rus gazi

Rus gazından ‘kurtulmanın bedeli’ Avrupa ülkeleri için 215 milyar dolar!

Ukrayna krizi ve Kırım’ın Rusya’ya bağlanma kararı sonrasında

Moskova yönetimine yaptırım uygulamanın yolunu arayan AB’nin, öncelikli olarak ele aldığı “Rus doğalgazına bağımlılıktan kurtulma” projesinde çıkmaza girdi.

Dünyanın önde gelen finansal danışmanlık şirketlerinden Sanford C. Bernstein & Co., AB’nin Rus doğalgazından kurtulmasının bedelini, 215 milyar dolar olarak hesapladı. Bu rakam, yaklaşık 157 milyar avroya tekabül ederken, Avrupa’nın içinde olduğu ekonomik durgunluk ve kriz riski dikkate alındığında, AB’nin ekonomisini canlı tutabilmek için Rus doğalgazına mahkum olduğu anlaşılıyor.

Ukrayna krizi ile gelen alternatif arayışı!

AB, Ukrayna krizi ile birlikte, alternatif enerji kaynağı aramaya başladı. AB Konseyi de, yeni enerji kaynakları üzerinde çalışılmasını isterken, sözkonusu alternatif kaynakların nasıl yaratılacağı ve bunların maliyeti de önemli bir tartışma konusu oldu. Finansal Danışmanlık Şirketi, Sanford C. Bernstein & Co., “Avrupa, istediği takdirde Rusya’ya karşı olan doğalgaz bağımlılığından kurtulabilir, ancak bunun maliyeti 215 milyar dolar olur” saptamasını yaptı.

Sanford C. Bernstein & Co., AB’nin Rus doğalgazına kısa vadede sırt çevirmesi için 215 milyar dolarlık yatırıma ihtiyaç duyduğunu bunun doğalgaz sıvılaştırma terminalleri inşası, nükleer santraller, alternatif enerji ve yeni kömür yatakları için gerekli olduğunu raporlaştırdı. Avrupa’nın, bugün Asya ülkelerine ihraç edilen sıvılaştırılmış doğalgazın bir bölümünü kendine yönlendirmesi yoluyla da yılda ek olarak 27 milyar metreküp doğalgaza sahip olabileceğine dikkat çeken şirket, ancak bunun Rus gazından daha pahalıya mal olacağını ve 40 milyar dolarlık kek maliyet yaratacağını hesapladı.

Avrupa’nın ABD’den de yılda 30 milyar metreküp sıvılaştırılmış doğalgaz alabileceği, ancak bunun da Rus gazına göre çok daha pahalıya geleceğine de dikkat çekildi.

AB çıkmazda!

Euro bazında 157 milyar olarak hesaplanan bu fatura, Avrupa’nın bugün içinde bulunduğu ekonomik durgunluk ve kriz riski dikkate alındığında, AB’nin ciddi bir çıkmazda olduğuna da işaret ediyor. Kırım’daki krizin ardından Avrupa, enerjide Rusya’ya olan bağımlılığını azaltmak için kolları sıvamıştı. Masada da konu ile ilgili olarak bekleyen ABD ile Transatlantik Ticaret ve Ticaret Ortaklığı bulunuyor. Avrupalı liderler bu ortaklık ile birlikte Washington’dan doğalgaz ihracatı üzerinde bulunan kısıtlamaları kaldırmasını istiyor. ABD Başkanı Barack Obama da ABD’den AB’ye enerji ihracatının bir seçenek olduğunu, ancak bunun yanı sıra Avrupa’nın içerideki enerji kaynaklarını da araştırması gerektiğini söylemişti.

Borç krizinin yansımaları!

AB, Eylül 2008’de başlayan ve 2010 yılında ise bir borç krizi olarak yansımaları görülen ekonomik krizden ciddi anlamda etkilenmişti. AB’ye üye ülkeler arasından İrlanda, İspanya, İtalya, Portekiz ve Yunanistan bu birbiriyle bağlantılı iki krizden özellikle etkilenen ülkeler olarak öne çıkmıştı. Tüm ülkelerde krizin patlak vermesinin ardından 2010 yılına kadar büyüme oranlarında büyük bir düşüş görülmüş, 2009 yılında ekonomi ortalama yüzde 4.3 küçülürken, İrlanda ekonomisi yüzde 7, İtalya ekonomisi ise yüzde 5.5 oranında küçülmüştü.

Deniz KAHRAMAN - 08 Nisan 2014 - Aydınlık

Son Yazılar