merdan yanardag liberal ihanet2 225

“Liberal İhanet”

Gazeteci Merdan Yanardağ’ın Kırmızı Kedi Yayınevi’nden çıkan ve büyük ilgi gören yeni

kitabı ‘Liberal İhanet’ daha ikinci ayının başında 5’inci baskıya ulaştı. Piyasaya çıktığı ilk günden itibaren siyasal ve entelektüel ortamı sarsan ‘Liberal İhanet’ bir hesaplaşma kitabı.AKP iktidarının bu kadar uzun sürmesini, büyük ölçüde aydın sınıfının ihanetine bağlayan Yanardağ, bu çalışması nedeniyle daha şimdiden çok sayıda konferans ve imza gününe davet edilmiş.

Liberal İhanet yazarın 11’inci kitabı. Merdan Yanardağ, yeni tartışmalara yol açan kitabı hakkında sorularımızı yanıtladı.

- “Liberal İhanet”i yazma amacınız neydi?

Amacım, Türkiye’nin ‘demokratik’ gerekçelerle İslamcı faşizan bir rejime teslim edilme sürecinde belirleyici rol oynayan, önemli bölümü sol kökenli liberallerle ideolojik, siyasal, felsefi ve ahlaki planda hesaplaşmaktı. Deyim uygunsa, sağı ve soluyla liberalleri tarih ve toplum önünde işledikleri yüz kızartıcı suç nedeniyle teşhir ve mahkum etmekti.

Çünkü bugün Türkiye’nin başındaki en büyük bela olan mezhepçi faşizan diktatörlüğün şaşırtıcı bir kolaylıkla kurulmasının nedeni, yaşadığımız bu büyük aydın ihanetidir. Akıl dışı bir durumla karşı karşıyayız.

Özellikle soldan gelen liberallerin “demokratik” ve “özgürlükçü” gerekçelerle siyasal İslamcı bir iktidara toplumdan ideolojik bir rıza üretmek için içine girdikleri ahlaksız ilişkiyi ortaya çıkarmak gerekiyordu. Çünkü bugün Türkiye’nin yaşadığı siyasal ve ahlaki krizin temel nedenini büyük ölçüde bu ahlaksız ilişki ve ihanet oluşturuyor. Ortada tam anlamıyla bir rezalet var.

Sayıları az gibi görünen bu aydın kesiminin ihaneti Türkiye’nin gerici dönüşümünün önündeki bütün toplumsal direniş reflekslerinin de kırılmasına yol açtığı için sonuçları büyük ve yıkıcı oldu. Dönemleri büyük ölçüde geçmekle birlikte liberal aydınların bu büyük ihaneti, halen artçı sarsıntılarıyla devam ediyor. Ben kitabımla bu ihanet dönemine son vermeyi hedefledim. Bu toplumun akıl sağlığı için işlerini bitirmek gerekiyordu.

merdan yanardag liberal ihanet

KİM BU "HAİNLER"?

-  Kim bu liberal hainler? Kitabınızda Murat Belge, Hasan Cemal, Ufuk Uras, Baskın Oran, Ömer Laçiner, Ahmet Altan, Mehmet Altan, Ali Bayramoğlu, Yıldıray Oğur, Halil Berktay, Şahin Alpay, Etyen Mahçupyan, Ümit Kıvanç, Adalet Ağaoğlu, Elif Şafak, Orhan Pamuk, Nuray Mertgibi isimler geçiyor. Bu örnekleri ihanetin özneleri olarak tanımlamış,  gerici iktidarın toplumdan onay almasını sağladıklarını ve herkesi ihanete zorladıklarını yazmışsınız. Oysa kendileri bir demokrasi ve özgürlük mücadelesi verdiklerini ileri sürüyorlar. Ne dersiniz?

İşte en büyük sahtekarlık bu gerekçesi ya da iddiasıydı. İhanet ihanettir. Hangi gerekçeye dayanırsa dayansın bunun başka bir açıklaması olamaz. Kitapta sizin saydığınız isimlerden daha fazlası var.

Adı geçen kişiler dahil bu yüz kızartıcı ihanetin öznelerinin nasıl birer ibret verici portre çizdiklerini ortaya koydum. Okuyucuya bunu gösterdim. Kitap tümüyle belgelere, yani adı geçen kişilerin yazdıklarına, söylediklerine ve yaptıklarına dayanıyor. Bütün etkinlikleri kaynaklarıyla ortaya seriliyor. Daha fazlası kitabımda var, değerli Odatv okuyucuları oradan bulabilirler.

