mehmet yuva225

‘Biji Serok Obama’ Meymun nerede?

Bölgemizin ortak tarihi ve birikimi talan ediliyor.

Binlerce yıllık ortak zenginliğimiz olan medeniyetimiz yağmalanıyor. İnsanlık katlediliyor. ABD ve mahalli şürekaları demokrasi ve Allah adına coğrafyamıza fitne ve nifak tohumları ekiyor. Asırlardır dünya halklarına işgal, sömürü ve savaşları dayatmış olanların kimlikleri ortadayken, özellikle “sol” ve “devrimci” söylemlerle piyasada dolaşanların “Biji Serok Obama” sloganlarıyla Kürt kardeşlerimizin davalarına zarar vermeye devam etmeleri manidardır. Tezkere sonrasında Türk askerinin Ayn El-Arap bölgesine müdahalesini, “Suriye’nin toprak bütünlüğü ve yabancı bir ülkenin egemenliğine karşı bir saldırı” olarak telakki edenlerin, Kılıçdaroğlu’nun ‘Suriye toprağı olan Ayn El-Arap’a asker gönderelim’ çağrısına karşı aynı gerekçeleri öne sürerek karşı çıkmamaları düşündürücüdür.

PEŞMERGEYE KARŞI ANLAYIŞ!

Türk askerinin olası bir müdahalesini “Suriye’nin işgal edilmesi” olarak pazarlayan zihniyetin, Suriye toprağını, askeri üniformalarında ABD ve ellerinde Barzanistan bayrağı ile işgal eden Peşmerge mecmuasını “Biji Serok Obama” sloganları ile alkışlamaları bir akıl tutulması değilse, ihanet ilişkilerin ulaştığı boyutu göstermesi açısından tarihi bir vakadır. Suriye’nin kendisi ile istişare edilmeyen her hareketi, Suriye’ye karşı bir düşman-i eylem olarak telakki ettiği ve Erdoğan-Davutoğlu tezkeresine karşı gösterdiği haklı tepkinin bu prensiple ilgili olduğunu söyleyen bizlere, her türlü çirkefliği mübah kabul eden habis çevrelerin, işgalci Peşmerge’nin eylemini Suriye’nin anlayışla karşıladığını söyleyecek kadar haysiyet yoksunu olmaları aşikardır. IŞİD, El-Nusra, İslami Cephe ve ÖSO, Suriye’de Muaviye-Yezid terbiyesinin en ahlaksız söylem ve eylemlerini dört senedir uygularken, Suriye ordusu ile dayanışma içinde olmayanların, bütün imkanlarını ÖSO, Peşmerge ve ABD’nin ittifak kurduğu “Kürt” silahlı yapılanmaları için seferber edenler, samimiyet imtihanında sınıfta kalmışlardır. Ayn El-Arap Suriye toprağıdır. Burada yaşayanlar Arap, Kürt, Türkmen, Süryani, Ezidi kökenli Suriyelilerdir. Ülkelerindeki IŞİD ve türevleri terör örgütlerine karşı mücadele ederken, dört senedir Suriye toprağı ve halkı için binlerce şehit veren ordusu ile ortak hareket etmeleri dışında davranmaları yurtseverlik değildir. Suriye devleti ve ordusu ile sorunlarınız veya ortak hareket etme imkanınız yoksa bile, ABD ve piyasadaki ucuz şürekaları ile işbirliği yapmanız vatana ve milletinize ihanettir.

KATİLLERLE AYNI SAFTALAR!

Meymun Selam El-Maliki Irak’lı bir evladımız. Basralı. Mart 2003’te Irak’ı işgal eden ve katleden ABD ve İngiltere ordularının harabeye dönüştürdüğü yılda 11 yaşındaydı. Sahada patlamamış havan, tank topları ve el bombaları vardır. Mahalleli işgalden sorumlu İngiliz askeri yetkililere sahadaki bombaların temizlenmesi veya etkisiz hale getirilmesi için onlarca kez müracaat ederler. Ama talepleri yerine getirilmez. Ailesinin bütün ısrarlarına rağmen, Meymun mahalle arkadaşlarıyla evlerine yakın futbol sahasında top oynamaya çıkar. Tarih 29 Nisan 2003’tür. Patlayan bir el bombası bir kaç çocuğun ölümüne yol açar. Meymun sol kolunu, sağ elinin parmaklarını ve sol gözünü kaybeder. Meymun, sahanın etrafında nöbet tutan İngiliz ordusu, 2. Tank Birliğine bağlı askerler tarafından Basra’da İngiliz ordusuna hizmet sunan İngiliz askeri hastanesine nakledilir. Bu durum Meymun’un babasına resmi bir yazı ile bildirilir. İngiliz Ordusu Kraliyet 2. Tank Birliği komutanlığının 31 Mayıs 2003 tarihli mektup ile, Meymun’un Irak’taki bu hastaneden alınarak Küveyt’te mevcut olan ABD ordusunun idaresindeki 34 nolu Shaibah askeri hastanesine götürüldüğü ailesine bildirilir. Bu tarihten sonra aile Meymun ile ilgili hiç bir haber alamaz. Ailenin özel çabaları ve bazı duyarlı gazetecilerin konuyu işlemeleri üzerine, İngiliz Kraliyet ordusu, Çok Kimlikli Askeri Birlik Komutanlığı adına N. D. Roberts imzalı subayın mektubu Meymun’un ailesine ulaşır. Bu mektubun muhtevasına binaen, İngiliz sivil ve askeri kurumların, Bağdat, Basra, Küveyt ve ABD’li yetkililer nezdinde yaptıkları araştırmalar neticesinde Meymun ile ilgili herhangi bir bilgiye ulaşmadıkları ve tahkikatın olumsuz olduğu bildirildi. Bunun üzerine baba Selam ve duyarlı kesimler meseleyi dünya kamuoyu’nun gündemine getirmeye çalıştılar.

İNGİLTERE’DEN RESMİ MEKTUP!

20 Ekim 2005’te İngiltere Savunma Bakanlığı resmi bir yazı ile Meymun ile ilgili ailenin yaşadığı acıyı paylaştığını iletir. Aynı Bakanlık 6 sene sonra 19 Temmuz 2011’de Meymun’un ailesine 50.000 dolar tazminat ödeme önerisini sunar. Aile para değil Meymun’un ölüsü veya dirisini talep etmekte ısrar eder. Evladımız Meymun nerede? sorusuna tatmin edici cevap ister. 26-28 Ekim 2014’te İstanbul’da TGB başkanlığında yapılan Anti-Emperyalist Dünya Gençlik Örgütü Birliği çalıştayına katılan Meymun’un babası, oğlunun organları için öldürülmüş olabileceği ve vücudunun elzem olan bütün organları alındıktan sonra bilinmeyen bir yere gömülmüş olabileceğini söylüyor. Türk kamuoyunun, evladımız Meymun ve bölgemizin bütün evlatlarının katlinden sorumlu olanların hesap vermesi için mücadele etmesini istiyor. “Biji Serok Obama” diyenler Meymun’un ve nice evlatlarımızın katilleri ile aynı safta yer almaktan utanmıyorlarsa, Meymun ve Kürt evlatlarımız onları affetmeyecektir.

Mehmet YUVA - 02 Kasım 2014 - Aydınlık

Son Yazılar

Partly cloudy

10°C

Istanbul