oktay yildirim

Bir şehit daha!

Haftanın Talebi!

Başbakan'ın sözde soykırım iddialarına destek olan taziye mesajı yetmedi. Bakın Yeni Şafak'tan Atilla Yayla daha neler istiyor. "Neler yapılabilir? Üç şeyden söz edebilirim. İlk olarak, 1915 olaylarında hayatını kaybeden Ermenilerin torunlarına, istiyorlarsa, T. C. vatandaşlığına geçme ve Türkiye'de yaşama imkânı verilebilir. İkinci olarak, Ermenistan ile sınır açılabilir. Sınırın açılması Ermenistan-Azerbaycan ihtilafının çözümünü zorlaştırmaz, kolaylaştırır. Ermenistan bu kapının açılmasına çok muhtaç. Ticarî ve turistik ilişkilerin gelişmesi tarafların birbirini anlamasını kolaylaştırır. Son olarak, mülkiyet hakları konusunda bazı adımlar atılabilir. Mallarının gasp edildiği ispatlanan Ermenilerin torunlarına sembolik tazminatlar ödenebilir ve toprak-mal iadesi gibi jestler yapılabilir."(1 Mayıs 2014)

Bir sorsanız daha var mı? Çekinmesin söylesin...

HAFTANIN EN DAHİYANE ÇÖZÜMÜ!

O, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı... Ayşenur İslam... Çocuk istismarı ve cinayetler konusundaki çözüm önerisi şu: "Annelere çok basit bir şey öğretebilirim. Çocuklara çığlık atmayı öğretmeleri gerekiyor. İstemedikleri bir durumla karşılaştıklarında çocuklarımızın çığlık atması gerekiyor, etrafı haberdar edebilmeleri için."

Belli... Muhtemelen AKP kadrolarındaki en zeki kişilerden biri olduğu için Bakan yaptılar zaten. Bakan'ın yukarıdaki eylem önerisi dışında düşünme önerisi de var. O da şöyle: "Bu faciaları ortaya çıkaran failler, bizim ülkemize uzaydan gelmiyor. Bu toplumda yetişiyorlar. Bu nasıl oluyor? Bizim toplumumuz bu insan tipini nasıl yaratıyor? Aslında düşünmemiz gereken soru temelinde bu."(1 Mayıs 2014)

İnsanın çığlık atası geliyor... Böyle olur AKP'nin Bakanı...

BİR ŞEHİT DAHA!

Ailesine, şöyle demişti: "Kızıma hapiste olduğumu söylemeyin. Gizli görevde deyin..."

Balyoz davasından dolayı hapsedilmişti. Binlerce çelişkiden oluşan uydurma dijital belgelerle suçlanmıştı. Haklıydı ama hapisteydi. Çok ağırına gidiyordu. En son 26 Nisan günü açık görüşte ailesinin gözlerinin önünde yığıldı. Beyin kanaması geçiriyordu. Kaldırıldığı hastanede tam beş gün boyunca direndi ölüme. Ve 1 Mayıs günü... Türk bayraklarının meydanlara çıkması için bile kavga edildiği bir gün... O sonsuzluğa yürüdü.

Albay Murat Özenalp hayatını kaybetti... Aslında öldürüldü... Şehittir... Işıklar içindedir...

HAFTANIN MEKTUBU!

Öyle bildiğiniz mektuplardan değil... Sarı zarfla gönderiliyor. Toplam 1800 kişiye. Bunların 300'ü sanık, 1500'ü avukat. Zarfın içinden bir DVD çıkıyor. Gelen yazıya göre bu, Ergenekon davasının gerekçeli kararı.

Ama...

Gerekçeli karar yazılı ve her sayfası imzalı ve mühürlü olur. Bu değil.

Gerekçeli karar görevli mahkeme tarafından yazılır. Bu değil.

Gerekçeli kararı yetkili hakimler yazar. Bunu değil.

Gerekçeli karar mahkeme bittikten en fazla 15 gün içinde açıklanır. Bu değil.

Gerekçeli karar "Türk Milleti adına" diye başlar. Bu değil.

Gerekçeli karar mantığa ve hukuka uygun olur. Bu değil.

Gerekçeli karar korsan bildiri gibi gazetecilere elden dağıtılmaz, UYAP'a yüklenir. Bu değil.

Gerekçeli kararda mahıkeme üyeleri kendi savunmalarını yapmaz. Bunda değil.

Karar değil, ama bildiğiniz mektuplardan da değil.

HAFTANIN İFTİRASI!

Hep aynı pespaye yöntem... Bakın yine ne yaptılar: "Halk TV'de ilk programını yapan Ayşenur Arslan hedef gösterildi. Ayşenur Arslan'ın program sırasında "Beşiktaş'ta havada helikopter dolaşıyor" altyazısı fotomontajla "Beşiktaş'ta helikopter havadan taş atıyor" şeklinde değiştirildi. Ardından söz konusu montaj AKP Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar tarafından paylaşıldı. Tayyar'ın paylaştığı görüntüyü hükümet yanlısı siteler gerçekmiş gibi haberleştirerek Arslan'ı hedef gösterdi." (Odatv, 1 Mayıs 2014)

Ne diyelim, pek yakışmış...

