resat fuat baraner2

Bir Devrim Fedaisi : Reşat Fuat Baraner!

“...bizler Türkiye toplumunun tarihi geçmişinde sağlam olan,

ulusal ve devrimci olan ne varsa onun mirasçısıyız” diyen 68’lilerin, başta Deniz Gezmiş olmak üzere, tüm arkadaşlarının sahip çıktığı, devrimci mirasın çok önemli isimlerinden ve yaratıcılarından biri olan Reşat Fuat Baraner’in (Selanik 1902 - İstanbul 1968) 46. Ölüm yıldönümünde O’nun devrimci niteliğini belirtmeye, yaşamından ve düşüncelerinden kesitler sunmaya çalışacağız.

Mustafa Suphi, Şefik Hüsnü Değmer, Reşat Fuat Baraner, Nazım Hikmet, Hikmet Kıvılcımlı, Mihri Belli, Mehmet Ali Aybar çizgisi 68’li yılların devrimci mücadelesinden geçerek, günümüz Türkiye Gençlik Birliği çizgi ve programına ulaşmasının adı olan Milli Demokratik Devrim programı, Tam Bağımsız ve Gerçekten Demokratik Türkiye isteğinin anlamıyla belirginleşiyor. Tarih, bu yönüyle sürekliliğini günümüz mücadelesine bağlıyor ve geleceğe evriliyor.

1920’ lerin Mütareke yıllarında yükselen halk hareketinin bir parçası, Kurtuluş Savaşı’nın ateşli dönemlerinin hemen öncesinde anti-emperyalist öğrenci eylemlerinin içinde, öğrenci kimliği ile yer alan Reşat Fuat, tüm yaşamını devrimci düşünce ve eylem bütünlüğünün gerekliliğini yerine getirmekle sürdürdü. Bu onurlu yaşam 12 Ağustos 1968 günü sona erdiğinde devrimci tarihimizin önemli sayfası örnek niteliğiyle kapandı.

Almanya’ daki öğrencilik yıllarında Spartaküs hareketinden etkilendi, daha sonra Moskova Lenin Akademisinde öğrenim gördüğü yıllarda Marksizme olan bilgi bağını geliştirdi.

1930 yılında Türkiye’ye dönüşünde devrimci eylemlerinden ötürü 4 yıl hüküm giydi. 1937’de yeniden tutuklandı. 1944 yılında Zeki Baştımar, eşi Suat Derviş, Celal Zühtü Benneci, Sebati Selimoğlu, Hasan İzzetin Dinamo ve diğer arkadaşlarıyla birlikte TKP.’yi yönettiği savı ile Ankara Garnizon Mahkemesince 7 yıl 9 ay’a mahkûm oldu. 1950 af yasası ile serbest kaldı. 3 Kasım 1951 tarihinde yeniden tutuklandı; aynı gerekçeyle 7 yıl hüküm giydi.

MÜCADELE DOLU ÖMÜR!

Ömrünün 18 yılını cezaevlerinde hükümlü olarak geçiren Reşat Fuat Baraner yazdığı yazılar, yaptığı çevirilerle döneminin toplumsal ve siyasal yaşamına önemli konularda tanıklık ederek belgelemiş ve düşüncelerini bu bağlamda belirterek fikir yanına da önemli katkılarda bulunmuştur.

Yayımcılığını Faris Erkman’ ın üstlendiği “En Büyük Tehlike” (1943) adlı kitapçıkta II. Dünya Savaşı yıllarında Alman Faşizminin etkisiyle Türkiye’de yükselen ve örgütlenmesini geliştiren “Pantürkist, turancı, ırkçı, türkçü kuklaları” eleştirerek günümüze dek uzanan ve belli yıllarda önemli rol oynayan bir siyasal düşünce ve harekete karşı yoğun bir savaşım vermiştir.

27 Mayıs Anayasası’nın getirdiği kısmi özgürlük ortamında yükselen devrimci mücadelenin sol yayınlar açısından zenginleştiği 1960’ lı yılların ortalarında F. Engels’ in Anti-Duhring (Sol Yay. 1966) , Henri Lefebre’in Karl Marx - Hayatı ve Eserleri’ ni ( Anadolu Yayınları 1968) dilimize çeviren Reşat Fuat Türkiye’nin sosyal, siyasal durumu üzerine olan düşüncelerini Türk Solu dergisinde de yazarak devam ettirdi. Bugüne ışık tutması açısından da çok önemli olan bu makaleler alınacak derslerle doludur...

