mehmet yuva225

Suriye’de petrol ve tarih kaçakçılığı...

Türkiye’nin Suriye ile 13 hudut kapısı bulunmaktadır.

Bunlardan Mardin-Girmeli (Kamışlı) ve Hatay-Yayladağı (Kaseb) hudut kapıları Suriye ordusunun denetimindedir. Bunların dışında kalan 11 hudut kapısının üçünü IŞİD (Urfa-Akçakale, Gaziantep-Karkamış, Gaziantep-Çobanbey) denetim altında tutmaktadır. Kapıların beşini Mardin-Cizre, Mardin-Şenyurt, Şanlıurfa-Ceylanpınar, Şanlıurfa-Mürşitpınar ve kapalı olan Hatay-İslahiye hudut kapılarını PYD-PKK kontrol altında tutmaktadır. Hatay-Cilvegözü ve Gaziantep-Öncüpınar kapılarını İslami Cephe örgütü ve Hatay-Karbeyaz hudut kapısını ÖSO denetlemektedir. IŞİD ve PYD-PKK’nın hakim olduğu alanlar Suriye ve Irak’ın zengin petrol ve doğalgaz yataklarına, rafinelerine, yeraltı ve yerüstü akaryakıt nakliye borularına ve depolama tesislerine haizdir. Suriye tarafında bu bölgelerde rafineri mevcut değildir, ham petrol ilkel metotlarla veya Barzanistan bölgesinde faaliyet gösteren rafinerilerde işlenmektedir. İslami cephe ve ÖSO’nun kontrol ettiği hudut bölgelerinde hasıl olan akaryakıt kaçakçılığı, petrol istasyonları, depolar, ve petrol taşıyan yeraltı borulardan çalınan akaryakıtı pazarlamaktadır.

TARİH YAĞMALANIYOR...

Bu iki örgütün kontrol altında tuttuğu mekanlarda ağırlıklı olarak tarihi mekanlar, kütüphaneler, ulusal müzeler, tarihi cami ve kiliselerden çalınan tarihi eser yağmacılığı esastır. Afamya, Büyük İskender’in komutanlarından Selukya (bugünkü Samandağ-Hatay) devletinin kurucusu Selefkos Nikator tarafından eşi adına yaptırılan muazzam bir kenttir. Selefkos, eşi Afamya yanısıra kendi adına Selukya (Samandağ), babası Antiochos için Antakya ve annesi Lattaqia için de Lazkiye kentlerini bina etmiştir. 1999’da UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası olarak ilan edilen ve İdlib vilayetinde yer alan antik Afamya kentinin Temmuz 2011 google görüntelerini Nisan 2012’de çekilen görüntülerle kıyasladığınızda talan ve tahribatın derinliği bariz görülecektir. Büyük harami ABD, Irak’ı işgali esnasında Irak ulusal müzeleri ve merkez bankasını yağmalamıştı. Irak’ın en nadide tarihi eserleri bugün Tel Aviv, Berlin, Londra, New York ve Paris ulusal müzelerini süslemektedir. Onların küçük besleme haramileri aynı talancı zihniyeti Irak ve Suriye’de tatbik etmektedir. Bu örgütler halep sanayi bölgesinin yağmalanması, ilaç fabrikaları başta olmak üzere, ki Suriye 55 ülkeye ilaç ihraç eden ülke konumundaydı, tekstil atölyeleri, devasa jeneratörler, Halep fıstığı (Antep fıstığı), zeytin, pamuk, ve buğday silolarının talanını Türkiye’deki harami şebekelerle ortak organize etmişlerdir. Resmi hudut kapılarından giriş yapan ve sanayi makinelerini taşıyan devasa tırların Türkiye’ye girişi görüntülerle sabittir.  

DEVASA PETROL KAÇAKÇILIĞI...

İster döşenmiş borulardan ve depolardan çalınan petrol, ister ilkel metotlarla işlenen veya Barzanistan ve Musul’da ki rafineri edilerek elde edilen petrolün küçük bir bölümü mahalli ihtiyaçlar için pazara sürülmektedir. Bir başka küçük bölüm terör örgütlerin kontrol ettiği hudut kapılarından veya illegal güzergâhlardan Türkiye’ye akmaktadır. Suriye ve Türkiye tarafında bu işi organize eden terör örgütleri mensupları, kaçakçılar, komisyoncular ve pazarlamacılar bu hırsızlıktan ortak bir getirim elde etmişlerdir. Bununla alakalı çıplak göz ve kameraların kayıt altına aldığı onlarca veri ve emsal mevcuttur. Jandarma ve kolluk kuvvetlerin el koyduğu, telef ettiği, veya girişini engelleyebildiği petrol kaçakçılığı sadece buz dağının görünen kısmıdır. Ancak terör örgütlerine günde milyonlarca dolar kazanç sağlayan talan edilmiş petrolün okkalı kısmı aklanmak zorundadır. Burada devreye resmi hükümetler ve resmi petrol satış statüsüne haiz Barzanistan yönetimi devreye girmektedir. Burada aklanan kara petrol Türkiye’ye ve onun üzerinden dünya pazarlarına satıldığı iddiası yerel kaynaklar ve bizatihi talan edilen petrolün Barzanistan’a taşınmasında aracılık yapan kaçakçılar ve şöförler dile getirmektedir.

Mehmet YUVA - 26 Ekim 2014 - Aydınlık

Son Yazılar

Partly cloudy

23°C

Istanbul