ismail besikci225

Bölücüler Lozan’a ve Kuvayi Milliye’ye düşman!

‘Amerikancı PKK’nın kuyruğunda dolaşanlar, ürkek tavır alanlar,

yan yana duranlar, eylem birlikteliği içinde bulunanlar tarihi bir yanılgı ve hata içindedirler. Yapılması gereken, PKK ve bölücüleri tecrit etmek ve yalnız bırakmaktır.

Türkiye’de PKK başta olmak üzere “Kürtçü” bölücü örgütleri birleştiren ana eksen emperyalizmdir. İstisnasız hepsinin amacı, emperyalizme dayanarak “kurtulmak” hülyalarıyla Kürtleri kullanmak.

Türkiye içinde faaliyet gösteren Abdullah Öcalan’ın PKK’sı, Kemal Burkay’ın HAK-PAR’ı (TKSP- 1984’ten itibaren PSK-Özgürlük Yolu grubu), İbrahim Güçlü ve Hatice Yurttaş çevrelerinden Rızgari- Ala Rızgari Grubu, TEVGER çevresi, Barzanicilerin T-KDP (Türkiye Kürdistanı Demokrat Partisi) ABD emperyalizminin Türkiye içindeki “beşinci kolları” olarak görev üstlenmişlerdir. Adı anılan örgütlerin hepsinin ortak paydası Türkiye düşmanlığıdır.

İsmail Beşikçi’nin yarattığı tahribat!

İsmail Beşikçi, Lozan karşısında Sevr’i, Mustafa Kemal karşısında Şeyh Sait’i savunması ve bunu Kürtçülere empoze etmesiyle ünlüdür. Tüm dikkatini İran, Irak, Suriye ve Türkiye’nin nasıl bölüneceğine yoğunlaştıran Beşikçi, katıldığı uluslararası sempozyumlarda “Kürtçülüğün Esasları” üzerine konferanslar vermektedir.

Biz İsmail Beşikçi’yi ilk defa Nisan 1969 yılında Doğan Yayınları’ndan çıkan “Doğuda Değişim ve Yapısal Sorunlar” ile yine “e yayınları”nın Temmuz 1969 yılında çıkarttığı “Doğu Anadolu’nun Düzeni” kitaplarıyla tanımaya başladık.

Bu kitaplarında, göçebe Kürt aşiretlerinin yapısı, yaşamları, ağalık düzeni, toprak dağılımı, feodal yapının (sosyo-ekonomik) nesnel durumu üzerine araştırmalarını okumuştuk. Kürtçülüğün nüvelerini de satır aralarında gözlemlemiştik.

Yine kendisini, 12 Mart 1971’de Diyarbakır Cezaevi’nde ocak komününde DDKO davası sanıklarına Kürtçe savunma yapmasını önermesiyle tanıdık.

ismail besikci

Ancak, Sayın Beşikçi’nin “Devletlerarası Sömürge Kürdistan” kitabı ve onu takip eden (toplam 42 kitabı bulunmaktadır) diğer kitapları, PKK başta olmak üzere Kemal Burkay’ın TKSP’sini derinden etkilemiş ve onların emperyalist devletlere yaslanarak “kurtuluş” çabaları içine girmelerine yardımcı omuştur. Sayın Beşikçi açıkça ve sürekli olarak Kürtçülere, emperyalizmle işbirliği yapın tavsiyelerinde bulunarak büyük yanlış yapıyor.

Sayın Beşikçi, sömürge teorisinin altyapısının oluşmasında yadsınamayacak bir yere sahiptir. Kürtçü grupların yanı sıra Türkiye solunun belli kesimlerini de etkilemiştir.

“Türk milletinden Kürtler ayrılmalıdır” düsturu üzerine yoğunlaşan Beşikçi, ulus-devletin yerleşmesine de karşıdır. Türk-Kürt yakınlaşmasına ve bu yöndeki çabalara ise tahammülü yoktur.

‘Kürdistan’a alıştırma!

Bölücü hareketler ABD emperyalizminin psikolojik savaş araçlarını sonuna kadar kullanıyorlar. Bölünmenin “zorunluluk” olduğunu ve artık bir arada yaşamanın imkânsızlığını kanıtlamak istemektedirler.

