naci bestepe225

Eşeğimizi bulduk mu?

Silivri’ye onlarca kez gittim.

İlk kez sevinç içindeyim, herkes gibi.

Neye seviniyoruz?

Kaybettiğimiz eşeğimizi bulduk.

Türkiye’yi yönetemeyenler Türk halkına eşeğini kaybettirdi.

Hırsızın yolunu açtı. Yabancı değildi, aynı kaba ettiklerindendi.

Şimdi, “Bak işte hırsız, işte eşeğin” diyerek kenara çekilmeye çalışıyor.

“Savcı bulun delillendirin” , “Ben bu davanın savcısıyım”, “Türkiye bağırsaklarını temizliyor” diyenler hem de.

Biz de seviniyoruz.

“Eşeğimizi bulduk!” diye.

Yani “Yurtseverler serbest bırakıldı, adalet yerini buldu” diye.

Çalınan hukuk ve hayatlar!

Yok canım. Ne adaleti! Ne yerini bulması!

Hakları, hayatları çalınmış.

Danıştay’ın, Zirve’nin katillerini, Cumhuriyet gazetesi bombacılarını, birkaç mafyayı çıkarın geriye yüzlerce tertemiz, suçsuz, milliyetçi, Atatürkçü, Cumhuriyet ilkelerinin, ülke bağımsızlığının savunucusu, gericiliğe-bölücülüğe-komşularla savaşa karşı olan aydın yurtsever kalır.

Bunlar serbest kaldı diye seviniyoruz.

Neden esir alınmışlardı?

Bir de ülke açısından bakalım.

Cezaevinin kapısından dışarı çıkmadan İP Genel Başkanı Sayın Doğu Perinçek özetledi nedeni.

“Biz içeri alındıktan sonra neler olduğuna bakın” dedi.

Bakalım:

Mısır’la, Libya ile, Suriye ile düşman olduk. İçişlerine karıştık. Emperyalistlerin yanında, ulusal güçlere karşı cephede yer aldık.

Irak’ın parçalanması için çabamız sürüyor.

Azeri soydaşlarımızı öteledik. “Ermeni soykırımı”nı kabul etmeye hazır hale geldik. (Neyse ki Talat Paşa Komitesi zaferi yetişti.)

Kıbrıs’ı Rumlara vermeye ramak kaldı.

Ege’de, Akdeniz’de çıkarlarımızı savunamadık. 16 tane adacığı kaptırdık. Kıyılarımıza hapsolmak üzereyiz.

Karadeniz’de Montrö gibi bir silahı bile kullanmaktan korkar hale geldik.

İçeride parçalanmanın eşiğine geldik. Bölücülerin dili bir karış oldu. Özerklik-federasyon tehditleri gırla.

Başka sebep arayalım mı?

Bu insanlar esir alınmasaydı bunlar olur muydu?

Lider ve devlet adamı!

Serbest kalan yurtseverlerin açıklamaları dikkat çekiciydi.

Org. Başbuğ, “Kin ve nefret duymuyorum... İçerdekiler de benim kadar suçsuz... Son arkadaşım çıkana kadar mücadele edeceğim” dedi.

26 ayını çalanlara kin ve nefret duymuyor.

İntikam düşünmüyor.

İşte devlet adamlığı ve sorumluluk bilinci.

Her gün mağduru oynayan, her konuşmasında Cumhuriyeti kuranlara, devrimleri yapanlara ve onları koruyanlara saldıranlara bakın bir de.

İP Genel Başkanı Perinçek “Kınından çekilmiş kılıç gibiyiz. Göreve hazırız... Cemaatlerin, tarikatların kökünü kazıyacağız... Türkiye’yi böldürmeyeceğiz. Cumhuriyeti yıktırmayacağız” dedi.

İşte devlet adamlığı, dava adamlığı, yurtseverlik bilinci.

Bir de AB-ABD maşalarına bakın.

Ne olacak?

Yurtseverlerin tamamı serbest kalacak.

Silivri kapıları açıldı. Kapatılamaz.

Kumpası kurduranlar da kuranlar da bağımsız yargıya hesap verecek.

Bataklık kurutulacak.

Ülkeyi bu bataktan kurtaracak güç ülke halkıdır. Kapıları açan güçtür.

Milli hükümeti kuracakların yolunu açacaktır.

Bu yol sandıktan geçer.

AB-ABD’den medet umanlardan medet olmaz ülkeye.

Ulusa dayananlara, millicilere, bağımsızlıkçılara güvenilmeli, görev verilmelidir.

Gecikmeden. 30 Mart’tan başlayarak.

Adres bellidir. İsimler bellidir.

Berkin!

15 yaşındaki yavruyu vurdular.

Katili kim?

Başbakan’dan aşağı doğru inin.

Halkını vuranlara madalya verenler, alanlar.

Hesap günü yakındır.

ÇARŞAMBA İĞNELERİ!

HIRSIZ!

Polis, Başbakan ve bakanların gittiği yerlerde “Hırsız var!” diye bağıran vatandaşları tartaklıyor ve gözaltına alıyor.

Bakanlar Kurulu’nu hırsız kabul ediyor?...

YERLEŞTİRME!

Evindeki ayakkabı kutularında 4.5 milyon dolar bulunan Halk Bankası eski Müdürü Süleyman hapisten çıkarıldı, bankaya yönetim kurulu üyesi yapıldı.

Kutulama işi eksik kalmış...

CİDDİYET!

Bilal Erdoğan, TÜRGEV’e arsa bağışı işini konuşurken KİPTAŞ Genel Müdürü Yıldırım’a, “Kanunu çok ciddiye alıyorsunuz” diyor.

Kanunun sökmediğini babadan biliyor...

ÖZGÜR!

AKP’li milletin vekili (maalesef) Külünk, “7 Aralık, günah işleme özgürlüğüne darbedir.”

Salakça açıklama özgürlüğü ...

Naci BEŞTEPE - 12 Mart 2014 - Aydınlık

Son Yazılar