herkes dursa biz vururuz davutunoglu225

Suriyelileri amaçlarınıza alet etmeyin! (1)

Mart 2011'de Suriye'ye bilfiil dayatılan kirli savaş planının sahipleri,

savaşın ilk aşamasından itibaren, ya ikna metodu, ya değişik vaatlerde bulunarak ya da zor kullanarak insanları komşu ülkelere göçe zorlamışlardır.

Bu organize çalışmanın birçok gayesi vardı;

*İnsani meselenin ticaret ve siyaset için kullanılması;

*Göçe zorlanmış muhtaç ve umutsuz kalmış gençlerin terör örgütlerine militan olarak devşirilmesi;

*Kamplarda kalan ailelerin terör örgütleri militanlarına ev sahipliği yapması;

*Ama en önemlisi, Suriye devletinin halkına bakamayacak kadar aciz ve çaresiz olduğu algısının yaratılmasıdır.

Bu algı üzerinden, planlanan askeri müdahale ve Davutoğlu'nun uzun zamandır dillendirdiği, Suriye toprakları içinde "insani yardımların hızlı ve etkin ulaştırılabilmesi için, tampon bölge" projesinin uluslararası kamuoyu nezdinde kabul görmesini hedeflemekteydi: Mülteciler üzerinden, Türkiye sınır bölgesinin Suriye devletinin kontrolünden tamamen arındırılması; Bu hudutların keyfi kullanılması; Davutoğlu'nun gözde örgütlerinin hudut bölgelerine musallat edilmeleri; bunlarla her türlü ticaretin yapılması; giriş-çıkışların Türkiye'nin rahmeti altında kalması; ve bu bölgeden Suriye devletinin kontrolü altında olan kent, kasaba ve yerleşim bölgelerine askeri saldırıların yoğunlaştırılması amaç güdülmekteydi. Uluslararası yasaların çiğnenip, korunmak amaçlı bir ülkeye sığınan mülteci kamplarının hudut bölgelerine en az 100 km uzaklıkta kurulmaması, aksine her türlü hukuk ayaklar altına alınarak sıfır noktada inşa edilmesinin sebebi budur.

TÜRKİYE'NİN EN ÖNEMLİ SOSYAL SORUNU OLDU!

Suriye'de rejim değişikliğinin çok kısa bir zamanda tahakkuk edeceğini hesap eden Davutoğlu mülteci kampları ve organize ettiği konsey ve örgütler üzerinden Suriye pastasından pay alma hayalleri ile yaşadı. Ayrıca üst merkezlere, üstlendiği projeleri yerine getirebilen mahir ve sadık politikacı olduğunu ispatlama umudunu taşıdı. Ancak evdeki hesap çarşıya uymamıştı. Davutoğlu ve efendilerinin hesabı Allah'ın hesabı önünde tepe taklak olmuştu. Mültecileri siyasi maslahatları ve hesapları için kullanmak isteyenler, mültecilerin bir gün Türkiye'nin en önemli sosyal ve iktisadi sorunu olacağını hesap etmemişlerdi. En nihayet mülteciler de kullanıldıklarının idrakine vardılar. Suriyeliler, ihanet bataklığında boğazlarına kadar saplanmış olanların dışında kalanlar, vatanlarına ve kendilerine karşı tarihin en büyük kumpasına maruz kaldıklarını idrak ettiler.

MAFYA DEVRİMİ!

Organ hırsızlığı, petrol, silah ve tarihi eser kaçakçılığı, kadın ticareti, militan nakli, özel hastaneler ile yapılan milyon dolarlık Suriyeli hasta antlaşmaları ve sahte para mafyası "devrim" ve "halkın özgürlüğü" palavralarının net görülmesine vesile oldu. Dünün yol kesenleri, haramileri, hırsızları ve toplumun en sorunlu kesimleri bugünün emirleri, devrim komutanları oldular. Genelev çalıştıran, uyuşturucu hap ticaretinden Suudi hapishanelerinde ceza çekenler Davutoğlu'nun muhalefet konseylerine lider oldular. On binlerce Suriyelinin kamplarda kalmak istememelerinin, Suriye devrimine inançlarının yitirilmesinin sebebi budur. On binlerce Suriyelinin, Davutoğlu tarafından kamplardan ziyade şehirlere taşınması, Türkiye'nin şehir merkezlerinde yeni bir hayat mücadelesine atılmalarının önünün açılması, çaresizlik içinde bocalayan Suriyelilerin kanun dışı faaliyetlere sürüklenmeleri, kontrol altına alınmayan mültecilerin hasta ruh hallerinin Türk vatandaşları nezdinde yarattığı reaksiyonların, hükümete karşı patlak verecek sosyal tepkilerin kendilerine karşı yöneltilmesinin, Suriyelileri, Türkiye'nin Alevi ve Kürt vatandaşlarla etnik ve mezhep çatışmalar için yem olarak kullanılmaları, esnafın, tüccarın içinde bulunduğu iktisadi zorluklardan Suriyelileri sorumlu tutan davranışlar ve öfke saldırılarına maruz bırakılmalarının sebebi Davutoğlu'nun sırf sorun politikalarıdır.

DEVAMI YARIN...

Arapçadan: Mehmet YUVA

Bessam Abu ABDULLAH - 21 Ağustos 2014 - Aydınlık

Son Yazılar

Cloudy

10°C

Istanbul