sule perincek aydinlik225

Güneşin sofrasının bereketi!

Koşun görev başına! Çıkmaz bir seçenek olamaz!

Bir seçimi daha ardımızda bıraktık. Şurada şu kadar oy, şu parti şöyle, biz böyle... Elbette bunları konuşacağız. Az sözle en özlü tanımlama: “Çıkmazda seçim, insanları çıkmaza sürdü.” Burnunun ucuna bakarsan: Küt! Duvar!

Az kafayı kaldır. Artık herkes görüyor. Ekonomik kriz değil, deprem diyorlar.

İyi gidiyor iyi gidiyor diyenler de dahil... Yalnızca öyle kalsa keşke; arkasından gelenler daha beter. Bir kriz, iki kriz, üç...

Bir çözümü yok mu?

Var.

Turuncular sahneye çıkma pususunda. Kan kırmızı!

Milli hükümete gidilecek bir seçenek yaratılamazsa... “çözümlerden” “çözüm” beğen; “bölünmelerden” “ bölünme”... İlle de böleyim diye bir derdi de yoktur ABD’nin, beceremedi zaten. Şimdi kendine konuşlanacak yer bulsa yeter. Bu, koltuk değnekli Ankara neden olmasın. Temiz temiz... kaynaktan çözüm! O da bir seçenek. Düğmesi elinde. Sıcak sıcak liralar isterse gelir, istemezse gider. Kâhyanın keyfine bağlı.

Ne kadar süre var?

Yavaş kardeşim, yavaş diyerek olmayacağı belli.

Hızlanmak gerek.

Çok çalışmak gerek.

Ha ne olurdu, biraz tatil yapsaydık... tartışsaydık... moral bulsaydık... diyecek lüksümüz yok.

Başlangıç! Devam.

Çıkmaz bir seçenek olamaz. Çıkışı yaratmak gerek. İktidar partisi hakkında Anayasa Mahkemesi’nde verilecek hayat memat kararını eğer iki buçuktan beşe çıkarma indirme gücün varsa, bunu haydi haydi başarırsın. Ondan kolayı ne var.

İş doğru denklemi bulmakta. O da var.

NE ZAMAN?

Maden işçisine sormuşlar:

-İşçi ne zaman ayağa kalkar?

-Oturduğu minder tutuşunca!

Eylül- Ekim’de toplu sözleşmeler geliyor.

Sendikalar?

Hadi diyelim, kimi ampulleri yaktı, kim sarardı bozardı.

Minder ne alemde?

Seçim hediyesinden ihaleye... rant dağıt, dağıt da... nereye kadar?

Hazıra dağ dayanmaz.

ÜÇÜNCÜ CÜMLE!

-Şu senin akraba var ya, ah şu senin akraba...! İlle de oyları bölmeyin CHP’ye oy verin dedi.

-İyi valla, iyi olunca senin kocan, kötü olunca benim akraba... Peki ne diyor, şimdi.

-Ne olacak! AKP gitsin de ne olursa olsun, diyenlerin üçüncü cümlesi yok!

MAKSAT SPOR!

Muş’un Malazgirt ilçesine bağlı Konakkuran Beldesi Belediye Başkanlığı’nı Liberal Demokrat Parti (LDP) adayı Bülent Ateş kazandı. 729 geçerli oyun sayıldığı beldede 475 oy alan LDP, 20 yıllık tarihinde ilk kez bir belediyede yönetime geldi. Hem de yüzde 70 oranla. Ateş’in partiyle bağı yok, listeye bakmış logosundaki ‘balık’ akılda kalır diye LDP’yi seçmiş.

Belediye başkanlığı BDP’nin elindeymiş. Ateş de yıllarca AKP başkanlığı yapmış. Ama AKP’den seçilemez diye öyle bir “çözüm” bulmuş.

*** *** ***

Büyük Ortadoğu Projesi!

Adında meymenet yok zaten!

Nereden bakıyor?

Bulunduğu yerden.

Batı’ya göre doğuyuz. Hepsi onun ya. Bir de ortası.

Bizim ise yeni bir projemiz var. Pırıl pırıl.

Batı Asya Projesi.

Medeniyetler coğrafyasının büyük birliği.

Güneşin doğduğu yerden bakıyoruz.

Merkezde biziz.

Gerçek komşular, gerçek kardeşler. Oh gel keyfim, gel!

BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?

Dünyada en yaygın işlenen suç nedir?

Kadınlara karşı şiddet.

Peki, en az cezalandırılan suç?

*** *** ***

Yemin ederim, benim yorumum değil.

İstatistik.

Hâkimler ve yasa koyucular belli ki dünyada da hiç dayak yememiş.

YERE YAT. 20 SAĞ... 20 SOL...

Kaç gündür toplantıdayız. Saatlerce otur otur. Ne bel kalıyor, ne boyun, ne ayak.

Hekimlere sorarsan bir dizi hareket verecek.

Yere yat. 20 sağ... 20 sol...

Avucunu şakağına daya, şu kadar say...

Nereden baksan yarım saat kırk dakika...

Canım yanınca hep niyetleniyorum. Yapabiliyor muyum...

Nerdeee... Zaman o kadar kısıtlı ki.

Ben özel miyim...

Beni bırakın, spor salonuna üye olup da gitmeyen o kadar çok kişi tanıyorum ki...

Ama hekimlik de böyle olmalı. Yeni duruma göre, insan gereksinimine göre yaratıcı olmalı.

Oturduğun yerden, beş dakikada Beşiktaş...

İki arada, bir derede.

İşçi Partili doktorlar hadi bakalım, madem öyle buna da bir çözüm bulun.

Şaka...!

Aslında gerçek payı da sıfır değil.

Şule PERİNÇEK - 13 Nisan 2014 - Aydınlık

Son Yazılar