HAFTANIN UTANCI!

Diyarbakır'ın Lice ilçesinde PKK tarafından kaçırılan 2 uzman çavuş, HDP'li heyet tarafından alınarak Lice Kaymakamlığı'na teslim edildi. HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, İdris Baluken ve HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder tarafından alınan uzman çavuşlar Lice Kaymakamlığı'na getirildi. Lice ilçesinde 26 Nisan'da Abalı Jandarma Karakolu'ndaki inşaatı protesto eden grubun, izinsiz gösterisi sırasında Diyarbakır-Bingöl karayolu trafiğe kapatılmış, bunun üzerine mahsur kalan yolcu otobüsündeki iki uzman çavuş terör örgütü tarafından kaçırılmıştı.

Biri kaçırdı, diğeri getirdi. Ya devlet, o neredeydi?

HAFTANIN TEKLİFİ!

Teklifi, Bugün'den Nuh Gönültaş yapıyor:

"Türkiye'yi Esed'e karşı Alman Patriot Füzeleri korumuyor olsa, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Almanya Cumhurbaşkanı'na karşı sert çıkışını alkışlayabilirdim! Şimdi Sayın Başbakan'a bir teklifim var: -Madem Almanya Cumhurbaşkanı buraya kadar gelip Türkiye'nin iç işlerine müdahale eden bir konuşma yaptı. Siz de önümüzdeki günlerde yapacağınız Almanya seyahatinde oradaki Türkler'e yapacağınız konuşmada Almanya'ya haddini bildirin. Ya da Mitingde Türk'e Türk propagandası yapmak yerine Almanya Cumhurbaşkanı gibi gidin bir Alman Üniversitesi'ne orada Almanlar'a söyleyin ne söyleyecekseniz. Ya da madem kimseyi iç işlerimize karıştırmayacaksınız: NATO'dan çıkın... Almanya'nın Patriotları'nı da geri gönderin. Malatya'daki dinleme ve izleme üssünü kapatın." (2 Mayıs 2014)

HAFTANIN EN BALLI İHALESİ!

Türkiye'de aynı alanda onlarca firma olmasına rağmen ihaleye sadece bir firma katıldı. Muhammen bedel 945 milyon dolardı ama o 751 milyon dolara işi bağladı. TMSF'nin el koyduğu BMC bu koşullarda Ethem Sancak'a satıldı. Belediyeler için otobüs, Türk Ordusu için Kirpi isimli mayına karşı dayanıklı araç ve yine devlet kurumlarının kullandığı büyük akaryakıt ikmal tankerleri üretiyor. Aslında şirkete nasıl olup da TMSF tarafından el konulduğu da en az nasıl satıldığı kadar tartışmalı. Altın yumurtlayan tavuk, Çukurova'dan alındı ve 30 Mart gecesi Tayyip Erdoğan'ın aile fotoğrafına giren Ethem Sancak'a verildi...

Kandil geceleri elini açıp Allah'tan, mesela borçlarını ödeyebilmek için kazanç dileyen ve AKP'ye oy veren kardeşlerimizin dikkatine sunarım...

HAFTANIN SORUSU!

Habere göre Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı çocuk gelinler konusunda bir kanun hazırlığı yapıyormuş. Bundan böyle sadece 15 yaş altındaki çocukların değil, 16 ve 17 yaşlarındaki çocukların zorla evlendirilmesi de "nitelikli cinsel istismar" suçu sayılacakmış. Buraya kadar sorun yok da...

Bu ülkenin Cumhurbaşkanı evlendiğinde kendisi 30 eşi 14 yaşında değil miydi?

"Onun evlendiği sırada bu kanun yoktu" denilebilir. Ama bu, ortadaki durumu ahlaki olarak izah etmeye yeter mi?

HAFTANIN YAĞ REKORTMENİ!

"Çakallar sürüsü Anayasa Mahkemesi'nden aldığı çok özel izin sayesinde, twitter üzerinden Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı'na ve ona oy veren milyonlarca insana anıra anıra küfredecek ve kimse kılına dokunamayacak. Ben ve benim gibi yüzlerce köşe yazarı ise yaptığımız en küçük eleştiriden dolayı mahkeme kapılarında süründürüleceğiz." (Süleyman Özışık, İnternethaber, 2 Mayıs)

Haftanın yağ rekortmeninin siz seçin!

Her hafta, hangi sözünden dolayı, kimi yağ rekortmeni seçtiğinizi bize ulaştırın...

Önerilerinizi bekliyoruz...

e posta: This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Twitter: @medyaninhalleri #HaftaninYagRekortmeni

Faks: 0 212 251 55 06

Telefon: 0212 251 21 14 (dahili: 188)

Oktay YILDIRIM - 04 Mayıs 2014 - Aydınlık

Son Yazılar