kaddafi direnirken sehit oldular225

Direnirken Şehit Oldular!

Libya devlet başkanı Muammer Kaddafi oğlu Mutassım’la birlikte, Sirte’de emperyalizm

destekli çeteler tarafından katledildi. Ömer Muhtar da 1931 yılında İtalyanlara karşı bağımsızlık için verdiği mücadele sırasında esir düşüp idam edilmişti.

Libya Devlet Başkanı Muammer El Kaddafi’yi 20 Ekim 2011 günü darbe sonucu kaybettik. ABD’nin başını çektiği NATO koalisyonunun kanlı darbesiyle şehit edilen Kaddafi, çağdaş Libya için büyük yatırımlar yapmış ve ülkenin ayakta durması için petrol ve doğalgaz gelirlerini buna harcamıştı. Emperyalizme karşı dik duruşuyla gönülleri fetheden Kaddafi, 1969 yılında Kral İdris’i devirerek Sosyalist Halk Cumhuriyeti’ni kurmuştu. Kaddafi kendisine, İtalyanlara karşı direnişin simgesi Ömer Muhtar’ı örnek almıştı. Ne acıdır ki Ömer Muhtar da bağımsızlık mücadelesi sırasında 1931 yılında düşmana esir düşmüş ve ilerlemiş yaşına rağmen idam edilmişti.

kaddafi direnirken sehit oldular

BİR ASIR ÖNCE ONLARIN YANINDAYDIK...

1553 yılından 1912 yılına kadar Osmanlı İmparatorluğu içinde birlikte yaşadığımız Libyalılar, 29 Eylül 1911 günü İtalya’nın işgaline uğradı. İşgal üzerine Türk devrimcileri; Mustafa Kemal, Enver Bey ve arkadaşları buraya koşmuş ve halkı örgütleyerek direniş cephesi kurmuştu. Atatürk, gerilla taktiğiyle İtalyanları bir yıla yakın kıyılara hapsetmiş ve Libya içerlerine ilerlemelerini durdurmuştu. Taa ki 1912 sonunda Balkan Harbi çıkana kadar... Harp çıkınca gönüllü gelen subaylarımız buradan ayrılarak anavatan savunmasına koştular. İşte bu süre içinde Libya halkı, Türklerle canla başla vatanlarını savundular. Libyalılar bizden sonra da bu taktik ve düzeni İtalyan işgalcilere karşı da uyguladılar. Bunun kahramanı da Sunusiler ve Ömer Muhtar’dı...

MUSTAFA KEMAL HASTA HALİYLE DİRENDİ...

Libya’da çarpışan Mustafa Kemal Bey, arkadaşı Kerim Bey’e yazdığı 9 Mayıs 1912 günlü mektubunda mücadeleyi şöyle anlatır: “Muharebe gecesi ve günü zaten hastalıklı olan sol gözüm kanlandı ve görmez oldu. Istırabın derecesi vazife yapmama mani oldu. Hastanede yattım. Bir ay tedaviden sonra tam olarak göremediğim halde hastaneden çıktım. On beş gün kadar yataktan kalkmadım, gözlerimi açamadım. Nihayet ıstırap geçti, tekrar işe başladık. Fakat sol gözüm daha az görür oldu. (...) Derne kuvvetlerini adeta büyük bir tümen halinde tertip ve teşvik ettik.” (Atatürk’ün Bütün Eserleri, C.1, Kaynak Yayınları, İstanbul, 1998, s.139-140)

Mustafa Kemal, arkadaşı Salih Bozok’a aynı tarihte gönderdiği mektupta ise nasıl savaştıklarını şöyle anlatır: “Birkaç kardeşinizin, alçak düşmanın karşısına çıkması ve buradaki vatandaşları bağırlarına basarak haysiyetsiz düşmanı sahillere hapsetmesi şüphesiz sizi memnun eder. Fakat biz vatana borçlu olduğumuz fedekârlığın derecesini düşündükçe, bugüne kadar yapılabilen hizmeti pek naçiz buluyoruz. Vicdanımızdan gelen bir ses, bize, vatanın bu sıcak ve samimi ufuklarını tamamen temizlemedikçe, gemilerimizin Tobruk, Derne, Bingazi ve Trablus limanlarında tekrar demir atmış olduğunu görmedikçe vazifemizi tamamlamış sayılmayacağımızı ihtar ediyor.” (age. s.137)

omer muhtar

‘ÇÖL ASLANI’ ÖMER MUHTAR...

