beyhan yildirim stefan liebich5 1

Sol Parti Milletvekili Stefan LİEBİCH, Gerilen ABD-Almanya İlişkilerini Değerlendirdi! (2)

‘Patriotları Türk hükümeti istedi!’

ABD’nin Füze Kalkanı son derece yanlış. NATO’ya “Hedefte kim var” diye sorduğunuz zaman bazıları “Rusya”, bazıları “İran” diyor. Bazıları da, “Hiç kimseyi, sadece teröristleri hedef alıyor” diyor. Kanımca burada daha çok ABD silah sanayisinin desteklenmesi fikri yatıyor. Harcanan paralar ziyan ediliyor.

Sol Parti Milletvekili, Meclis Dışişleri Komisyonu Üyesi Stefan Liebich, söyleşimizin ikinci bölümünde Patriot Füze Sistemleri, Almanya-ABD ilişkileri, Siyasal İslam konularına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Meclis’teki ofisinde sorularımızı yanıtlayan Liebich, “ABD’nin ve birçok ülkenin politikaları çifte standartlar içeriyor” dedi.

Beyhan YILDIRIM >>> Meclis’teki Patriot Batarya Sistemleri’nin Türkiye’ye konuşlanması oylamasında Sol Parti olarak karşı çıktınız. Neden karşı çıkıyorsunuz?

Stefan LİEBİCH >>> Erdoğan hükümeti Patriot Batarya Sistemleri’nin Türkiye- Suriye sınırına konuşlanmasını istediği zaman, Sol Parti olarak şunu söyledik: “Suriye tarafından Türkiye’ye atılan el bombaları, silahlı saldırılar var. Patriotlar el bombalarına karşı koyamaz. Sol Parti olarak, burada başka nedenler bulunduğunu tahmin ediyoruz. Şimdi biz, sadece Türk hükümetinin kendisini iyi hissetmek için silah ve füzeleri konuşlandırmak istedi diye bunları kabul edemeyiz.” Tekrar ediyorum, Patriotlar el bombalarına karşı mücadelede uygun bir silah değildir. O nedenle karşı çıkıyoruz.

Beyhan YILDIRIM >>> Biliyorsunuz, ABD’nin Füze Kalkanı da Tükiye-Malatya’da. Alman askerleri ve Patriotların olduğu yere uzak sayılmaz. Şunu biliyoruz: Patriotlar Türkiye’nin kendi talebi değildi. Daha çok ABD tarafından Erdoğan hükümetine dikte edildi. Hatta Erdoğan şunu söylemişti: “Biz ne Füze Kalkanı, ne de Patriotları talep edeceğiz. Benim bu konuda bilgim yok.” Daha sonra böyle bir talep gelince, Türk kamuoyu şaşırmıştı.

Stefan LİEBİCH >>> Ben, bu şekilde hatırlamıyorum meseleyi. O tarihlerde AKP yetkilileri açıktan, kamuoyu önünde Patriotları talep etmişlerdi. Hatta füzelerin ateşlenmesi yetkisini de Türk yetkililer istemişlerdi. NATO da haklı olarak bu talebe karşı çıkmıştı. Türk hükümeti Patriotları istiyordu, çok açık bir şekilde. Çekinceler daha çok diğer yönden gelmişti. Alman ve ABD yetkilileri şunu söylemişlerdi: “Yani, eğer müttefik bir ülke talep ediyorsa, karşı çıkmayalım.” Ancak bunlar benim olayları dışarıdan nasıl gördüğümdür. Çünkü ben kapalı kapılar ardında yapılan görüşmelere katılmadım. Size sadece izlenimimi söylemek istedim.

Beyhan YILDIRIM >>> Şimdi eğer gerçekten herhangi bir nedenden füze saldırısı olursa, o zaman Alman askerleri de karşılık vermek zorunda kalacaklar, kendimizi savaşın ortasında bulacağız. Siz asıl bu temel nedenden dolayı sevkiyata karşı çıkmıyor musunuz?

