ufuk soylemez225

Milli Merkez göreve!

Öncelikle (ana) muhalefetin politik çelişkisini ve açmazını özetleyelim;

Sorosçularla - Atatürkçüler, Fethullahcılarla - Cumhuriyetçiler, Açılımcılarla - Milliciler Bir arada olmaz, olamaz!

Kürtçü ve bölücüler aslı varken onlara “şirin” görünmeye çalışan, bir anlayışa niye yönelsin?

Tunceli’ye “Dersim” demek suretiyle, ancak ve ancak yerel seçimlerde kalenizi, kravatlı PKK’lılara (BDP) kaptırırsınız.

“Yargı ve emniyette F-tipi örgütlenme vardır diyemem” şeklindeki konuşursanız aralarında Milletvekilleriniz, Sn. Mehmet Haberal, Sn. İlhan Cihaner, Sn. Sinan Aygün ve Sn. Mustafa Balbay gibi değerli isimlerin de olduğu yurtseverlere “kumpas” kuranları, dolaylı olarak himaye etmiş ve destek vermiş olursunuz.

Yerel seçimlerde Ankara ve İstanbul’u, bu kadar uygun toplumsal koşullara rağmen AKP’den koparıp alamayan, “kalelerini” Antalya’dan, Artvin’e kadar AKP’ye kaptıran, yerinde sayan, patinaj yapan bir muhalefet anlayışı, kamuoyunda büyük bir hayal kırıklığı ve travma yarattı maalesef.

Parlamento dışı muhalefet partileri ise, haksız rekabet koşullarında, medya ve finans olanaklarından yoksun olarak girdikleri yerel seçimlerde, beklentileri karşılamaktan çok uzakta kaldılar.

SP, BBP, DP, İP, DSP, TKP, ÖDP, Hepar ve diğer partiler bütün çaba ve özverilerine rağmen “bindelerle” ifade edilen oy oranlarıyla çıkabildiler yerel seçimlerden.

Gün, parti çekişmesi, parti taasubu, sen - ben kavgası, sağ-sol mücadelesi yapılacak gün değildir.

Gün, PKK / BDP’nin açıkça ve tehdit ederek söyledikleri “özerklik” inşasına ve bu gayrı milli politikaların yürütücüsü, laiklik karşıtı, anti-demokratik iktidara karşı, yani bölücü - gerici ve emperyalist ittifaka karşı, millicilerin, demokratların yurtseverlerin, ortak bir milli direniş cephesini, büyük bir koalisyonu ve güçbirliğini ortaya koymaları günüdür.

Birkaç ay içinde önümüze gelecek olan Cumhurbaşkanı seçimleri için, partizan olmayan, sağ- sol demeden tüm Cumhuriyetçi, millici vatansever ve demokratların üzerinde fikir birliği sağlayabileceği bir ortak aday tespiti için süratle biraraya gelmeliyiz.

Yerel seçimlere ilişkin, eleştiri - özeleştiri sürecini belki daha düşük profille yürütüp, ayrılıkları ötelemeye ve ortak noktalarımızı öne çıkarmaya çalışmalıyız.

Milli Merkez, bu anlamda gerekli çalışma, koordinasyon ve uzlaşma arayışlarına öncülük ve hizmet edecek partilerüstü demokratik bir kuvayı milliye hareketi olarak, acilen gerekli çağrıları, temasları ve hazırlıkları yapmaya başlamalıdır.

Söyleyecek çok şeyimiz var, hepimiz bugün doluyuz. Sitem etmeye, eleştirmeye, ayrışmaya ve aramızda bölünerek, münakaşa etmeye ne zamanımız var, ne de hakkımız var.

CHP ve MHP, yerel seçimlerden ders çıkarmalı, Cumhurbaşkanı adaylığı konusunda, parti taasubu yerine, milli çıkarlarımızı öne alarak, uzlaşmacı, akılcı, yapıcı ve kapsayıcı politikalar geliştirmelidir. Vatan - millet düşmanlarıyla, ABD güdümlü cemaat görünümlü çetelerle ya da bölücülerle değil, millicilerle, Atatürkçülerle, Cumhuriyetçilerle, vatanseverlerle ve demokratlarla ortak bir payda oluşturmaya ve siyaset belirlemeye gayret etmelidir.

Aksi, demokrasimiz için de, milletimiz için de, devletimiz için de hiç hayırlı olmayacak çünkü...

Ufuk SÖYLEMEZ - 03 Nisan 2014 - Aydınlık

Son Yazılar