1mayis2011 istanbul1 1

1 Mayıs’ta neden ulusal bayrak taşınır?

1 Mayıs geldiğinde bir tartışmadır başlar:

1 Mayıs Enternasyonal bir bayram; neden Türk bayrağı taşıyor, İstiklal Marşı okuyor, Kurtuluş Savaşı şehitleri ve Mustafa Kemal Atatürk için saygı duruşunda bulunuyoruz? İnceleyelim:

1 Mayıs, 1889 yılındaki İkinci Enternasyonal’de yapılan bir öneri üzerine 1890 yılından itibaren Emek Bayramı olarak kutlanmaya başlar.

Bildiğiniz üzere; Enternasyonal toplantıları, 19. yüzyılda dünya sosyalist ve komünist hareketinin buluştuğu ve kararlar aldığı toplantılardır. Enternasyonal’i bir parti olarak düşünebilirsiniz, belirli bir programı ve tüzüğü vardır.

Bu belgelerde der ki; temel çelişme, emek ve sermaye arasındaki çelişmedir. Bu sebeple dünya sermayesinin vatanı olmadığı için, dünya emekçilerinin de vatanı tüm dünyadır. Din, dil, ırk ayrımı yapmaz. Zaten bu harekette toplam olarak sınıfların ve sınırların olmadığı bir dünya özlemi içindedir. (Bu fikre katılmamak mümkün değil.)

19. yüzyılın sonlarında yapılan bu tahlil üzerinden geçen iki dünya savaşı başta olmak üzere birçok olayın -uluslaşma hareketleri, kapitalizmin vahşileşmesi vb.- neticesinde değişmiştir. Son tahlilde bu değişimi tespit eden ise Sovyet Devrimi’nin lideri V.İ. Lenin’dir. Ve der ki “Emperyalizm çağında temel çelişme, emek ve sermaye arasındaki çelişki değil; ezen ve ezilen uluslar arasındaki çelişmedir.”

İşte bu yeni belirleme pratik olarak birçok şeyi değiştirmiştir. Daha önceleri “bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” diyerek sermayenin gelişimini savunan kapitalistler bu sefer hızlı bir tekelleşmeye girişmiş, kendisinin yapmadığı üretimi engellemeye çalışmıştır.

Misal, hepimizin bildiği üzere Eskişehir’imizde “Devrim Arabaları” yapılmış, türlü oyunlar sonucu arabanın üretimi engellenmiş, “Bizde var kardeşim, neden 2 liraya almak varken 3 liraya üretiyorsunuz” denmiştir. Daha sonra tekelleşen büyük firmalar 2 liraya satacağız diye söz verdiği arabayı 20 liraya satmaya başlayınca köşeli jetonlarımız beynimizin orta lobuna iniş yapmış oldu. Gördüğünüz tabloda kazıklandığımız yetmezmiş gibi, ön Asya ve Balkanlar’a araba satma imkânı olan Eskişehir’in yüzünü sonsuza dek güldürecek olan bir imkândan mahrum kaldık. Neden? Emperyalizm, yani “tekelci kapitalizm” yüzünden! Bu da yetmezmiş gibi şimdiye kadar yüz binlerce insanı istihdam edecek olan bir sürecin de önüne geçmiş olduk.

Hal böyle olunca işin ucu işçilere de dayandı tabii! Fransa’daki Reno işçisi ile Eskişehir’deki hiç üretilmemiş “Devrim Arabaları” nın yarattığı işsizlik karşı karşıya geldi. Fransız işçisi yüksek ücretler alarak Türkiye emekçilerinden uzaklaştırıldı, Türkiye emekçi sınıfı da özelleştirmeler yoluyla emperyalizm düşmanı oldu. Biz emekçiler fark ettik ki ulusal sınırlarımız içinde bağımsız olmazsak köleden başka bir şey olamayız.

Bu sefer emekçiler, sloganlarından başlayarak ciddi bir tavır değişikliğine gitti.

Örneklerle gösterelim:

-KİT’ler (Kamu İktisadi Teşekkülleri) vatandır. Vatan satılmaz!

-Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye

-Özelleştirme değil, Kamulaştırma!

Zengin sınıflar için hâlâ sınırlar ya da vatan yok; ama işçilerin artık vatanı var. Onun en önemli sembolleri ise İstiklal Marşı, Türk Bayrağı ve ekmek yediği fabrikası. Üçünden herhangi birine yapılan saldırı onda ortak bir savunma mekanizmasını harekete geçirir. Bir işçi, köylünün Atatürk’e söylediği gibi “Düşman bu tarlanın sınırlarından içeri girene kadar benim düşmanım değildir” diyemez. Çünkü daha önce yaşadığı toplumsal pratik buna izin vermez. Hatırlayın, Tekel eylemleri ya da “Devrim Arabaları”nı izleyen Yatağan işçisinin direnişi.

Dikkatle bakın! Türkiye’nin bütün sorunlarının altında emeğe yapılan saldırlar vardır...

Enternasyonalizm birleştirir!

Toplam olarak bu sebeplerle dünyanın bütün işçileri 1 Mayıs’lar da Ulusal Bayraklarını dalgalandırır (Venezuela, Küba, Cezayir vd.)...

Buraya kadar, neden 1 Mayıs’larda işçiler ellerinden Türk bayrağını düşürmez anlatabildik umarım. Fakat tartışmaya devam edelim. Çünkü Türk bayrağı düşmanlığı yalnızca bu sebeplerle açıklanamaz. Türkiye solu bir de etnik milliyetçi hastalıklara tutulmuştur. Türk bayrağı açılmasına kızanlar, hatta bunun için miting alanlarını değiştirenler, Apo posterlerine, PKK bayraklarına özgürlük gözüyle bakmaktadır. Ya da kendi küçük gruplarının bayraklarını daha enternasyonal görmektedir. Bence burada bir terslik var. Enternasyonalizme inanan insanların birleşmek ve ezenler karşısında tek vücut olmak diye bir derdi olmalı. Yukarıda kurduğumuz denkleme göre, bunun ilk adımı bağımsız bir Türkiye olduğuna göre, neden kendi ulusal değerlerimize işçi sınıfımızın kabullendiği bayrağa düşmanlık edelim?

Daha birçok konu başlığında bu tartışmayı derinleştirebiliriz; fakat genel çizgileriyle benim fikrim bu yönde. Bu sebeple bu 1 Mayıs’ta Eskişehir’de Sıhhiye Meydan’ında olacağım. Bütün emek dostlarını da Sıhhiye Meydanı’na bekliyorum.

İşçi Partisi Eskişehir İl Başkanı
Zafer TEZCİ - 28 Nisan 2014 - Aydınlık

1mayista neden ulusal bayrak tasinir

 

Son Yazılar