lula2

Latin Amerika’nın gizli lideri Lula!

Yedi kardeşin en küçüğüydü. Beş yaşına kadar babasını tanımadı.

Öyle bir yoksulluktan geliyordu ki ilk defa ekmeği 7 yaşındayken tattı. Adının anlamındaki "kalamar" gibi hayata sekiz kolla tutundu. 12 yaşında ayakkabı boyacılığı yaptı, 14 yaşında torna tezgahında çalıştı. Üç yıl sonra usta oldu. 19 yaşında otomobil fabrikasında gece vardiyasında sol serçe parmağını pres makinesinde bıraktı. Darbe yıllarında, henüz 24 yaşındayken işçi lideri oldu. 30 yaşında 100 bin üyeli montaj işçileri sendikasına yüzde 92 oy desteğiyle başkan seçildi. 35 yaşında Brezilya İşçi Partisi (PT)'ni kurdu. 56 yaşında 53 milyona yakın seçmenin oyuyla Brezilya Devlet Başkanı seçildi. 2003-2010 arası iki dönem olarak gerçekleşen başkanlığında mucize sayılan bir çalışmayla 30 milyon kişiyi yoksulluktan kurtardı. Yarattığı 11 trilyon Reallik kaynakla 14 milyon ailenin hayat koşullarını iyileştirdi. 47 milyon Brezilyalı öğrenciye sağladığı 8 trilyon Reallik destekle eğitim reformunu gerçekleştirdi.

Yalnızca sosyal adalet için değil, bağımsız ve güçlü bir devlet için de kavga verdi. O başkan olduğunda Brezilyalı diplomatlar ABD'ye girerken havaalanında ayakkabılarını çıkararak aranıyordu. Onun Bakanları bu uygulamayı reddettiler ve bugün halen süren ABD'ye vize uygulamasını başlattılar. ABD'nin bölgeye politik, ticari ve askeri müdahalelerinin önünde durdu. ABD'ye geçit vermeyen barikatın komutanı Chavéz'in arkasında daima Lula vardı.

2010'da görevi bırakırken hala rakipsiz bir halk desteğine sahipti. Yerine partisinin adayı olarak Dilma Rousseff'i önerdi. Brezilya halkı liderinin işaret ettiği gibi Dilma'yı seçti. O tarihten beri Lula'yı başka ülke devlet başkanlarıyla görüşmeler yaparken ya da kriz bölgelerine yaptığı ziyaretlerde izliyoruz. Resmi bir sıfatı olmamasına rağmen bugün Güney Amerika devi Brezilya'nın lideri tartışmasız Lula'dır. İçerde milli çizgideki ordu ve bürokrasiyle oluşturduğu politikaları bir bölge politikasına dönüştürmek için çalışmaktadır. İçeride emperyalizmin çevirdiği her türlü komploya rağmen Lula bu rolünü sürdürmeye devam edecektir.

Comandante!

Arjantinli devrimci lider Gorriaran Merlo'nun eşi; Nikaragua'da 1979 Sandinist Devriminin önemli savaşçılarından, devrim sonrası İç Güvenlik Teşkilatı'nın kurucuları arasında yer alan Ana Maria Sivori sosyal paylaşım sayfasına İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in cezaevi çıkışında basına açıklama yaparken çekilen resmini koydu ve üzerine şöyle bir başlık attı: "La Turquia Revoluciónaria" yani "Devrimci Türkiye".

Ergenekon tahliyelerinin ertesi günü Tuna Kiremitçi'nin, bir hırsızla bir büyük devrimcinin adını yan yana koyduğu, "Recep Chavéz Erdoğan" başlıklı yazısı Aydınlık'ta yayınlandı. Venezuela'ya da dönük olumsuz çağrışımlar içeren anti-Tayyipçilik için Chavéz'i kurban veren bir yazıydı bu. Fakat aynı gün Yılmaz Yunak'ın "Comandante" başlıklı yazısını da okuduk. Yunak Latin Amerika'da devrimci liderlere yakıştırılan "komutan" ifadesini Doğu Perinçek için kullanıyordu. Yunak, Venezuela'da olduğu gibi Türkiye'de de devrimi ve onun liderini görüyordu.

Bazıları burnunun dibindeki devrimi göremezken Devrimci Türkiye tâ Nikaragua'dan görülmüştü. Devrimcilik böyle bir şeydir: dünyanın neresinde açarsa açsın o özgürlük gülünün kokusunu alıverir. Hangi milletten gelirse gelsin onun bağımsızlık rüyasıyla, eksiklerinden ayrım çıkarmadan bütünleşir.

20 bin km öteden devrimciler "kınından çıkan kılıç" gibi zindandan çıkan o 18'lik "comandante"yi gördüler. Başka dilleri, bambaşka kültürleri ve tarihleri vardı ama hepsinin göğsü devrimci gururla doldu.

Biz Tuna Kiremitçi'nin "neoliberal göz kırpışlarını" gördük. Söz veriyoruz o da devrimi görecek çok yakında!

Haftanın olayı!

ABD kendi denetimindeki Amerikan Devletleri Örgütü'nde Bolivarcı İttifak'a yenildi. Bölgede inisiyatifi Güney Amerika Birliği UNASUR aldı;

El Salvador'da ABD'nin kontrgerilla ordularına karşı savaşmış olan halk cephesi FMLN lideri Sanchez Cerén Başkanlık seçimini kazandı. ABD Cerén'in başkanlığını engelleyemedi. El Salvador Bolivarcı ittifaka katıldı...

Biliyor muydunuz?

Brezilya-Paraguay-Arjantin sınırındaki 2700 metre genişlikte ve 82 metre yüksekliğe sahip Iguazu Şelalesi'nin dünyanın en büyüğü, Venezuela'da 979 metreden yüksekliğe sahip Angel Şelalesi'nin dünyanın en yükseği olduğunu;

"Che"nin aslında bir isim değil Arjantin'de dost-arkadaş gibi yakınlık belirten bir ifade olduğunu; Ernesto Guevara'nın bu alışkanlığı Kübalılar arasında sürdürdüğü için önce arkadaşları tarafından ona takılmak amacıyla bunu ad olarak koyduklarını ve sonra Küba halkının onu "Che" olarak sahiplendiğini;

Dünyanın en büyük bakır üreticisinin Şili, en büyük gümüş üreticisinin Peru ve en büyük lityum rezervine Bolivya'nın sahip olduğunu...

Özgür UYANIK - 18 Mart 2014  - Aydınlık

Son Yazılar