ufuk soylemez225

Peki, beni döven kim?

Hikaye bildik. Boks maçında rakibinden fena halde dayak yiyen boksöre,

raunt bitiminde antrenörü moral vermeye çalışıyor;

“Afferim aslanım, harika dövüşüyorsun, çok iyi gidiyorsun...” diyor.

Kaşı gözü patlamış, fena halde hırpalanmış, perişan durumdaki boksör soruyor;

“Hocam tamam, ben iyi gidiyorsam, beni döven kim?”

T. Erdoğan, günlük geçiminin derdindeki, çoğu işsiz ya da asgari ücretli yoksul vatandaşlara, hergün bağıra çağıra nutuk atıyor. Ortalama eğitimi ortaokul birinci sınıf terk olan bir kitleye, istatistiki verileri, çarpıtarak ve abartarak anlatıyor.

En çok kullandığı da “Milli gelir” rakamları. Milli geliri 820 milyar dolara yükselttiğini söylüyor.

Halbuki, 2013 yılına ait resmi milli gelir rakamı henüz açıklanmadı ve 820 milyar doların altında gerçekleşeceği tahmin ediliyor.

Garip vatandaşım da onu çılgınca alkışyor.

Bu milli gelirden “benim payıma düşen ne, dünyadaki yerim ne, adil bir gelir dağılımı var mı” diye bir şey sormak imkanını ve fırsatını bulamıyor doğal olarak.

Şimdi dünyada yapılan bütün gerçekçi analiz ve tahminlere göre, toplam milli gelir büyüklüğü bakımından dünyada 17’inci sırada bulunan Türkiye’nin, 2023 yılında da üç aşağı - beş yukarı bu sırada kalacağı, yani bir anlamda dünya sıralamasında, toplam ekonomik büyüklükte “patinaj” yapacağı öngörülüyor.

Ancak, esas olan milli gelirin kişi başına düşen miktarının yeterli adil ve dengeli olup olmadığıdır.

Kişi başına düşen milli gelirde Türkiye, maalesef 65 - 66’ıncı sıralara gerilemiş vaziyette.

Yani dünyanın en büyük 17’inci ekonomisi ama vatandaşları, gelirden aldığı pay sıralamasında dünyada 65’inci sırada.

İşte çarpık - haksız ve yetersiz gelir dağılımının resmi dünya istatistikleriyle ispatı.

Çünkü, vatandaş için toplam milli gelirin değil, ondan payına düşen kişi başına milli gelirin somut bir anlamı ve değeri vardır.

Öte yandan, Türk insanı, Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan “insani gelişmişlik endeksinde”, 187 ülke arasında 90’ıncı sırada olduğunu da bilmemektedir.

Yani 187 ülkeden 90 tanesinin yurttaşları, Türk insanından ortalama olarak daha iyi ve uzun yaşamakta, daha uzun ve kaliteli eğitim almakta ve kişi başına daha yüksek gelir elde etmektedir.

Kaldı ki, sıcak para nedeniyle, kurlardaki gerçekçi olmayan seviye, bugünlerde yaşanan fiili devalüasyonlarla hızla yükselmiş, dolayısıyla dolar bazında milli gelir ve kişi başına düşen gelir rakamları da gerilemiştir.

Hal böyle iken, kof büyüme rakamlarıyla böbürlenip, kişi başına düşen milli gelirdeki ve insani gelişmişlik düzeyindeki gerilemeyi gizlemek tam bir “şark kurnazlığıdır”. Vatandaşın biri, bir gün, bir mitingin ortasında bağırarak, soruverir; “Eyy T. Erdoğan, ekonomide iyiysen, bizi kim işsiz ve yoksul bırakıyor ve sadakaya muhtaç hale getiriyor?”

Ufuk SÖYLEMEZ - 20 Mart 2014 - Aydınlık

Son Yazılar