TKP’nin en dayanıklı ve en yetenekli “parti aktifı” olarak nitelenen Reşat Fuat, örgütlenme açısından da zengin bir deneyime ve yeteneğe sahip olarak bilinir. “Kendine hakim ve girişken bir yoldaş” olarak TKP yöneticileri tarafından üstün değer biçilen M.K. Üyesi Mihri Belli bir raporunda R. Fuat Baraner için “iyi hazırlıklı bir yoldaştır, durumu hızla değerlendirme ve doğru kararlar yeteneğine sahiptir” diye değerlendirme yapar.

Türk Solu dergisinin kırkıncı sayısında (20.8.1068) “Türk Solu daha ilk sayısından itibaren yayınını ... emperyalizme karşı, emperyalizmin yurt içindeki destekçileri, işbirlikçileri derebeyler ve komprador burjuvaziye karşı mücadelede bütün gerçek milliyetçilerin, gerçek demokratların, bütün yurt ve istiklal severlerin işbirliği etmeleri” gerektiği fikrini savunmuştu. O dönemin güçbirliği çalışmaları konusundaki bu düşünce ve saptamalar günümüz gereksinimlerinin değişmezliği açısından önem taşıyor. Böylesine büyük bir yurtsever güç birliği için “Her vatansever Türk’ün bu olayı şükranla karşılaması kendisi için bir görevdir.” diyerek noktayı koyuyor. Bu görev bu gün de devam ediyor.

resat fuat baraner

Son olarak, ölümü üzerine Amerikan emperyalizmini kınadıkları için Sultanahmet Cezaevinde tutuklu olan Bora Gözen, Deniz Gezmiş, Rıfat Akkaya, Nusret Özelmacı, Jack Menaşe, Veysi Sarısözen’in Türk Solu’nda yayınlanan ortak mesajını buraya alalım:

“Türkiye emekçilerinin kurtuluşu uğruna 50 yılı aşkın onurlu bir uğraş veren Reşat Fuat Baraner’ in ölümünü derin bir üzüntü ile karşıladık. Tutuklu bulunuşumuzdan ötürü cenaze törenine katılamayışımız ayrı bir üzüntü kaynağıdır. Bu büyük kayıptan ötürü sizlere ve emekçi halkımıza başsağlığı dileriz.”

Kaynak: Reşat Fuat Baraner, Derleyen: Ersin Torun, Sosyal Tarih Yayınları, 2013.

MİHRİ BELLİ: NEDEN MDD'Yİ SAVUNDU?

Ölümü üzerine Mihri Belli’ nin mezarı başında yaptığı konuşmadan kimi alıntılar yaparak bu büyük devrimcinin “Devrim mirası”nın temsilcisi olma konusundaki haklılığını da görmüş olalım.

Tam metni Türk Solu sayı 40, 20 Ağustos 1968 tarihli sayısında yayınlanan Mihri Belli mezarı başında şöyle diyordu:

“Reşat Fuat yirminci yüzyılda Türkiye’nin çığırını aştığı milli kurtuluş savaşlarıyla, dünya proleter sosyalist hareketi arasındaki bağı görmüş ve çağımızda sonuna kadar tutarlı biricik devrimci yolun proleter devrimciliği yolu olduğunu kavramıştı... Yılmadan, devrimci şerefini yüksek tutmasını bilerek yürüdü, gözünü ayırmadığı önündeki ufuklarda, geleceğin her türlü sömürüden arınmış, ileri mutlu Türkiye’sini görerek yürüdü. Reşat Fuat devrimci misyonunun toplumdaki çeşitli eğilimleri değerlendirme ve bunlar karşısında doğru davranışı saptama konusunda güçlüydü. İçinde yaşadığımız aşamada; bugünün Milli Kurtuluş mücadelesi şartlarındaki Türkiye’sinde tek doğru devrimci çizgi olarak Milli Demokratik devrimi savunması bundan ötürüdür.”

Teori Dergisi Yayın Kurulu Üyesi
Merdan ASLAN - 12 Ağustos 2014 - Aydınlık

Son Yazılar

Cloudy

10°C

Istanbul