pkk denetleme1 225

Şer üçgeninde çırpınan Türkiye!

Kin-dar ve dini-dar terbiye ile yoksulluk, barut ile ateşin buluşması gibidir.

Bu zihniyet, dünyada ama özellikle bölgemizde bolca mevcut olan cinayet ve harami şebekelerin mantar gibi üremesine ortam hazırladı. Çok kimlikli çok işlevli İD (İslam Devleti-IŞİD), Kürt ve Türkmen düşmanlığı üzerinden Arap aşiretlerinin desteğini talep ediyor. Şii ve Alevi düşmanlığı üzerinden Sünnilerin lütfuna talip. Ezidi ve Hıristiyan düşmanlığı üzerinden Müslümanların sempatisini istiyor. Rakka, Musul ve Deyr El-Zor üçgeninde kısa bir zaman içinde bu kadar etkili yayılabilmesi, Suriye’de Ayn Al-Arab (Kobani) kasabası veya Erbil’e bu kadar hızlı hareket edebilmesinin sırrı burada yatmaktadır. Bölge dünyanın en zengin petrol yataklarına sahip ama kindar-dini-darlık ile yoksulluk arşa ulaşmış. Her devlet, ajandasına uygun olarak IŞİD’i tamahları için kullanmaktadır.

PKK’nın asayiş birimi (YDG-H), bir açıklama yaparak, “kendi vatanımız ve toprağımız üzerinde hiç kimse bize yasak koyamaz. YDG-H olarak faşist TC devletinin tüm kolluk güçlerine sokağa çıkma yasağını biz ilan ediyoruz. Sokağa çıkanlar hakkında devrimci müdahale ve işlem yapılacaktır. İşgalci TC devletinin tüm kurum ve kolluk güçleri Kürdistan’ı derhal terk etmeliler” tehdit mesajını yayınlamışlar. IŞİD, İslam coğrafyasında kâfir ilan ettiği herkese karşı “İslami müdahale ve işlem” yaparken, PKK “faşist TC devletinin tüm kolluk güçlerine karşı devrimci müdahale ve işlem” yapacak. Şu ana kadar onlarca vatandaşın öldürüldüğü, 113 binanın kundaklandığı, 212 okulun kullanılamaz hale getirildiği, 92 kamu binasının tahrip edildiği, 1177 aracın yakıldığı ve daha nice zararların yaşandığı hadiseyi Vandalizm olarak değil devrimci bir tepki olarak ortaya koyan zihniyet dini-dar ve kindardır. Suriye olaylarının başında masum gösteriler, demokrasi ve özgürlük yürüyüşleri olarak sunulan hadise günümüz cinayet ve harami tablonun hazırlanması için yaratılan gerekçeydi. “Kobani Kantonu” Eşbaşkanı Enver Müslim, “Peşmerge’nin Kobani için sorumluluk hissetmesi, Kobani’nin düşmemesi için yardım etmesi gerekiyor. Çünkü Kobani düşerse yarın Hewler (Erbil) de düşer, Amed (Diyarbakır) de düşer” dedi.

İRAN’DAN TÜRKİYE’YE SURİYE UYARISI!

İran Dışişleri Bakanlığı, Tahran’ın Türkiye ile Ayn el-Arap (Kobani) meselesini konuştuğunu ve Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünü hedef alacak bir kara harekâtı yapmaması için uyardığını söyledi. Bakanlık, “Türkiye ile yaptığımız istişarelere binaen, Türkiye’nin bölgede krizi tırmandırmak istemediğini keşfettik. Türkiye’nin bu anlamda pozitif bir rol oynayacağını ümit ediyoruz” demiştir. Suriye’nin BM’de Daimi Temsilcisi Beşar el Caferi, Silahsızlanma ve Uluslararası Güvenlik Birinci Komisyonu toplantısında yaptığı konuşmada, Suriye’nin Türkiye ve Suudi Arabistan iktidarlarının sorgulanması çağrısı ve talebinde bulunduğunun altını çizdi. Caferi, bu iki iktidarın silahlı terör gruplarına kimyasal silah desteği sağlanması suçuna ortak olduklarını beyan etti. Halep iline bağlı Ayn el Arap kentinde yaşanmakta olan sorunların, Türkiye hükümetinin IŞİD terör örgütünün Suriye halkına karşı işlediği katliamlardaki ortaklığının bir yansıması olduğunu vurgulayan Caferi, işlenen katliamların sorumlularının yargılanması gerektiğini ifade etti.

MİLİTANLAR EĞİTİMİ TÜRKİYE’DE ALIYOR!

ABD merkezli haber sitesi WND’de Yahudi Aaron Klein imzasıyla çıkan haberde, adını açıklamayan bir Ürdün istihbarat yetkilisine atfen söz konusu militanların Suriye’den Ürdün’e sızmak isterken sınırda yakalandığı ve militanların sorguları sırasında eğitimlerini Türkiye’de aldıklarını itiraf ettiği iddia edildi. Bölgemiz ve Suriye’nin içinde bulunduğu korkunç durumdan Erdoğan-Davutoğlu sorumludur. Buna mukabil, cehennemin ateşinden sorumlu olan, ABD, Katar, Suudi Hanedanlığı, bugün IŞİD’e karşı mücadele eden ülkeler olarak pazarlanıyor. Türkiye, Suriye’de terör estiren bütün örgütlerle bağını koparır, IŞİD’e karşı Suriye ordusu ile ortak operasyonlar için istişareleri acilen başlatır, ülke içinde bölücü ve tekfiri dini-dar yapılanmalara karşı etkin mücadele verir, El-Cezire ve benzeri şer TV’leri ile hudut bölgelerinde cirit atan bütün yabancı kimlikli şahısları sınır dışı ederse içinde bulunduğu vartayı atlatabilir. Ankara’da bunu yapabilecek irade var mı?

Mehmet YUVA - 12 Ekim 2014 - Aydınlık

Son Yazılar

Cloudy

12°C

Istanbul