Stefan LİEBİCH >>> Bizim birçok nedenimiz var. En önemli neden, sizi koruyamayacağınızı bildiğiniz bir şeyle kendinizi asla koruyamazsınız. Eğer Suriye Türkiye’ye füze fırlatırsa, o zaman farklı bir durum sözkonusu olur. Ancak Türkiye’ye böyle bir saldırı olmadı. El bombalarıyla saldırılar oldu. El bombalarına ise Patriotlarla karşılık verilmez. İkinci neden ise, ki uluslararası koşullar artık bunu pek mümkün kılmıyor, Suriye’deki içsavaşa dışarıdan müdahale edilmesi fikridir. Sol Parti olarak buna kesinlikle karşıyız. Evet, Suriye’de korkunç şeyler oluyor. Ancak bize göre, dış müdahale durumu daha da kötüleştirir. Bir de Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nden bu yönde bir karar çıkmadığı sürece, yapılacak her müdahale devletler hukukuna aykırıdır. Eğer Alman askerleri olası bir savaşta yer alırsa, çok feci sonuçları olur. Ancak durum şu an çok farklı bir yönde seyrediyor. ABD ve Rusya, Suriye’deki kimyasal silahların imhası konusunda ortak hareket ettikten sonra, herhangi bir tarafın BM’nin onayı olmadan müdahale edeceğine ihtimal vermiyorum. Bu nedenle, bir dış müdahalenin zayıf bir ihtimal olduğunu umuyorum. Söylediğim ikinci neden hâlâ geçerlidir. Ancak asıl birinci neden önemlidir. Eğer Patriotların bir faydası yoksa, Alman askerlerinin de bölgeye gönderilmesine bir neden yok.

Beyhan YILDIRIM >>> Sizce ABD’nin Avrupa ve Türkiye’deki askeri mevcudiyeti tek kutuplu dünya düşüncesiyle ilgili mi? ABD, Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra hâlâ “Kalan tek süper güç benim” mi demek istiyor? Devletler sistemi çokkutuplu değil mi?

Stefan LİEBİCH >>> Evet, öyleydi. Sosyalist devletler düzeni dağıldıktan sonra, geriye sadece ABD kaldı. Bence Varşova Paktı dağıldıktan sonra NATO’nun yaşamaya devam etmesi hatadır. Avrupa Güvenlik Teşkilatı’nın bünyesinde yeni bir güvenlik sistemi oluşturulabilirdi. Dünya artık tek kutuplu değildir. Artık başka güçlü oyuncular da var. Çin örneğin önemli bir rol oynuyor, giderek daha çok ciddiye alınıyor. Brezilya, Hindistan güçleniyor. Obama yönetiminin göreve geldiği dönemde olduğu gibi, çok kutupluluğu esas almasını umuyorum. ABD, askeri olarak hâlâ baskın.

Çok kutuplu devletler sisteminde de büyük olasılıkla bazı devletlerin büyük askeri bütçelerle dış ülkelerde askeri üsleri olacaktır. Bence elle tutulan şeylerden ilerlemeliyiz. Almanya topraklarında artık ABD’nin nükleer silahlarına ihtiyaç yoktur. Biz uzun zamandır nükleer silahların geri çekilmesini talep ediyoruz. Bence bahsettiğiniz ABD’nin Füze Kalkanı da son derece yanlış bir şey.

Bunu NATO’ya sorduğunuz zaman, “Bu silahların hedefinde kim var” diye, farklı yanıtlar alıyorsunuz. Bazıları “Rusya”, bazıları “İran”, diyor. Bazıları da, “Hiç kimseyi, sadece teröristleri hedef alıyor” diyor. Kanımca burada daha çok ABD silah sanayisinin desteklenmesi fikri yatıyor. Bu paralar ziyan ediliyor, çok daha iyi işler için değerlendirilebilinir.

Beyhan YILDIRIM >>> Malum ABD, Soğuk Savaş süresince kendi çıkarları için siyasal İslamı destekledi. Sovyetlerin gücünü kırmak için de bu yola başvurdu. 11 Eylül’den sonra da bu politikasına devam etti. Sizce siyasal İslam’ın bumerang etkisi yok mu? ABD ve diğer Batılı ülkeler, izledikleri siyasetten zarar görmüyorlar mı?

Stefan LİEBİCH >>> Din ile devlet işlerinin ayrı tutulmasına büyük önem veriyorum. Maalesef Almanya’da dahi tam olarak uygulanmıyor. Anayasamız da bu konuda muğlak. Ancak genelde uygulandığını söyleyebilirim. Her Müslümana saygım vardır. İslamiyet önemli bir dünya dinidir. Saygı göstermek gerekir. Müslümanlık, savaşa ve teröre yol açmıyor. Maalesef Almanya’da da sanki arada böyle bir bağ varmış gibi algılanıyor. Ancak böyle olmadığını biliyoruz. Din ile siyaset içiçe girdiği zaman da rahatsızlık duyuyorum. ABD’nin ve başka birçok ülkenin politikası çifte standartlar barındırıyor.

İşe yaradığı yerde İslamı kullanıyorlar, yaramadığı yerde ona karşı mücadele ediliyor. Bence bunlar çok yanlış uygulamalar. Dış politikada da dinin alet edilmesi son derece yanlıştır.

Teşekkür ederiz.

Söyleşi : Beyhan YILDIRIM - 14 Nisan 2014 - Aydınlık Berlin

patriotlari turk hukumeti istedi1

patriotlari turk hukumeti istedi2

Son Yazılar