ufuk soylemez225

‘Çocuk hırsızlarının’ Gezi’de işi ne?

Yurt genelinde milyonların ayağa kalktığı demokrasi tarihimizde bir ilk olan

Haziran direnişinin,1’inci yılında yine görülmemiş polis devleti şiddeti uygulandı maalesef.

Buna rağmen yurdun dört bir yanında binlerce vatansever, Cumhuriyetçi, milli ve demokrat insanımız, kadın-erken, yaşlı-genç hep birlikte baskıya, hukuksuzluğa, yolsuzluğa ve anti demokratik tüm uygulamalara karşı demokratik itirazlarını ve tepkilerini barışçı bir şekilde ortaya koymaya çalıştılar.

“Gezi” ile sembolleşen bu büyük demokratik halk direnişine, bu yıl fırsatçı bazı “adı var kendi yok” sözde “örgütçükler” ile, asker-polis katili, çocuk hırsızı, eli kanlı bölücü terör örgütünün elemanları gölge düşürmeye çalıştılar.

Bayraksız-vatansız, Atatürk’süz sözde örgütçükler ile, çocuk hırsızı bölücü terör örgütünün militanları özellikle İstanbul’da tabiri caizse milletten “rol çalmaya” çalıştılar.

Etki ajanı, gayrı-milli medyanın “sözde” haber kanalları, ırkçı-bölücü terör örgütünün başının “mektupçubaşı” olan kravatlı bir PKK’lıyı gezinin “ucuz kahramanı” yapmaya çalıştı ısrarla.

Eline bir demet çiçek alıp, Anayasal dokunulmazlığına sığınarak, Taksim meydana girip, kişisel şov yapan bu kravatlı PKK’lı ve “Her yer Lice” diye slogan atan diğer bölücü militanlar, Gezi direnişinin atmosferini zehirleyip, ruhunu öldürmeye çalıştılar.

Halbuki, 2013 yılında meydanlara çıkan milyonların elinde Atatürk resimleri ve Türk Bayrakları, dillerinde ise, “Mustafa Kemal’in Askerleriyiz” ve “Hükümet İstifa” sloganları vardı.

Emniyet Genel Müdürlüğü bile gözaltına alınan 6.000’e yakın insanımızın %78’inin kendisini ulusalcı-laik ve Atatürkçü olarak tanımladığını, %12’sinin ise muhalefet partilerine mensup olduğunu açıklamıştı.

Sadece İstanbul’da sahneye çıkabilen bu bayraksız vatansız sözde solcuların ve çocuk hırsızı, asker-polis katili bölücü terör örgütü PKK’nın sivil uzantılarının ortalığa dökülmesi, bu harekete fiilen veya gönülden katılan, katkı veren vatanına bağlı insanlarımızı son derecede rahatsız etti ve haklı tepkilerine neden oldu.

13-17 yaş arasında 2.350 çocuğu kandırarak, beynini yıkayarak veya zoraki dağa çıkaran ve Cumhuriyetimize ve milletimizin birliğine silah çeken, birer eli kanlı militana dönüştürmek isteyen bölücü örgütün, kravatlı elemanlarının, gezi direnişine gölge düşüren bu şovlarından hepimiz rahatsız olduk.

Gezi direnişi millidir, Atatürkçüdür, Cumhuriyetçidir, laiktir ve demokrattır.

İstanbul dışında hiçbir yerde kalabalığa karışamayan bu kışkırtıcı, fırsatçı ve bölücülere fırsat vermemek ve teşhir etmek gerekiyor.

Daha önce de yazdığım cümleleri bu vesileyle bir kez daha tekrarlamak istiyorum; “gezi ruhu” diye yazıp - konuşarak ve şov yaparak, bu büyük Atatürkçü, millici yurtsever demokratik direnişi, bayraksız ve vatansız sözde solcuların da bölücü - kürtçü ayrılıkçıların da sahiplenmeye çalışmaları nafile ve gayrı ciddi bir çabadır.

Bu tiplere, Atatürkçü, Cumhuriyetçi ve Millici Haziran direnişini, artık gölgelemeyin, haydi başka kapıya bakalım, demekten başka bir şey söylenemez.

Çünkü, Soros solcularına, bölücü ve kürtçülere, Atatürksüz, bayraksız vatansız sözde solculara buradan ekmek çıkmaz.

Çünkü Haziran direnişi yüzdeyüz millidir, yüzdeyüz yerlidir, Atatürkçü’dür,yurtseverdir, Ulusalcıdır ve öyle de devam edecektir.

Ufuk SÖYLEMEZ - 03 Haziran 2014 - Aydınlık

Son Yazılar