Kopuş fikrinin yerleşmesi, Türkiye’ye yabancılaştırmakla mümkündür. Bunun için de ortak vatan, ortak tarih, ortak yaşam, ortak karar ve ortak olan her şeyin anlamsız hale getirilmesi gerekiyor.

Şimdi yapılan çalışmaların özü ise tüm Türkiye’yi alıştıra alıştıra “Kürdistan”ı vazgeçilmez olgu haline getirmek. Kamuoyunda “Kürdistan” ı normalleştirerek olumlu algı yaratmak.

Bölücülerin hepsi Amerikancı!

PKK ve bölücüler, 21. yüzyılı Kürt ayrılıkçılığının yüzyılı olarak değerlendirirler. Bu bağlamda, ABD’nin Irak’ı işgalini tüm Kürtçü örgütler tarihi fırsat olarak değerlendirmişlerdir. Bu noktada sayısız örnek vermek mümkün! Ancak biz şimdilik biriyle yetiniyoruz: Kürtçü internet sitelerinden Nasname’de Hüseyin Turhallı şöyle demektedir:

“Dünyanın küreselleşme sürecine girdiği 21. Asır Kürdlere büyük olanaklar sunuyordu. Ancak bu olanakları ustaca değerlendirecek organize bir güce ihtiyaç vardı. ABD’nin Irak’ı işgal etmesiyle birlikte böyle bir gücün oluşmasının muazzam olanakları oluştu. Güney Kürdistan’lı güçler, aralarındaki husumet ve rekabeti işbirliğine çevirerek bağımsızlık düzeyinde bir statü elde ettiler. On yıl öncesinde bir çuval una muhtaç olan Güney Kürdistan bu işbirliğinin yarattığı fırsatlarla şimdi Dubai ile yarışıyor. Ne yazık ki bu muazzam gelişmeyi Kuzey Kürdleri görmezden geldi, küçümsedi. Güneyli güçler de siyasal anlamda yeterince değerlendiremedi.”

Lozan düşmanlığı!

ABD-AB emperyalizmi neyi hedef alıyorsa aynı doğrultuya bölücüler ve maceracı sol da saldırıyor.

“21. yüzyılda Kürtlerin Geleceği ve Perspektifleri” adlı bir konferansta Sayın Beşikçi,

“Lozan Türkiye’nin tapusudur. Ama Kürtler için nedir? Lozan Kürtler için köleliktir. Köleliğin yaşama geçirilmesidir. Ya da 19 Mayıs 1919, Mustafa Kemal’in Samsun’a çıktığı gün. Türkler için milli mücadele, Pontus için bir yıkımdır, bir katliamdır.”

Kuvayi Milliye düşmanlığı!

Türkiye’nin antiemperyalist demokratik değerlerine düşman olanlar tabii olarak İstiklal Harbi’mizin kahraman savaşçıları olan Kuvayi Milliye’ye de düşman olacaklardır. Emperyalizmin yönlendirdiği maceracı sol ve bilumum bölücülerden başka ne beklenir!

Bölücülerin fikir babalarından İsmail Beşikçi, Kuvayi Milliye’nin oluşturulmasını şöyle açıklıyor:

“Kuvayı Milliye, Ermenilerin, Rumların, kendi topraklarına dönüp mallarına-mülklerine tekrar sahip olmalarına engel olmak için kurulmuştu. Kuvayı Milliye örgütlenmesinin de savaşının da temel nedeni budur.”

Sonuç :

Kısaca ele aldığımız konuyu ileride dergi sayfalarımızda etraflı olarak inceleyeceğiz. Ancak şu kadarını söyleyebiliriz. Kendisine sol, sosyalist, komünist ismini verenlerin, ABD-AB emperyalizminin kucağında büyüyüp beslenen bölücülere arka çıkması kabul edilemez.

Amerikancı PKK’nın kuyruğunda dolaşanlar, ürkek tavır alanlar, yan yana duranlar, eylem birlikteliği içinde bulunanlar tarihi bir yanılgı ve hata içindedirler. Yapılması gereken, PKK ve bölücüleri tecrit etmek ve yalnız bırakmaktır.

Dr. İsmail Beşikçi’ye ise söylenecek bir şey yoktur. Türkiye’ye verdiği zararla anılacaktır.

Murat İNCE - 18 Mayıs 2014 - Aydınlık

boluculer lozana kuvayi milliyeye dusman

Son Yazılar