’deki mücadele arkadaşlarına asgari vefa ve siyasi nezaket gereği haber ve bilgi vermeden, yeni kurulan bir partiye kurucu üye olmayı tercih etmiştir. Bu elbette kendi bileceği bir iştir.

Ama bu tercihini Milli Merkez ve onun niyet ve gayretlerini yanlış yansıtmak suretiyle haklı ve mazur göstermeye çalışması uygun bir yöntem değildir.

Milli Merkez Yönetim Kurulunda olan ve önde gelen isimlerden hiçbirisi böyle bir davranışa tevessül etmemiş, sabırla-vefayla-kararlılıkla ve iyi niyetle bir arada özverili yaklaşımlarını sürdürmüşlerdir.

Milli Merkez yola siyasi parti kurma amacıyla değil, bölünme Anayasasına karşı ve ülkenin milli bütünlüğüne ve Cumhuriyetin kurucu değerlerine sahip çıkma adına çıkmıştır.

Bugün ise yaşanan vahim koşulların gereği ve muhalefet partilerinin de yetersizliği karşısında, milletten ve tabanından gelen istek ve taleple bir milli siyasi ve demokratik seçeneği oluşturmaya çalışmaktadır. Yani durumdan vazife çıkarmıştır.

Sn. T. Ertürk, aynı köşe yazısında, “Milli Merkezin en çok dolaşan ve en çok konuşan bir üyesi olduğunu” yazmıştır.

Ancak bu beyanı da düzeltmeye ve açıklamaya muhtaçtır. Milli Anayasa Forumları ve Milli Merkez toplantılarının koordinasyonu ve organizasyonunun yanı sıra kayıt ve belgelerinin takibi ile görevli Milli Merkez Genel Sekreteri Sn. Haluk Dural tarafından gönderilen raporlara göre yurtiçi ve dışında 2011-2014 yılları arasında il ve ilçe merkezlerinde 230 toplantı düzenlenmiştir.

Bu toplantılara kamuoyunun yakından tanıdığı, önde gelen, saygın birer konuşmacı olarak, tam 191 öncü-yurtsever-millici ve demokrat isim özveriyle katılmışlardır.

Bu bağlamda 1 toplantıya katılan da, 50 toplantıya katılan da bizim nezdimizde büyük saygıyı ve teşekkürü fazlasıyla hakketmiştir.

Genel olarak, toplantılara davet edilen 4’er konuşmacıdan birisinin Cumhuriyetçi Merkez yani CHP-DSP geleneğinden gelen yurtsever-öncü milli aydınlardan biri olmasına, ikincisinin demokratik merkez yani AP-DYP-DP geleneğinden gelen millici-demokrat ve Atatürkçü isimlerden biri olmasına, bir diğerinin Emek cephesinin öncüsü ve temsilcisi İP ve bileşenlerinden bir isim olmasına özel önem ve dikkat gösterilmiştir. Bunların yanı sıra bağımsız ve siyaset üstü ve dışı çeşitli sivil toplum ve meslek kuruluşlarının öncü ve yönetici isimlerinden, akademisyen ve gazetecilerle, eski diplomatlardan ve askerlerden seçilen bir milli aydın ile bu konuşmacı yelpazesinin teşekkül edilmesine özen gösterilmiştir.

Milli Anayasa Forumları ve Milli Merkez toplantılarına katılanlar arasında ilk 10 isim ve katıldıkları toplantı sayıları da aşağıda verilmiştir;

milli merkez katilimcilari toplanti sayisi

Milli Merkez kimseyi dışlamadan, incitmeden, kapsayıcı, kucaklayıcı ve sabırlı bir biçimde birleşme, bütünleşme, güç birliği ve işbirliği arayışlarını sürdürmeye devam edecektir.

Zaman daralmakla birlikte, AKP’nin de, ANAP’ın da zamanında seçimlere 4 ay kala kurulduklarını göz ardı etmemek, sabırsız ve sekter davranmamak gerekiyor.

Hedef, “Millicilerin Milli Takımını” milletin huzuruna çıkarabilmektir.

Hedef, demokratik milli bir iktidar alternatifini ortaya koyabilmektir.

Hedef, geçmişte değil, gelecekte birleşmek, ayrılıkları öteleyerek, ortak noktaları öne çıkarmaktır.

Hedef” ben değil biz” diyebilmektir.

Önce vatan diyebilmektir.

Niyet iyi olursa, akıbet de iyi olur!

Ufuk SÖYLEMEZ - 11 Aralık 2014 - Aydınlık

Son Yazılar

Partly cloudy

18°C

Istanbul