naci bestepe225

Akıllar başa!

15 Mart Cumartesi, Ulusal Kanal’daki “Sorunlar ve Çözümler”de “açılım ve özerklik” konusunu irdeledik.

Sürenin kısalığı daha çok konukların konuşmasını gerektiriyordu.

Konuşulanların özetini de içerecek şekilde kendi görüşlerimi aktaracağım.

*** *** ***

Özerklik alalaması!

BDP-PKK’nın talep ettiği özerklik, merkezden yönetimin sakıncalarını ortadan kaldırarak daha iyi, daha demokratik koşullar sağlamak değildir.

Amaç, federal bir yapıya geçerek ayrı bir devlet olmanın, “Kürdistan”ı oluşturmanın ön basamağını oluşturmaktır.

AKP iktidara geldiğinden bu yana verilen tavizlerle kültürel haklar edinmekten başlayan talepler bu aşamaya gelmiştir.

Tavizlerin ve taleplerin ardında emperyalizm, bugünkü adıyla AB-ABD vardır.

Dünyadaki devlet sayısını 2000’e çıkararak uygun pazar yaratma amacının gereğidir istenen.

Demirtaş’ın, “Türkiye’nin her bölgesinde federal yapılar olmalıdır” ifadesinin özü de budur.

Balkanizm’dir.

“Özerklik” veya “Avrupa yerel yönetimler özerklik şartı”nın öne sürülmesi anlamlıdır.

*** *** ***

Yasalar!

Türkiye’yi zorlayan yasal düzenlemeler;

1991’de yasalaşan “Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı”,

2003’te yürürlüğe giren “İkiz Yasalar”,

2012’de “Bütünşehir Yasası”,

2 Mart 2013’te meclisten geçen “Demokratikleşme Paketi”dir.

Bu yasalar kötü niyete alet edilmektedir. Anayasamızın değiştirilemeyecek olan ilk dört maddesi ise en önemli yasal güvencedir.

*** *** ***

Yenik ABD!

Uzun yıllardır yutturulmaya çalışılan havuç; komşu ülkelerdeki Kürt federal yapılarını da alarak büyüme, yani “bölünerek büyüme”, daha doğrusu “büyüyerek bölünme”dir.

BOP’un da yutturmaya çalıştığı bu proje, ABD’nin yenilgisi ile hayal olmuştur.

Irak ve Suriye’de hedefe ulaşılamamış, İran’a el atmaya bile cesaret edilememiştir.

*** *** ***

Anadil!

2 Mart’ta kabul edilen torba yasa ile, “günlük yaşamda geleneksel olarak kullanılan farklı dil ve lehçelerde eğitim ve öğretim yapmak üzere özel okullar açılabilecektir”.

Bu yasa ile sağlanan olanağı ikinci bir resmi dile dönüştürme girişimi bölücülüğe hizmettir ve kabul edilemez.

Devlet gereğini yapar, yapmalıdır.

Dikkat, tarihe bak!

Türkiye üzerinden bölünmeye ve “Kürdistan”a gitmek ham ve tam hayaldir.

AKP’nin teslimiyet politikasının yarattığı havaya kapılarak “Seçimden sonra özerklik inşa edeceğiz”, “500 bin kişi ölür” gibi tehditler boştur.

Doğru yanı; girişim halinde çok kan döküleceğidir.

Kesin yanı ise; bölünmeye hizmet edenlerin kaybedeceğidir.

Tarihe bakınız.

ABD için önemli olan çıkarıdır, ne insan ne de başka toplumlardır.

ABD’ye değil milli birliğe güvenenlerin kazandığı kanla yazılıdır.

Millet de ordusu da yerli yerinde durmaktadır.

Akıllar başa...

*** *** ***

Foça’da İşçi Partisi geliyor!

Geçen hafta içinde Foça’da idim.

İP Belediye Başkanı Adayı E. Dz. Alb. Yavuz Efe, İlçe Başkanı Nurhan Akova ve Belediye Meclisi adayları ile örnek bir ekip.

Foça için şans.

Pırıl pırıl, sadece hizmete odaklanmış, her şeyini ülkeye adamaya hazır fedailer timi.

Mustafa Kemal’in askerleri eminim ki Foça’da herkesin gönlünde yatan belediyeyi oluşturacak ve Milli Hükümete giden yolu açacaklar.

Karaburun’daki İP Başkan Adayı Müjde Onat ise büyükşehirleri bile yönetecek on parmağında yirmi marifet bir Atatürk kadını.

Umarım değeri bilinir.

ÇARŞAMBA İĞNELERİ!

YUH!

RTE, Polisin vurduğu Berkin’i terörist ilan etti, çocuğun annesini yuhalattı.

Sizden kime YUH?...

ZEKAVET!

RTE, “Ben evlada sevgiyi bilirim ama, sizin evladınızın mezarına karanfil ve demir (aslı oyuncaktır) bilye atmanızı anlayamadım”

Zekâ meselesi...

YILAN!

RTE, 17 Mart operasyonunda Savcı Zekeriya Öz’den yardım istemiş.

Denize düşen yılana sarılır.

Lağıma düşen?...

Naci BEŞTEPE - 19 Mart 2014 - Aydınlık

Son Yazılar