umit kivanc gericiligin kopeklesmesi ornegi

Gericiliğin köpekleşme merakı!

Tarihimizin en zalim iktidarlarından biriyle karşı karşıyayız.

Çocuklar ve gençler sokak ortasında öldürülmekte, aileleri yuhalatılmakta ve ahalinin de bunu alkışlaması istenmektedir. Alkışlayanlar ve yuhalamayı normal karşılayanlar olduğu biliniyor.

Zalimler için bu kadarı yeterli değildir. Öldüremediklerini gericileştirmek, kendilerine benzetmek istemektedirler. Osmanlıca tartışması ve karma eğitimin kaldırılmaya çalışılması bu yüzdendir. Büyük bir ataktır ve zalimler bu yükün altından kalkmak için yardıma muhtaçtır. Tecrübelerinden, yardıma koşacakların hazırolda beklediğini bilmektedirler.

Ümit Kıvanç’ın “Osmanlıca AKP’den çok daha önemli konu” başlıklı yazısını da bu türden bir yardım faaliyeti başlığı altında incelemek mümkündür. Kıvanç yazısında “Bizim Osmanlıca bilmiyor, özellikle okuyamıyor oluşumuz, akıl almaz bir durumdur, muazzam bir vahamettir, korkunçtur. Bu eksikliği hissetmeyen, boyutlarını kestiremeyen, cahildir veya kötü niyetlidir” demektedir. Bu kadarla kalsa yine iyi. Kıvanç devamla bu durumun insanlık suçu olduğunu ileri sürmekte, cumhuriyetin yaşadığı sorunları, Kürtlerle ve Alevilerle ilgili meseleleri buraya bağlamaktadır.

Ümit Kıvanç’a göre Osmanlıca’ya karşı çıkmak “dangıllık”,  dalga geçmekse “hıyarlık”tır. Ağır mı geldi? Gelmesin. Kıvanç’tır söyler. Merdan Yanardağ yeni kitabı Liberal İhanet’te Kıvanç’ın “hiçbir zaman devrimci olamamanın yarattığı derin kompleksin yol açtığı bir hırçınlık” yüzünden ağzını bozduğundan bahseder. Yanardağ’ın tespiti pek yerindedir. Ciddiye almamak ve söz konusu yazıda geçen hıyarlık ile Türkçe sözlüklerde yer almadığı için klavye başında kızgınlıkla uydurulduğunu tahmin ettiğimiz dangıllık türü lafları bozuk bir ruh halinin sonucu olarak değerlendirmek gerekmektedir. Zamanında solcuların 12 Eylül’den daha acımasız olduğunu söyleyebilmiş, antiemperyalizmi sol içindeki milliyetçilik diye tanımlamış, çalıştığı polis bülteni Taraf gazetesini “sosyalistlerin doğal müttefiki” ilan etmiş birisinden bahsediyoruz sonuçta.

ISLAHAT, İNKILAB VE İNKİLAB...

Osmanlıca tartışmalarının bir diğer eli bayraklısı da Ömer Tuğrul İnançer oldu. Kamuoyu İnançer’in adını ilk olarak hamile kadınların sokakta gezmemeleri vecizesini yumurtladığında duymuştu. Osmanlıca ve Harf İnkılabı hakkında yaptığı açıklamalardan İnançer’in formundan bir şey kaybetmediği anlaşılmaktadır.

İnançer’e göre harf inkılabı tarihin en büyük kütüphane cinayetidir. Bir gecede Türkiye’nin bütün kitapları okunamaz hale gelmiştir. Bu durum İskenderiye ve Bağdat kütüphanelerinin yakılıp yıkılmasından daha fecidir. İnançer “inkılab” ve “inkilab” kelimelerinin benzerliğinden yola çıkarak Osmanlıca’dan vaz geçmenin köpekleşme olduğunu söylemektedir.

Köpekleşme nereden mi çıktı?

Kısaca açıklamaya çalışalım :

“İnkılab” değişim, bir halden başka bir hale dönüş anlamına gelir. Değiştirme anlamına gelen “kalb” kelimesinden türetiliyor. “Sulh” kökünden gelen “ıslahat”ın, yani “iyileştirme”nin yerine kullanılmaya başlanması siyasi hayatımızda yaşanan köklü değişimlerin sonucudur. Kısacası inkılab basit bir kelime olmanın ötesindedir. Aydınımızın Tanzimat ıslahatçılığından kopuşunu simgeliyor.

Gericiler hem değişimden hem de “inkılab”ı siyasi hayatımıza sokan Jöntürklerden nefret ettikleri için bu kelimeyi hiç sevmediler. Bir ses benzerliğinin ardına sığınıp, “kelb”den türeme “inkilab” demeyi tercih ettiler. “Kelb” köpek, “inkilab” köpekleşme manasındadır. Mesele budur. Bir başka deyişle Türk gericiliğinin köpekleşmeye olan merakının nedeni devrim ve Jöntürk düşmanlığıdır. Kıvanç ve İnançer’i birleştiren bu zemindir.

