ufuk soylemez225

Yok öyle yağma!

AKP iktidar sarhoşluğu ile yürütmenin başı olarak, şimdi de “şarkıları” izinsiz “yürütmeye” başladı.

Ortaya saçılan yolsuzluk ve rüşvet iddiaları, yüz kızartıcı dinleme kayıtları, mahdumları ve bacanaklarıyla kabine boyu rezaletlerle iyice köşeye sıkışan iktidar, yerel seçimlerde panik halinde davranıyor.

O nedenle, 2011 seçimlerdeki yüzde 49’luk oy oranından en az 15 puan (bugün için) geriye düştüğü açıklanan (bknz. Sonar Araştırma Şirketi) AKP, şimdi de hiç sıkılmadan “milli” öğeleri ve değerleri kullanmaya çalışıyor.

Bir türlü, “Türküm” demeyen ve diyemeyen T. Erdoğan, “Atatürk’ten” ısrarla Mustafa Kemal diye bahseden T. Erdoğan, seçim kampanyasının en önemli ve iddialı propaganda malzemesi olarak, Orta Asya’da Türklerin efsane şarkısı “Dombra Dombra” yı kullanmaya başladı.

Nogay Türklerine ait bu şarkının, Kazakistan’ın Başkenti Astana’da yaşayan sahibi Aslanbek Sultanbekcov izinsiz kullanım nedeniyle AKP’ye dava açmaya hazırlanıyor.

MESAM üyesi olan Aslanbek Sultanbekcov bu korsanlık karşısında üzgün ve şaşkın.

Şarkısının siyasi seçim malzemesi yapılmasını istemediğini söylüyor.

(Esasında “Dombra” Kazak Türklerinin kullandığı iki telli, parmakla çalınan ve bağlamanın atası sayılan bir çalgıdır.)

Şimdi T. Erdoğan’a hep beraber soralım; Diyarbakır’da, bölücü - kürtçü isyan ve kalkışma gösterisi yapanların doldurduğu meydanda, Atatürk Cumhuriyetine söven ve sanatçı diye takdim edilen bölücü Şivan Perwer denilen adamla, höykürerek, bağırarak “megri - megri” diye şarkı söyleyip şov yapan siz değil misiniz?

Ne oldu da, seçimlerde özbeöz Türk dünyasının efsane şarkısı olan “dombra - dombra” yı üstelik “aşırarak” kullanıyorsunuz?

Sıkışınca Türklerin efsanesine ve şarkısına sığınıyorsunuz.

Ama her fırsatta, Türk milletini sıradan bir etnik kimlik düzeyine indirmeye çalışıyorsunuz.

Türk kimliğininin bu topraklarda kurucu unsur ve egemen kültür olduğunu, “Ne Mutlu Türküm diyene” sözüyle ise, köken ayırmadan, tasada - kıvançta, geçmişte ve gelecekte bir ve beraber yaşamak isteyen büyük bir milletin, eşit, özgür ve onurlu tüm üyelerinin kastedildiğini görmezden ve anlamazdan geliyorsunuz.

Allah büyük. Türk milletinin adına, birliğine, tarihine, kültürüne, diline yönelik her türlü gayrı milli söylem ve politikaların failleri, bugün Türklerin efsane şarkısını istismar ederek seçimlerde ondan medet umuyorlar.

Şükür ki, bugünleri de gördük. T. Erdoğan ve hempalarına “bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” diye sormak lazım.

Onun jargonuyla seslenelim; “Eyyy! T. Erdoğan, Ulusalcılık, milliciliktir. Milli olmayan gayrı millidir. Atatürk’ün kapsayıcı ve kucaklayıcı milliyetçiliği tüm Türk Milletini kucaklar.”

Size tavsiyemiz, Türk milletini 36 etnik gruptan birisi seviyesine indirgeyerek, küçültmeye ve alçatmaya kalkışmayın. Gayrı milli söylemleri ve politikalarınızı derhal durdurun.

Hem bölücülük, perwercilik, hem “dombra dombra” olmaz, olamaz. Kimse de yemez.

Yok öyle yağma!..

Ufuk SÖYLEMEZ - 06 Mart 2014 - Aydınlık

Son Yazılar