ufuk soylemez225

Aziz Yıldırım hapsedilirse T. Erdoğan stadlara giremez!

Fenerbahçe Başkanı’na yapılan kumpas artık herkesin malumu.

Vicdanı ve mantığını, fanatizmine kurban etmeyen tüm futbolseverlerin ve yurttaşların artık gün gibi aşikar olan bu “F - Tipi kumpasa” karşı tepkisi ise çok büyük.

T. Erdoğan ve ona en yakın danışmanları ve yardımcıları da bu “kumpası” kamuoyuna, medya kanalıyla ve hatta miting meydanlarından (çok geç de kalmış olsalar) defalarca dile getirdiler.

Hatta bu cemaat görünümlü F-Tipi Örgütün, emniyet ve yargı başta olmak üzere tüm “paralel yapılanmasının” kararlılıkla üzerine gideceklerini, “inlerine” gireceklerini ilan ettiler.

Ancak şu an için “dağ fare doğurdu” diyebiliriz. Çünkü Türk adaletine ve emniyetine gölge düşüren, siyasallaştıran, demokrasi ve hukuk tarihine utanç verici karar, eylem ve usulsüzlükleriyle geçecek olan, bu F - Tipi kumpasın failleri, düzenleyicileri ve destekçileri hakkında aylardır somut ve hukuki bir adım atılabilmiş değil maalesef. Kumpasın mağduru TSK’nın kahraman mensupları ile Fenerbahçe ve Beşiktaş gibi mazisi şerefle dolu, köklü kulüplerimizin başkan ve yöneticileri, halen bu “kumpasın” bütün kötü ve kirli amaçlarının hedefi ve mağduru olmayı sürdürüyorlar.

Öte yandan, Soner Yalçın’dan, Doğu Perinçek’e, İlker Başbuğ’dan, Tuncay Özkan’a kadar bu haksızlığın ve kumpasın doğrudan hedefi olan vatansever, milli ve Cumhuriyetçi aydınlar “F-tipi” çetenin üzerine gidilmesinin haklılığını ve gerekliliğini vurguluyorlar. Dolayısıyla, bu konuda çok geniş paydalı bir kamuoyu beklentisi de oluşmuş vaziyette. Fakat T. Erdoğan’da “ses ver ama görüntü yok”. Birkaç elebaşı ve deşifre olmuş savcı ve emniyetçinin “görev yerleri” ve /veya “oturdukları odaların” değiştirilmesi dışında, ne başlatılmış ciddi hukuki ve etkili bir süreç var, ne de bu kumpasçı çetenin tezgahıyla mağdur edilen, hedef alınan hayatları, karartılmak istenen masum insanların mağduriyetini gidecek bir düzenleme var. T. Erdoğan, şark kurnazlığı ile F- Tipi çetenin kumpas kurduğu ve kendi işine de gelmeyen insanların süregelen mağduriyetine karşı, kafasını kuma gömerse, “haşhaşiler, paralel devlet, kumpas ya da çete bunlar çete” gibi laflarının hiçbir inandırıcılığı ve anlamı kalmaz.

İşte Fenerbahçe Başkanı Sn. Aziz Yıldırım’a yapılan kumpasın halen tüm hukuksuz sonuçlarıyla beraber fiilen uygulanması ve infazı sürüyor.

Yargıtay’da da yuvalandığı iddia edilen bu F-tipi elemanların bir taşla iki kuş vurmak istedikleri ise çok açık. Hem TSK ve Fenerbahçe gibi Cumhuriyetin yüz akı kurumlarını itibarsızlaştırarak, ele geçirmek ve düşmanlık yapmak, hem de bu sürece “bağırıp - çağırmanın” ötesinde hiçbir şey yapamayan T. Erdoğan’nın bu konudaki acziyeti ya da samimiyetsizliğini teşhir etmek. Açıkça söylüyor ve uyarıyorum; Eğer Sn. Aziz Yıldırım, baştan sona tezgah olduğu aşikar olan bu F- Tipi kumpasın halen ve aynen devamı neticesinde hapse girerse, T. Erdoğan ve hempaları, bir daha kolay kolay stadyumlara giremezler.

Milyonlarca taraftar zaten birçok stadyumda, Fenerlisi, Beşiktaşlısı, Cimbomlusu, Karşıyakalısı, Fethiyelisi, hep birlikte “Mustafa Kemalin Askerleriyiz” sloganları atarak, Cumhuriyete sahip çıkıyor, kumpasçıları lanetliyorlar.

Fenerbahçe taraftarları ve dernekleri “Adalete Fener Yak” isimli kampanya ve demokratik protesto yürüyüşleriyle bu mücadeleyi tüm kamuoyuna mal etmeyi başardılar. Fenerbahçenin, herşeye rağmen futbolda şampiyonluğuna bir adım kala, çok sevilen, defalarca ve ezici bir çoğunlukla demokratik usullerle seçilmiş olan Başkanı Sn. Aziz Yıldırım apar-topar, kumpasın devamı olarak hapsedilirse, kamu vicdanı yaralanacak ve taraftarlar büyük tepki ve üzüntü duyacaklardır. T. Erdoğan tezelden bu “kumpasa” karşı, hukuki ve yasal acil adımlar atmaz ise, kumpasçılarla birlikte hareket ettiği ve onların amaçlarıyla kendi çıkarlarının çakışması nedeniyle “tavşana kaç tazıya tut” dediği kanaati kesinlik kazanacaktır.

Zaten Fenerbahçe Kongresine müdahale amacıyla oğluyla yaptığı iddia edilen telefon görüşmeleri milletin aklında ve zihnindedir.

Ne F-Tipi kumpasçılar, ne de T. Erdoğan ve hempaları, Fenerbahçe’yi teslim alamazlar, yenemezler, yönetimini ele asla geçeremezler.

Sn. Aziz Yıldırım hapse girerse, T. Erdoğan bir daha stadlara giremez, ağır biçimde protesto edilir, sporu siyasi hırslarına kurban etmiş olur.

Bizden son kez uyarması, toplumsal barışı, sporun birleştiriciliğini, hukukun üstünlüğünü yerle bir edecek böyle bir adımın, vahim ve kalıcı olası, sonuçlarını ve tahribatını, herkesin sağduyuyla birkez daha düşünmesi gerekiyor!

Ufuk SÖYLEMEZ - 19 Nisan 2014 - Aydınlık

Son Yazılar