-  Birkaç örnek verip biraz açar mısınız?

Kitabımda liberalizmin ve sol liberalizmin kuramsal temellerini irdelediğim gibi, elbette dönemin öne çıkan bazı simge isimlerine de geniş yer verdim. Onların görüşlerini, aldıkları siyasal tutumu ve içine girdikleri eylemi, kendi sözlerinden, yazılarından ve eylemlerinden hareketle, yani belgelere dayanak tartıştım. Dahası mahkum etmeye çalıştım ve sanırım bunu başardım.

Bu isimler arasında AKP’nin “burjuva demokratik devrimi” tamamladığını Marksist referanslara dayanarak iddia eden kişiler de var, sadece iktidar sahiplerinden farklı bir görüş ileri sürdü diye bir hukukçunun evinin basılmasını normal karşılayan solcu profesörlere de.. Türkiye’nin Suriye’ye saldırmasını savunan pek “özgürlükçü” ve “demokrat” gazeteciler de yer aldı kitapta, devlet parasıyla sol bir gazete çıkardığını iddia eden alıklar da..

Özetle çalışmada; AKP ve Cemaatle ideolojik ya da madde (akçalı) düzlemde ahlaksız bir ilişki içine giren, önemli bölümü sol kökenli çok sayıda liberal örnek yer aldı. Gerisini 263 sayfalık kitapta bulacaksınız. Çünkü burada çok uzayabilir.

TÜRKİYE'DE ÖRNEĞİ AZ GÖRÜLEN BİR AYDIN İHANETİ YAŞANDI!

-  Liberallerin , AKP’nin gerici ve faşizan bir rejim kurmasındaki rolü bu kadar belirleyici mi?

Türkiye dünyada örneği az görülen boyutta bir aydın ihaneti yaşadı. Tarihimizin bu en büyük, yaygın ve alçaltıcı aydın ihanetini ile entelektüel ve ahlaki bakımdan bir hesaplaşmayı gerçekleştirmeden Türkiye’nin temiz bir gelecek kurması mümkün değil. Yaşanan kirlenmeden en büyük payı ise Türkiye’nin ilerici güçleri ve sol aldı. Bütün temiz değerler, estetik dünyamız ve edebiyat liberalizmle lekelendi.

Eğer bu aydın ihaneti, yani özgürlükçü gerekçelerle rasyonalize edilen “döneklik” olmasaydı, ufukları imam hatip tedrisatıyla sınırlı, bilgisiz, donanımsız ve görgüsüz bir kadronun bu büyük ülkeye el koyması imkansızdı.

Çoğu soldan gelen, hatta önemli bölümü ateist olan ve seküler bir yaşam sürdüren bu liberal aydınlar televizyonlara çıkıp, “ne şeriat tehlikesi canım, bunlar komplo teorisi, ülke demokratikleşiyor” dediler. AKP-Cemaat koalisyonunun darbecilere, askeri vesayet rejimine karşı mücadele ettiği yalanının sözcülüğünü yaptılar. Liberaller, siyasal İslamcıların bilgi, görgü ve deneyim açıklarını kapattı. İslamcıları dünyaya Türkiye’yi demokratikleştirecek bir güç olarak sundular. Ancak gelinen aşamada liberallerin “endişeli modern” ya da “laikçi teyzeler” dediği kişilerin bütün söyledikleri doğru çıktı.

merdan yanardag liberal ihanet2

SOL, YAKASINI LİBERALLERDEN KURTARAMAZSA TASFİYE OLACAK!

- Sol ile Liberallerin ilişkisini nasıl kurmak gerekiyor? Kitabın en önemli tartışma konularından biri sol ile liberalizm ilişkisi… Bu konuda derin analizler yapılıyor.

Eğer sol yakasını liberallerden kurtaramaz, bir zihin ve alan temizliğini gerçekleştirerek kendi tarihsel ve entelektüel referans zeminlerine dönemezse bütünüyle tasfiye olacaktır. Zaten politik bakımdan çok daralan solun bunu başarması gerekiyor. Ben bu çabaya katkıda bulunmayı da kitabımın amaçları arasında görüyorum.

