velid muallim2

Davutoğlu El-Muallim'i örnek alsın!

Bugünkü yazıyı Velid Muallim'in konuşmasına ve bu açıklamaların şifrelerine ayıracaktım.

Tam bu esnada Aydınlık gazetesi yazarı Suriyeli dostumuz Bessam Abdullah'ın önerisi geldi. "Perşembe günü yayınlanan yazısını bu konuya ayıralım" dedi. Kabul ettim. O zaman ben de bu önemli konuşmanın sahibini tanıtmaya karar verdim.

73 yaşındaki Velid El-Muallim Şubat 2006'dan beri Suriye'nin Dışişleri Bakanıdır. 1964'ten günümüze tamı tamına 50 sene Suriye Dışişleri Bakanlığının her makamında ömür tüketmiştir. Dile kolay, tam yarım asırdır Suriye'nin dünya, dünya kurtlarının Suriye ile dansına şahitlik eden, oyunbozan ve oyun kuran bir çınar. Bakanlığın tozlu ve ışıksız bodrum katında evrak tanzim ve arşivleme görevinden Bakan koltuğuna giden kariyerini emeğinin hakkı ve tabiri yerindeyse, tırnaklarıyla kazıyarak kazandı.

HER KADEMEDE GÖREV!

1975'ten itibaren dünyanın farklı kıtalarında görev yaptı. 1990-2000 yılları arasında Suriye'nin ABD Büyükelçisi olarak ülkesini temsil etti. 2000'de Dışişleri Bakanı Faruk Şara'ya asistan yapıldı. 2005'te Dışişleri Bakan Vekil ve Lübnan Dosyasından sorumlu makama getirildi. Dimaşklı (Şam) ve 'Sünni' kökenli Muallim laik, cumhuriyet ve hukuk devletine inanan ve eylemleri ile gösteren erdemli bir şahsiyettir. Maaşı dışında geliri ve konut kredisi ile satın aldığı evi dışında mal mülk sahibi olmayan nadir yetkililerdendir. Artık nadiren mevcut olan ahlak, erdemli olmak, yurtsever, adil ve halkçı değerleri namus olarak belleyen istisnai bir siyasetçidir. Velid, Arapça isim olup 'yeni doğmuş', Muallim, eskiden Türkçemizde de kullandığımız 'ilim öğrenmiş veya ilim öğreten' demektir. Suriye'de 'önder veya rehber' manasında da istihdam edilir. Aile büyükleri Dimaşk'ın en köklü öğretmenlerindendir. Hani insan gibi insan, hayatımızın bütün erdemli değerleri için büyük bir emsal teşkil eden öğretmenlerimiz var ya, işte böyle ulvi insanların yuvasında terbiye edilmiş bir öğretmen. İlimlerin omurgası olarak kabul edilen Tarih bölümü mezunudur. Suriye tarihi üzerine değerli bir kitabı vardır.

KOMPLOLARI BERTARAF ETTİ!

Tonton kurt, El- Muallim "öğretmen" olarak bilinir. Esad'ın en çok güvendiği ve görüşlerine değer verdiği kişidir. Yabancı ülkelerle bağlantılı ve siyasi nüfuzlarını kullanarak ülkenin iktisadi imkânlarını talan eden eski Cumhurbaşkanı yardımcısı Abdülhalim Haddam, eski Dışişleri Bakanı Faruk Şara ve daha nice isim Velid Muallim'in hayatını zehir etmeye çalıştılar. Dürüstlüğünü, çalışkanlığını, temiz olmasını kıskandılar hazmedemediler. Komplo ve kumpaslarına maruz kaldı. En belirgin özelliği çok dingin ve sakin olmasıdır. Mütevazı, nükteci, sabırlı ve çok cesaretlidir. Bir nihai karar için ölçer, biçer, tartar tekrar teraziye koyar ve karar alındığında hiçbir kuvvet aksi yönde davranmasını zorlayamaz. Bir Suriye aşığıdır. Suriye tarihinin ehemmiyetini idrak etmiş, iliğine kadar hissetmiştir. Mesele vatansa gerisi teferruattır demişler ya işte Muallim, Suriye söz konusu ise ölüm kolaydır şiarına yürekten inanmış bir özel Suriyelidir.

MUALLİM İLE SOHBETİMİZ!

Kendisini yakinen tanıma fırsatı buldum. Esad'ın 2007 Türkiye ziyareti esnasında Muallim ile uzun sohbetlerimiz oldu. Daha sonraki yıllarda bu şahsiyete karşı derin bir sevgi ve saygı duydum. Henüz ihanetin tatbik edilmediği 'kardeşlik' döneminde, Erdoğan ve Emine hanım Esad ve Esma hanım için İstanbul Boğazının eşsiz manzarasını seyreden Yıldız Sarayı terasında özel Osmanlı mutfağının yemeklerine davet etmişti. Velid Muallim, Prof. Mehmet Aydın ve bendeniz oradaydık. Erdoğan ve Esad herkesin konuşmalarını tercüme etmekle meşgul olduğum, bir türlü tabaktaki yemeğin tadına varamayan ve hatta su bile içemeyen bana dönerek: "En çok yorulan sissiniz yemek bile yiyemiyorsunuz" dediklerinde, "iki ülke halkının ve bölgenin barışı, huzuru ve istikrarı için çaba gösterdiğinizi görmemiz bizim en büyük gıdamızdır" demiştim. O zamana kadar benim tarihçi olmadığımı yalnızca Şam Üniversitesi bünyesinde yer alan Türkçe öğretim Merkezinin müdürü ve Esad'ın tercümanı olarak bilen Muallim: "Açıklamandan etkilendim. Akıllı bir tercümansın" deyince, "Sizin gibi bende tarihçiyim" dedim. Tebessüm ederek "Tarih muhibbi iki insan olarak daha çok görüşmeliyiz. Ayrıca Suriye tarihi üzerine kaleme aldığım kitabımı hediye ederim" dedi.

Bir sonraki görüşmemiz Suriye'ye dayatılan kirli savaş döneminde oldu.

"Bir politikacıda olması gereken ilk ve en büyük haslet nedir?" diye sormuştum. "Vatan ve İnsan sevgisi. Çünkü Vatan namustur ve namusunu kaybedersen insan olmaktan çıkarsın. Vatanın varsa bir kez ölürsün yoksa her zaten ölüsün" demişti.

Muallimi anlatırken aslında bu latif ve değerli sözleri Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı için yazmak isterdim.

Mehmet YUVA - 27 Ağustos 2014 - Aydınlık

Son Yazılar

Cloudy

12°C

Istanbul