kilicdaroglu ataturk ve cumhuriyet dusmani2

Ama artık yeter! Kılıçdaroğlu Derhal İstifa Etmelidir!

’Kılıçdaroğlu’nun inkar ettiği 1930’ların CHP’si, her türlü siyasi olumsuzluklara karşı devrimleri peşi sıra yaşama geçirmiştir.

Atatürk devrimlerini Kılıçdaroğlu’nun benimsenmediği Diyarbakır’da ortaya çıkmıştır!’

CHP’nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu; “Açılım Süreci” ile ilgili değerlendirmelerin yapıldığı Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nin düzenlediği “TİGRİS Diyalogları” toplantısında CHP’nin programı ile bağdaşmayan açıklamalarda bulunduğu gibi “Bizi hala 1930’ların CHP’si gibi görmeyin. Dünya değişiyor, biz de değişiyoruz. Yeni şeyler söylüyoruz. Demokrasi ve özgürlüğü savunuyoruz” şeklindeki sözleri ile CHP’nin devrimci, ilerici, özgürlükçü geçmişini reddettiği gibi cumhuriyetimizin ve CHP’nin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal Atatürk hakkında talihsiz açıklamalarda bulunmuştur.

Bu sözler, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün partisinde üye olan hele hele genel başkanlık makamını işgal eden bir kişiye hiç yakışmayacak sözlerdir.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun inkar ettiği, inkarla da kalmayıp izlerini yok etmek istediği 1930’ların CHP’si, her türlü ekonomik ve siyasi olumsuzluklara karşı devrimleri peşi sıra yaşama geçirmiştir.

Bu yıllarda dünya 1928 yılında başlayan ekonomik krizle boğuşmaktadır. İtalya’da Mussolini faşizmi, Almanya’da 1933’den itibaren Adolf Hitler’in Nasyonal Sosyalizmi, 1939’dan itibaren İspanya’da Francisco Franco’nun falanjizmi, 1933’den itibaren Portekiz’de Salazar diktatörlüğü hüküm sürmektedir.

Atatürk’ün önderliğindeki genç Türkiye Cumhuriyeti ise bir taraftan emperyalistlerin kışkırttığı Şeyh Sait, Dersim, Menemen olayı gibi bölücü ve irticai iç ayaklanmalarla uğraşırken, bir taraftan da ekonomik ve siyasi devrimleri yaşama geçirmektedir.

1930’LARIN CHP’Sİ!

Başta Atatürk olmak üzere 1930’lu yılların devrimcileri “Demokrasi ve özgürlüğü savunuyoruz.” gibi sadece sözde kalan söylemlerle hareket etmemişler; o günlerin ağır koşullarında imkansız gibi gözüken yasalarla demokrasi ve özgürlüğü inşaa etmek için çaba göstermişlerdir.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun sadakat yemini ettiği Anayasanın 174’üncü maddesinde yazılı olan devrim yasaları, işte bu çabalar sonucu yaşama geçirilmiş yasalardan sadece bir kaçıdır.

Demokrasi ve özgürlük için mücadele eden Atatürk’ün genel başkanlığındaki CHP, bu yasalarla da yetinmemiştir. Fransa, İtalya, Romanya, Yugoslavya, İsviçre ve Çin başta olmak üzere bir çok ülkede kadının seçme ve seçilme hakkı bulunmazken Türk kadınına seçme ve seçilme hakkını veren iki ayrı devrim yasasını yaşama geçirmişlerdir.

Eğitim, sağlık, hukuk alanındaki devrim yasaları hep bu döneme aittir.

Hatay, 1930’lu yıllarda demokrasiye ve özgürlüğe kavuşmuş ve ana vatanla birleşmiştir.

Türkiye Cumhuriyetinin 1930’lu yıllardaki demokrasi ve özgürlükle ilgili kazanımları saymakla bitmez. Bununla ilgili bilgi ve belgeler devlet arşivinde bulunmakla birlikte; CHP’nin Söğütözü'ndeki Genel Merkez binası arşivinde de bulunmaktadır.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun daha önceki “Dersim İsyanı” ile ilgili sarf ettiği sözlerin bir gaflet ve dalalet ürünü olmadığı, Atatürk’lü 1930’lu yılların dolayısıyla Atatürk devrimlerinin Kılıçdaroğlu tarafından da benimsenmediği, Diyarbakırda sarf edilen sözlerle de artık iyice açıklığa kavuşmuştur.

İSTİFA ETMESİ ZORUNLU!

Son dönemlerde Atatürk karşıtlarına prim ve güç verilmesinin, tutarsız ve ilkesiz siyaset izlenmesinin nedenleri artık bellidir. Cumhurbaşkanlığı makamına Atatürk’ün katli için fetva veren son şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi ile birlikte Kahire'ye gittiği iddia edilen Yozgat'lı müderris İhsan Efendi'nin oğlunun aday gösterilmesi de Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu anlayışının ürünüdür.

Ama artık yeter!

CHP’nin Genel Başkanının ayrılıkçı akım yanlıları ile irtica yanlılarına hoş görünmek gibi bir görevi bulunmamaktadır.

CHP’nin, ülkenin daha fazla zarar görmemesi için Kılıçdaroğlu’nun Türk halkından derhal özür dilemesi ve CHP Genel Başkanlığından istifa etmesi zorunludur.

Tayfun İÇLİ - 23 Haziran 2014 - Aydınlık

Son Yazılar