ufuk soylemez225

Arslanlı yola çıkmaz, Ulusal Kanal’da konuşmaz!

Arslanlı yola çıkmaz, Ulusal Kanal’da konuşmaz,

kumpasa karşı durmaz, hem kokmaz, hem bulaşmaz, böyle de aday olmaz!

Cumhurbaşkanlığı seçimi için aday isimleri ortaya atılıyor.

Kimisi isminin tartışılmasını istiyor, gündemde yer işgal etmeye çalışıyor. Kimisi ahbap-çavuş ilişkileri ile sütre gerisinden partilerde kulis yapmaya çalışıyor.

Hakkım mı, haddim mi demeden her koltuğa adaylığı kendine layık görüyor.

Beni asıl şaşırtan bir kısmını yakından tanıdığım ve sevdiğim bazı gazeteci ve yazarların bu isimlerin -bize artık gına getirmiş olan- bu şahsi ikbal arayışılarına ve taktiklerine şu veya bu şekilde teşne olmaları.

Ortada mevzubahis olan herhangi bir koltuğa aday pazarlamak değildir.

Mesele Türkiye Cumhuriyeti meselesidir.

Çünkü, hepimizin istikbalini de, istiklalini de doğrudan ilgilendiren çok önemli bir görev Cumhurbaşkanlığı!

Öte yandan, ortak aday, çatı adayı gibi öneriler ise sevindirici ve yüreklendirici. Hem MHP liderinin önerisi, hem de CHP liderinin, buna ilke olarak yapıcı ve olumlu yaklaşımı, hepimizde bir heyecan ve umut yarattı doğrusu.

CHP ve MHP’nin parti adayı olacak bir isim - çok değerli de olsa - istenilen ittifakı ve desteği sağlayamayabilir.

Önemli olan, Merkez seçmenlerin (merkez sağ -sol), millici kesimlerin ve bölücülüğe karşı olan Kürt kökenli yurttaşlarımızın da gönül rahatlığı ile oy ve destek vereceği bir Milli Merkez, bir Türkiye cephesi adayının etrafında birleşebilmektir.

Israrla ve tekraren yazıp konuşuyorum. Sağ-sol demeden, Alevi-Sünni ya da Kürt -Türk ayırmaksızın oluşturacağımız geniş bir paydada, bir Türkiye Cephesinin çatı adayını, milli duruşu olan ortak adayını belirlemeliyiz.

Hukukun üstünlüğüne inanan, demokrat, misak-ı milliye ve Atatürk Cumhuriyetine gönülden bağlı, toparlayıcı, kucaklayıcı, tecrübeli, sağduyulu, tanınan ve sevilen bir ismin etrafında önyargılarımızı ve kişisel hesaplarımızı geride bırakarak, ortak milli çatı adayımız olarak, ittifak ederek güçbirliği yapmalıyız.

Yeni Cumhurbaşkanı, “kasetin var” diyenin arkasından yürüyüp, toplantıyı terkederek, makamının itibarını “sıfırlayacak” birisi olmamalıdır artık.

Diğer yandan, Ulusal Kanal'a çıkmaktan bile çekinen, kafasını kuma gömen, Silivri’de - Hasdal’da yaşanan kumpasa karşı tek söz bile etmeyen / edemeyen, Arslanlı yolda milletin yanında olmayan, kerameti kendinden menkul, fırsatçı, çıkarcı isimlerin, Cumhurbaşkanlığı adayı olarak pazarlanmaya çalışılması, bu millete de, demokrasimize de, Cumhuriyetimize de yapılacak en büyük haksızlık ve aymazlık olur.

Evet, sivri, köşeli, militan ve partizan bir isim olmasın, ama kokmaz-bulaşmaz “uyanık” fırsatçı ve çıkarcı birisi de olmasın lütfen!

Ufuk SÖYLEMEZ - 12 Mayıs 2014 - Aydınlık

Son Yazılar