ufuk soylemez225

Malumun ilamı!

Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Türkiye’nin kredi notu görünümünü

“Durağandan, Negatife” çevirdi.

Daha önce Türk Bankalarını negatif izlemeye almış olan Moody’s, kredi notunda ise (Baa3) bir değişiklik yapmadı.

ABD’de başlayan ve AB’ye sıçrayan ekonomik kriz ve büyük durgunluk döneminde, karşılıksız basılan dolar ve euroların yüksek faizle nemalanmak için Türkiye gibi ülkelere sıcak para olarak akması nedeniyle, halının altına süpürülmüş olan sorunlar şimdi ortaya çıkmaya başladı.

Rakamlar ve verilerle bugün ortaya çıkan tablo, ekonomide bugünleri bile arayacak hale gelineceğinin bir kanıtı adeta.

TC Merkez Bankası verilerine göre, cari açık, Şubat 2014 itibariyle aylık 3.2 milyar dolar oldu ve beklentilerin üzerinde çıktı.

2013 yılsonu itibariyle milli gelirin yüzde 7.9’una tekabül eden 64.9 milyar dolarlık cari açık Türkiye’nin ekonomideki en kırılgan göstergelerinden birisi.

2014 yılının, 2 aylık “net - hata noksan” kaleminde görünen, kaynağı ve sahibi meçhul para miktarı ise 4.4 milyar dolar. İnanılmaz bir durum.

Öte yandan, ekonomik büyümenin 2014 yılında yüzde 3’ün altına ineceği tahmin ediliyor.

İşsizlik ve enflasyon çift haneye çıkarken, ekonomide küçülme ve durgunluk yaşanıyor.

T. Erdoğan ve hempaları ise “kof büyüme” rakamları ile boşyere övünüyorlar. Çünkü kişi başına düşen milli gelir sıralamasında, Türkiye 62nci sıraya gerilemiş vaziyette. 5 yıldır kişi başına 10 bin dolar milli gelir seviyesinde patinaj yapılıyor ve orta gelir tuzağından bir türlü çıkılamıyor.

İnsanları gelirlerinden fazla tüketmeye teşvik eden, hatalı politikalarla kamu - özel toplam iç ve dış borçlar, 600 milyar doları aştı.

İmalat yerine ithalatı, üretim yerine tüketimi, tasarruf yerine borçlanmayı ve ihracat yerine ise ithalatı önceleyen ekonomi politikaları ile ne rekabet gücümüzü, ne istihdam potansiyelimizi de katma değerimizi yeterince arttırabildik.

İhracatımızın milli gelirdeki payı 2013 yılsonu itibariyle yüzde 19 dolayında kaldı, halbuki örneğin, G. Kore’de bu oran yüzde 48 dolayında.

Öte yandan sosyo - kültürel veriler açısından da, Türkiye’nin dünyada hiç de övünülecek bir yerde olmadığı ortada.

36 OECD ülkesi arasında yaşam ve mutluluk kalitesi sıralamasında sonuncu durumdayız.

2012 yılı Hukukun üstünlüğü endeksine göre, 97 ülke arasında 76ncı sıradayız.

Economist Intelligence Unit (2011) verilerine göre, 167 ülke arasında demokrasi endeksinde 88’inci,

BM (2012) verilerine göre İnsani Gelişim endeksinde 187 ülke arasında 154’incü,

Dünya ekonomik forumunun (2012) Küresel Cinsiyetler Arası Farklılık raporunda 124ncü sıradayız, maalesef.

Çocuk gelinler sıralamasında Unicef rakamlarına göre Avrupa’da ikinci,

2013 Yolsuzluk Algısı endeksinde 177 ülke arasında 53’üncü sıradayız,

Yaşam kalitesi ve toplumsal refah açısından yukarıdaki verilerdeki pozisyonumuz, içler acısı bir hali yansıtıyor.

Tarımı, üreticiyi, esnaf ve sanatkarları, çalışanları ve emeklileri yok sayan, altta kalanın canının çıktığı bir “vahşi kapitalizm” ve “sıcak para” politikası, Türkiye’yi ekonomik, sosyal ve kültürel olarak dünya liginde alt sıralara savurmuş bulunuyor.

Bu nedenle, Moody’s’in durağandan negatife çevirdiği görünüm notu esasında “malumun ilamından” ibarettir.

Ufuk SÖYLEMEZ - 12 Nisan 2014 - Aydınlık

Son Yazılar