Ömer Muhtar, Libya’da sevilen ve liderlik vasfı olan bir dini şahsiyetti. Derin bilgisi vardı... İlk olarak Fransız işgaline karşı durdu. Bütün aşiretleri ve grupları etrafında topladı. İtalyan işgalinde de öncü rol aldı. Sunusi tarikatındandı. Bu tarikatın özelliği kuzey Afrika’da miskinliğe ve işbirlikçiliğe karşı “direnişçi İslamî ruhu” temsil etmesiydi. Sömürgeciliğe ve emperyalizme karşıydılar. İngilizlerin ele geçiremediği bir gruptu... Türklere de yakındılar. Vatan savunmasının en önünde hareket ediyorlardı. Bu nedenle halktan da büyük destek alıyorlardı.

Muhtar, 1923’ten 1931 yılına kadar Türklerden öğrendiği gerilla taktiğini İtalyanlara karşı uyguladı. Faşist Mussolini 1922’den itibaren İtalya’da hakim olmaya başladı. 1923’te geniş kapsamlı Libya işgaline başladı. İtalyanlar, Libya’da şiddet ve baskıyı artırdı. Tam manasıyla faşist yöntemler uyguladılar. Ömer Muhtar bunlara boyun eğmedi. İtalyanları çölde pusuya düşürüyor ve küçük timlerle onları imha ediyordu. İtalyanların adeta korkulu rüyası oldu. Başarılı savaşlarının namı Libya’nın en ücra köşesine kadar yayıldı. Savaşçıları onbinleri geçti. Bütün halkı birleştirmişti artık... Ömer Muhtar ve arkadaşları düşmanı topraklardan çıkarana kadar savaşacaklarına dair yemin etmişlerdi. Eşlerini ve çocuklarını da Mısır’a göndermişlerdi. Yeminlerine hep sadık kaldılar. İtalyanlara kan kusturdular. Ömer Muhtar İtalyan generallerine şöyle diyordu: “Biz asla teslim olmayız. Ya kazanırız, ya ölürüz. Bizden sonraki nesillerle de savaşacaksınız. Bana gelince, cellatlarımdan daha uzun yaşayacağım.”

İtalyanlar her türlü yöntemi kullanarak halkı sindirmeye ve önderlerini satın almaya çaşlıştılar (13 kabile liderini satın aldılar). Başarılı da oldular. Kfra’da çemberi daralttılar. Büyük bir taarruzda Ömer Muhtar’ın yorgun bedeni esir düştü. Uyduruk bir mahkemede yargıladılar. O ise işgalcilerin yüzüne tükürdü. “Allah’a sığınıyorum. Kimseye hesap vermem” dedi. 15 Eylül 1931 günü idam edildi. Ama direniş ruhu kırılmadı...

KADDAFİ MUHTAR’IN İZİNDE...

Libya direnişi, Cezayir, Fas ve bütün Afrika direnişlerine de esin oldu. 1951 yılında bağımsızlığına, 1969 yılında da Cumhuriyet’e kavuştu. Libya’nın modernleşmesinin öncüsü Kaddafi’dir. Nasır hareketinden etkilenmiş bir sosyalist devrimciydi. İlk iş petrolü millileştirdi. Petrol gelirini çölü yeşertmekte ve insanları çağdaş vatandaş yapmaya kullandı. Sadece yeraltı sularını çıkarmak için 18 milyar dolar harcadı. Neredeyse bizim GAP harcaması kadar.

Libya’da eğitim, sağlık ve konut bedavaydı... Kaddafi’nin önemli bir hizmeti de Ömer Muhtar’ı dünyaya tanıtmak oldu. Büyük oyuncu Anthoni Quinn’in başrolünü oynadığı “Lion of Desert” (Çöl Aslanı) adlı film, Muhtar’ın destansı hayatını beyaz perdeye yansıttı. İzleyenleri derinden etkiledi. Devrimci Kaddafi son İtalya gezisinde Berlusconi’nin karşısına ise üniformasına taktığı Ömer Muhtar resmiyle çıktı. Dik duruşuyla Ömer Muhtar’ın izinde olduğunu İtalyanlara bir kez daha hatırlattı... Taa ki arkadan vurulana kadar...

Ercan DOLAPÇI - 20 Ekim 2014 - Aydınlık

Kaynaklar :

1- Atatürk’ün Bütün Eserleri, C.1, Kaynak Yayınları, İstanbul 1998.

2- Dr. Hale Şıvgın, Trablusgarp Savaşı ve 1911-1912 Türk-İtalyan İlişkileri, Atatürk Araştırma Merkezi, Ankara, 1989.

3- Celâl Bayar, Ben de Yazdım, Sabah Kitapları, C. 2, İstanbul, 1997.

4- Galip Vardar, İttihad ve Terakki İçinde Dönenler, İnkılap Kitapevi, İstanbul, 1960.

