bessam abdullah225

İşte Erdoğan’ın ‘savaş’ muhabirleri!

Suriye güvenlik güçlerinin yakaladığı veya yaralı ele geçirdiği

Kafkas, Balkan, Uygur, Arap, Türk, Kürt ve Suriyeli dinci militanların paylaştıkları bilgilere binaen, “farklı istihbarat birimleri ile derin ilişkiler içinde olan ve koordinatörlük görevi üstlenen” gazeteci kimlikli “muhabirler” arasında isimleri en çok telaffuz edilenler arasında Çetin Çetiner, Hakan Albayrak ve Fatih Tezcan isimleri yer almaktadır.

Zaten, bu isimlerin çalışmaları ve üslupları yakinen incelendiğinde gazetecilikten ziyade “özel görevli” gibi davrandıkları görülecektir. Bu isimlerin yandaş medya organlarında her fırsatta parlatılmaları tesadüfi değildir.

Bazen “dinci” bazen “Kürtçü”, bazen de “Türkçü” kimliklerle tedavüle sokulan oluşumlarla “militan” düzeyde sıkı ilişkiler içinde olan “gazeteciler” ABD’nin “embedded” yani “iliştirilmiş” gazetecilik tarzına uygun hareket etmektedirler.

Sadullah Ergin ile aynı karede!

Seyfullah El-Çeçeni öldükten sonra yerine Müslim El-Çeçeni (Abu Velid El-Çeçeni) tayin edilmiştir. Müslim Kafkasya’da Ruslarla savaşırken öldürüldü. Lazkiye vilayetine yapılan saldırıları organize eden Abu Musa El-Çeçeni’nin Müslim El-Çeçeni ile birlikte çalıştığı iddia edilmektedir. Halep Alermon mıntıkasında organize edilen terör faaliyetlerini Salaheddin El-Çeçeni yürütmektedir. Kuzey halep bölgesinde yer alan ve Türkiye topraklarını kullanarak saldıran yüzlerce teröristin saldırısına maruz kalan ve 9 ay boyunca direnen Ming askeri havalimanına yapılan saldırıları Ömer El-Çeçeni yönetmiştir. Kafkas ve Balkan kökenli terör grupları aileleri ile birlikte özellikle Hatay-Lazkiye sınır bölgesi ile Hatay-Antep-Halep-İdlib hudut bölgelerine yerleştirilmişlerdir. Ukrayna, Kırım, Uygur, Kafkasya, Rusya, Balkanlar, Irak ve Suriye coğrafyasında kullanılan bu gruplar ile “Türk” istihbaratı ve medyası arasındaki ilişkileri “gazeteci” kimlikli şahıslarla bazı “sivil toplum örgütü” kuruluşları koordine etmektedir. Hiçbir cezai işleme maruz kalmamaları, vilayetler ve hatta ülkeler arasında sorunsuz hareket etmeleri, koruma altında yaşamaları ve her türlü lojistik desteğe sahip olmaları için Erdoğan-Davutoğlu rejimi devreye girmektedir. Eski Adalet bakanı Sadullah Ergin’in Kuzey Lazkiye katliamından sorumlu bir kanun kaçağı olan Ramiz Karaali ile ofisinde fotoğraf çektirmesi işin vahameti ve pervasızlığını göstermesi açısından önemlidir.

Erdoğan-Davutoğlu Kesep ile neyi hesaplıyor!

Kuzey Halep bölgesinde Abu El-Benet olarak maruf olan bir Çeçen kökenli azılı katil, Hristiyan papazları kaçıran, bazılarının başını kesen ve nice katliam ve yağmaya adı karışan Çeçen grubun bu komutanı Suriye güvenlik birimleri tarafından sıkıştırılınca Suriye’den Türkiye’ye kaçmış ve Erdoğan Hükümeti ona karşı kanuni hiçbir tahkikat yapmamıştır.

Suriye’de icra edilen terör ve talanın en önemli destekçisi olan Erdoğan-Davutoğlu rejiminin Kafkas ve Balkan kökenli bu profesyonel Vahhabi katillerini kullanarak özellikle son Kesep hadisesi ve Suriye uçağının düşürülmesi ile neyi amaçladığını analiz edelim:

1- Erdoğan ve ekibi gündem değiştirme sanatında ustadır. Yolsuzluk içinde yüzen hükümetini Suriye ateşine benzin dökerek gündemden düşürmeye çalışmaktadır;

2- Anti-Demokratik uygulamalarına Twitter’i yasaklayarak taç giydiren Erdoğan “Suriye ile savaş” “Milli güvenlik tehlikede” korkusu ile bu uygulamalarına hukuki kılıf hazırlamaktadır;

3- Batı’da kaybettiği itibarı Suriye krizini derinleştirerek tekrar kazanma hamlesi içindedir;

4- Suriye krizinin çatısını yükselterek ABD ve İsrail’in talebi olan “Kürt koridoru” projesini yerine getirebilirim mesajı ile “deliğe süpürülmekten” kurtulmak;

5-Benden vazgeçerseniz “Türkiye dâhil bütün bölgeyi ateşe atarım” mesajı ile herkese şantaj yapmak;

6-Kalamun bölgesi (Yabrud kenti) yenilgisi terör grupları ve onların efendilerini derin bir moral ve askeri çöküntüye sürükledi. Lazkiye bölgesinde Erdoğan’ın direkt askeri müdahalesi ile sağlanan “zafer” ile moral pompalamak ve Erdoğan-Davutoğlu rejiminin iddiaların aksine terör gruplarından vazgeçmediğini göstermek.

Bessam Abu ABDDULLAH - 28 Mart 2014 - Aydınlık

Son Yazılar