Bildiğiniz gibi liberallerin önemli isimleri bütün primlerini “eski solcu” olmak üzerinden yaptı. Çünkü eskiden de olsa solculuk/sosyalistlik yapmanın değeri bu ülkede hala çok yüksek. Çünkü solcu olmak ülke sosyolojisine ve dünyaya hakim olmak demek. Tarih, bilim, edebiyat, sanat gibi entelektüel ve yaratıcı bütün alanlara ilgi duymak demek. Görgülü, bilgili ve yetişmiş insan anlamına geliyor solculuk. İşte bu liberaller içlerinden geldikleri ve bir zamanlar kendilerinin de savunduğu fikirlerin günümüzdeki taşıyıcılarını milliyetçi, ulusalcı o da olmadı darbeci diye yaftalamaya çalıştı. Böylece sözüm ona aşağılamaya, gözden düşürmeye çalıştı. Bir ölçüde başarılı oldukları da söylenebilir. Örneğin laikliği savunmak veya yurtsever olmak neredeyse ayıp sayıldı. Etnik ve dinsel kimlikler üzerinden siyaset yapmak ise solculuk büyük bir sahtekarlıkla democrat olmak diye sunuldu vb.

İşte bütün bunların üzerinden ülke adım adım İslamcı faşizan bir rejime teslim edildi. Şimdi de aynı isimler –ki kitabımda adlarını ve neler yaptıklarını tek tek ortaya koydum.

Bugün çıkmışlar yine pişkin pişkin sola akıl ve yön vermeye kalkışıyorlar. Çünkü bunların bir bölümü kullanıldıktan sonra buruşuk bir peçete gibi bir kenara atıldı. Alçaklıklarına gerekçe arıyor ve “Biz samimiydik, AKP değişti” ya da “kandırıldık” diyorlar. Hatta, aralarında AKP’yi “İslamcı Kemalist” diye suçlayanlar da var. Yani yine Kemalizm suçlu, onlar analizlerinde sonuç olarak yanılmamış oluyorlar. Tam bir kepazelik. İşte bu kepazeliğe son vermek için bu kitabı yazdım. Sanırım başarılı da oldu.

Peki kanmayanlar, AKP’nin sinsi dinci hedeflerini görüp bunlara karşı koyanların ne suçu vardı? Onlara neden hakaret ettiniz, iktidarla bir olup utanmazca, ahlaksızca onlara saldırdınız. Bir özür borcunuz yok mu? Bu ne pişkinlik! Ben tarih önünde mahkum olan liberal hainlerin gerekçeli kararını yazdım ve daha önce de söylediğim gibi bir dönemi kapattım.

-Liberalizm tartışmasında Gezi Direnişi’nin anlamı nedir?

Gezi Direnişi ve Haziran Eylemleri son 30 yıldır, özellikle dinci AKP iktidarı döneminde liberallerin savunduğu bütün tezlere karşı da bir isyan, hatta öfke patlamasıdır. Toplum, “Yeter artık size inanmıyoruz” dedi. Gezi Direnişi ve Haziran Eylemleri liberallerin yenilgisidir.

-Bu aydınlar neden ihanet etti?

Aydınlar yeryüzünde kendi sınıflarını,dünya görüşlerini, siyasal saflarını kendileri seçen tek toplumsal kesimdir. Bazen bu ihanetin felsefi nedenleri ve görece “samimi” gerekçeleri olabileceği gibi, çoğu kez de para, korku, iktidardan ve servetten pay alma ihtiras belirleyici oluyor. Bunların tamamı Türkiye’de yaşandı. Çoğunu doğrudan tanıyoruz, birlikte çalıştık, aynı ortamları paylaştık, bizimkine benzer hayatları vardı, hatta bazılarıyla aynı örgütlerde (partilerde, meslek kuruluşlarında, derneklerde vs.) bulunduk.

Evet, aydın ihanet de eder, ama “aydın” olmanın ima ettiği değerler ve tarihsel olarak toplumun aydınlara biçtiği rol akılda tutulursa, ihanet eden aydın artık “aydın” olarak kalamaz. O artık başka bir insane türüdür.

(Merdan Yanardağ, Liberal İhanet, Kırmızı Kedi Yayınevi, 4. Baskı, Kasım 2014, İstanbul, 263 S.)

Merdan YANARDAĞ - 11 Aralık 2014 - Odatv

Son Yazılar

Mostly cloudy

25°C

Istanbul