kemal dervis vatanin bolunmesi icin geliyor

‘Derviş’ uçmaz, müritleri uçurur!

Haklarını teslim etmek lazım.

Türkiye’yi sıcak paraya mahkum eden, özel sektörün dış borçlarını Hazine garantisi vererek millete ödeten, Türk Bankacılık sistemini korumak rehabilite etmek, yeniden yapılandırmak, birleştirmek ve sermaye destekleri sağlamak yerine IMF ile birlikte batırarak tasfiye etmek gibi “masum” politikaların mimarı bir isim olan K. Derviş’in Türkiye’deki müritleri çok vefalı çıktılar.

Ülkede ne zaman bir iktidar alternatifi ya da bir önemli makam için isim arayışı başlasa, uluslararası sıcak para tacirleri, IMF ve dış odaklar Türkiye’de kendi düzenlerini aynen devam ettirecek bu tür isimleri hemen tedavüle sürüyorlar.

Türk siyasetinin erdemli ve nezaket dolu ismi rahmetli Sn. Bülent Ecevit’in “siyasal yaşamımdaki en büyük pişmanlığım” dediği K. Derviş, bu sebeple yine çıkarcı holding medyası tarafından parlatılıp, bu kez CHP’ye yamanmaya çalışılıyor.

“Sosyal demokrat” olduğunu her defasında papağan gibi tekrarlayan K. Derviş’in müritlerine, Libya’yı bombalayan Fransa Cumhurbaşkanı F. Hollande’ın da, T. Erdoğan’ın “akili” Kadir İnanır”ın da “sosyal demokratım” dediklerini öncelikle hatırlatmak isterim.

Sosyal demokrasi, IMF ve Dünya Bankası politikalarının “enstrümanı” olmuş böyle isimlere mi kaldı? Kaldı ki, her Türkiye’ye gelişinde CHP’ye yamanmak istenen bu ismin, K.Kılıçdaroğlu ile görüşmesi ve bunun geçmişin “Kartel Medyası” tarafından allanıp-pullanarak servis edilmesi, kime ve neye hizmet ediyor acaba?

Halbuki, emek yerine uluslararası sermayeyi, üretim yerine ithalatı ikame eden IMF politikalarının bir numaralı uygulayıcısı olan böyle isimlerin, eşitlik - emek - üretim - ekonomik büyüme vb. gibi ülkesinin üretim dinamiklerini savunan hiçbir muhalefet partisinde artık kolay kolay yer bulamaması gerekmiyor mu?

Bizim sözde “sivil” toplum kuruluşlarımız, üniversitelerimiz, pazarlanmak istenilen bu türden “hormonlu” isimlere pek bir rağbet ederler nedense. Artık çıkarcı holding medyasının yayınlarının psikolojik olarak etkisinde kalarak mı, yoksa aşağılık kompleksi içinde oldukları için mi bilemiyorum doğrusu. Derviş son gelişinde yine bir özel üniversitede konuşma yapmış. Günah çıkarmış.

2001 krizi sürecinde T.C. Ziraat ve T. Halk Bankaları’nın özelleştirmesine karşı çıktığını söyleyerek, ucuz populizm yapmış.

Bir yandan kriz koşullarında yükselen toplumsal muhalefet nedeniyle, öte yandan bu milli bankaları satmayı esasında “çok istemesine rağmen” koşulların elvermemesi nedeniyle satamadığını adeta itiraf etmiş. Özelleştirmeyi “sat-kurtul” kabalığına indirgeyen, böyle bir IMF - ABD muhibinin hala millete pazarlanmaya çalışılmasını anlamak mümkün değil elbette.

K. Derviş seçilmeden, ABD’den atanarak ekonomiden sorumlu devlet bakanı yapıldığında 2 milyar doları bile bulmayan sıcak para bugün 140 milyar doları aşmış durumda. Ülkenin borçları da, insanımızın kredi kartı ve tüketici kart borçlanması da, anormal boyutlara gelmiş.

Tütünden - pamuğa tarım perişan olmuş, %6 - 7’lerde olan işsizlik %11’lere çıkmış, %2 olan cari açık %7 - 8’lere fırlamış ve büyüme yüzde 3’e inmiş. Ama CHP, çareyi IMF’ci, sıcak paracı K. Derviş’te arıyor.

Bugün sıcak para politikalarının, cari açığın, işsizliğin, ithalata dayalı aşırı borçlanmanın ve tüketimin ülkeyi getirdiği nokta işte bu IMF müridi ile onun içimizdeki müritlerinin politikalarının eseridir.

Geçmişte de yazıp söylediklerimizi bir kez daha tekrar ediyoruz;

CHP içine sızmış, bazı “Derviş” müritlerinin DSP ve Sn. Ecevit’in başına ördükleri çorabı, şimdilerde CHP ve Sn. Kılıçdaroğlu’nun başına geçirme çabalarını ibretle ve hayretle izliyoruz.

Umuyor ve diliyoruz ki, Sn. Kılıçdaroğlu, çıkarcı holding medyası - IMF ve CHP içindeki “Derviş müritlerinin” bu tuzağına düşmez.

Bu millet, milli ekonominin ve ekmeğinin düşmanlarını tanıyor. Bu senaryoları ve tiyatroları asla bir kez daha izlemek istemiyor.

Bu böyle biline...

Ufuk SÖYLEMEZ - 27 Mayıs 2014 - Aydınlık

Son Yazılar