Siyasi tarihimizde köpekleşmenin farklı tanımları da mevcut. Örneğin Namık Kemal Hürriyet Kasidesi’nde “Muini zalimin dünyada erbab-ı denaettir/ Köpektir zevk alan sayyad-ı bi-insafa hizmetten” diyor. Bugün kullandığımız Türkçe’ye “Dünyada zalimin yardımcısı alçaklardır; insafsız avcıya hizmet eden köpektir” diye çevirebiliriz. Buradan yola çıkarak Türk ilericiliğinin özgürlüğüne sahip çıktığını ve zalimlere hizmet etmeyi köpeklik olarak gördüğünü söyleyebiliriz. Arkamızda müthiş bir aydın geleneği var. Gurur duymamız gerekiyor. Gurur duymamız ve yolumuzu, gençleri sokakta insafsızca avlayan zalimlere hizmet edenlerden bir an önce ayırmamız…

Haluk HEPKON - 07 Aralık 2014 - Odatv

Y   o   r   u   m   l   a   r    :

Misafir - orhan - 2014-12-08 17:15:19

yahu sen istesen de osmanlı olamaaann.neden.çünkü osmanlı ayrı bir sülale,soy,ırk,onlar hiçbir şekilde türk halkından birini ne eş aldılar ne de onlara güvenip devlet adamı yaptılar.hepsi yabacı asıllı idi devşirme vardı.onlar ayrı bir familyadır.evet türk ve müslümandır ama asla senle akrabalık bağı olmadııı

Misafir - ahmet atanay - 2014-12-08 16:46:09

Ümit Kıvanç tam da o yetmez ama evetçi gizli gericilerden...

Misafir - cabbar - 2014-12-08 13:47:26

Osmanli bilimi iskaladigi icin yikildi. Avrupali tüfegi icat ettiginde ona karsi kilicla basedemedi ve topraklarinin büyük bir bölümünü kaybetti ve sonunda cöktü. Osmanliyi özlemek ve onu tekrar canlandirmaya calismak bizi suanki Afganistan ve Pakistanla benzer duruma getirir. Biz onlarla kiyaslanmayacak kadar ileri isek bu cumhuriyetin kazanimlari sayesinde olmustur.Böyle giderse Türkiyenin de gidecegi yer orasi.

Misafir - Kutupcu - 2014-12-08 13:02:33

Tarihte 'imparatorluk dili'özel olarak 'anlaşılmazlığı tercih gereği hiç bir yönü ile 'halkıyla' aynı dille bsuluşma gereği duyulmayan,hatta halkına düşman amaçlarına hizmet adına bir 'jargon' olarak kullanılır!Bunlar, arap emperyaline vurgun alçaklıklarını,Osmanlı numarasıylma okullarda 'okutacak' yobazların dili olarak dayatmaları, toplumu iki kere düşman olmaları 'gereğini' yerine getirilmesi içindir! Bizdeki geç burjöuva soysuzluğu 'devrimi için özel olarak kollanmalarının güncellikteki rd7olü,kapitalizmin insanlığı köpekleştirme aşamasına gelmiş bir dünyla ihtiyacının öngörü gücüne dayanır!Kaç bin yıllık soysuzluğu 'ktestiremeyen' bsurjuva soylu ilme kan bağı taşımaları gereği,bilumum pisliklerinh toplamı olarak başımıza sarılmasının başka bir sebebi aranmamalıdır!'Felsefe,mantık, 'eğitimimizin neden hiç bir zaman konusbu yapılmadığını, bütün pislikleri yutma gerekliliğine hizmet olduğunu görememenin köpetleşmesini sessizce yaşayanlar, uyanın şeytanlmara alet edilme zorunluluğu, tercih ettiğiniz karanlığın bilinci değilse!

Misafir - pohur - 2014-12-08 11:44:26

Redhouse Türkçe-İng.lugatte (1968 basım); 1) Kalb : Malum şey. 2) Kelb veya kelp: köpek "Kalb" ve "kelb" kelimeleri eski yazıda, sessiz harf ile yazıldığı için, "klb" olarak yazılıyor.Dolayısıyla Kemalist için "İnkılab" yani "radikal değişim"olan kelime , dinci/yobaz için hakaretamiz "köpekleşme" oluyor. Ancak bizler kimin, Yahudi'nin köpeği , AB'nin ve ABD'nin köpeği olduğunu ve Arabın ise "oğlanı" olduğunu biliyoruz. Ayroca "kelb-i akur"ların başına ne geldiğini de biliyoruz.

Misafir - A.Tamtürk - 2014-12-08 02:54:27

İnançer bana kelb demiş,

İltifatı bu sözde zahirdir.

Malikî mezhebim benim zira,

İtikatımca kelb İnançer'dir.

Misafir - ...2014-12-08 02:26:59

farsça ve arabça kökenli kelimelerin, orijinal mi, yoksa türkçeye uyarlanmış arap harfleriyle mi yazılması konusu, Osmanlının asırlık sorunudur. Fransızca,İngilizce vs.. alfabesine, alfabe diyemezsiniz: belki sonogram diyebilirsiniz. Dünyada, yazıldığı gibi okunan tek dil belkide Türkçedir. Bunu, ister kabul edin ister etmeyin, latin harflerine borçluyuz. Türkçe bilmeyen birisi, latin harflerinin Türkçeye uyarlanış biçimini öğrenir öğrenmez; TEK KELIME TÜRKÇE BİLMEDEN, TÜRKÇE OKUYABILIR. Yanlış bilmiyorsam, Osmanlının dışişlerinde kullandığı dil fransızcaydı. Bari biz de öyle yapalım, "fransız" kaldığımız dışişlerine, farnsızcayı zorunlu kılalım. Ne derseniz "monşer" ler?

Misafir - barak51 - 2014-12-08 02:22:51

Birikimciler her zaman için iktidarın ideolojik yedeğidir,sol falan değildir bunlar liboştur,devrim önündeki döneklerdir

Son Yazılar

Partly cloudy

10°C

Istanbul