5- Ömer Muhtar, Doç. Dr. Ahmed Ağrıakça, Beyan Yayınları, 1994.

6- www.kimkimdir.gen.tr.

*** *** ***

kaddafi kibris yardimi unutulmaz

Kaddafi Kıbrıs’ta yardıma koştu...

LİBYA lideri Kaddafi’nin bize çok özel yardımı da 1974 yılındaki Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında oldu. Harekât sırasında uçaklarımızda yakıt ve yedek parça sıkıntısı baş gösterdi. İmdadımıza birkaç İslâm ülkesi yanı sıra Libya lideri Kaddafi koştu. Kaddafi yakıt ve yedek parça gönderdi. Maddi yardım için de hazır olduklarını bildirdiler. Açıklamalarıyla destek verdi. Ankara’daki büyükelçi seferber oldu. Libya’daki ilk Cuma namazında ise şehitlerimiz için hutbeler okundu. Yardım malzemelerini Kaddafi bizzat uçağa kendi elleriyle yerleştirdi. Türk milletinin gönlünü fethetti. Uzun yıllar da Türk müteahhitlerine kapılarını açtı ve altyapı hizmetlerini hep Türklere yaptırdı. İşadamlarımız Libya üzerinden dünyaya açılmış oldu. Halkımızın deyimiyle “çok ekmeklerini yedik!”

‘TÜRKLER ADA’YA BARIŞ GETİRDİ’

Kaddafi bununla da kalmadı; ileriki yıllarda da Kıbrıs davamıza destek verdi. 1977 yılında Trablusgarp’ta yapılan 8. İslâm Ülkeleri Konferansı’nda yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Türkiye Kıbrıs harekâtıyla Ada’ya huzur ve hukuk getirdi. Eğer Türkiye, Ada’ya müdahale etmeseydi, Yunanistan ve Kıbrıs’taki faşizm sürecek, uluslar arası barış da bundan büyük zarar görecekti.”

Kaddafi aynı oturumda görüşdüğü zamanın Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil’e ise, “Türkiye İslâm dünyasına geçmişte, büyük hizmetlerde bulunmuştur. Ve gelecekte de Türkiye’nin aynı yeri almasını bekliyoruz. Temennimiz budur” der. (Günaydın, 18 Mayıs 1977)

Bu derin dostluk, AKP’nin ihanetiyle darmadağın edildi.

*** *** ***

Muammer Kaddafi’nin vasiyeti!

kaddafi omer muhtar yakasinda italya ziyareti

Kaddafi, ilk defa gittiği İtalya’da yakasında Ömer Muhtar’ın İtalyanlar tarafından zincire vurulmuş fotoğrafını koyarak Berlusconi’yi şok etmişti.

“Şayet öldürülürsem, Müslüman adetlerine uygun bir cenaze isterim. Ölüm anında üzerimde bulunan kıyafetlerle, vücudum yıkanmadan, Sirte’deki mezarlığa, ailemin ve yakınlarımın yanına gömülmek isterim.

“Aileme, özellikle karıma ve çoçuklarıma ölümümden sonra iyi davranılmasını isterim. Libya halkının kimliğini ve başarılarını korumasını, tarihine sahip çıkmasını, atalarının ve kahramanlarının saygınlığını korumasını isterim.

“Büyük ve özgür halk kurbanlar verir; Libya halkı kurbanlar vermeyi göze almaktan vazgeçmemelidir. Destekçilerimi, direnişi devam ettirmeye, Libya’ya saldıran her yabancı güce karşı savaşmaya çağırıyorum. Bugün, yarın ve sonsuza kadar!

“Dünyanın özgür insanlarına ve halklarına duyurun! Davamızı pazarlık malzemesi haline getirip satabilirdik, karşılığında şahsi güvenlik ve istikrarlı bir yaşam elde edebilirdik. Bu yönde birçok öneri aldık. Ama biz, çatışmanın en ön cephesinde olmayı görev ve onur saydık. Bugün hemen muzaffer olamasak bile, önümüzdeki nesillere önemli bir ders öğretmiş olacağız: Ulusu korumayı seçmek bir onurdur, ulusu satmak ise tarihin hatırlayacağı ve hiçbir zaman unutmayacağı en büyük ihanettir! Başkaları size farklı birşey anlatmaya çalışsa da bu böyledir.

“Elveda derim; ailemin tüm fertlerine, Libya’ya sadık herkese ve bütün dünyada, yalnızca kalpleriyle bile olsa Libya’yı destekleyen dostlarımıza.” (Aydınlık, 25 Ekim 2011)

Son Yazılar

Cloudy

10°C

Istanbul