ufuk soylemez225

Teşhis ve Teşhir Kurulu!

Türkiye’de gerici ve bölücü, karşı devrimci fitne - fesat kalkışmasında,

en büyük sorumluluk ve suçlardan birisi de medyanın üzerinde.

Gerçek ve çağdaş demokrasilerde 4. Kuvvet olarak nitelenen medya, ülkemizde uygulanan “asimetrik psikolojik harekatın” “ana enstrümanlarından” biri haline getirildi maalesef.

Ulusal Kanal ve Aydınlık’la beraber, birkaç gazete ve TV dışında, neredeyse tamamı bir şekilde bu asimetrik psikolojik savaşın kirli birer enstrümanı oldular. Bu kara dönemde az sayıdaki haysiyet ve meslek onurunu koruyan gerçek gazeteci ve aydınlarımız ise tesellimiz oldular.

Ancak, kimisi yandaş, kimisi çıkarcı, kimisi bölücü, kimisi gerici zihniyetin medyadaki temsilcisi olan çok sayıda köşe yazarı, gazeteci, akademisyen ve diplomat tam bir etki ajanlığı ve sivil casusluk faaliyeti yürüttüler, halen de yürütüyorlar.

Kamuoyu, bunların gerçekten de gazeteci, akademisyen, diplomat, yazar olduğunu zannediyor. Halbuki, bunlar azılı birer halk düşmanı. Etki ajanlığını, sivil casusluğu hiç sıkılmadan, pervasızca ve utanmadan sürdürüyorlar.

Kaynağı ve sahibi meçhul paralarla kurulan dergiler - gazeteler veya İnternet sitelerinde, sağcı- solcu - entel /dantel sosyalist, liberal ya da liboş gibi sıfatlarla, aslında hepsi aynı emperyal odağa hizmet eden bir güruhtan bahsediyoruz.

Benim bir tespitim var. Türk milleti, okuyucular ve izleyiciler bu etki ajanlarını ve sivil casusları gerçek yüzleri ile tanımıyor, bilmiyor. Neye hizmet ettiklerini, kimin maşası olduklarını, gayrı milli olan herşeyin altından niye çıktıklarını anlamakta zorluk çekiyor. Çünkü çok kanallı ama tek sesli medyada, büyük bir karartma ve çarpıtma operasyonu yürütüyorlar.

Benim önerim, öncelikle partilerüstü, bağımsız, milli ve demokratik bir komisyon oluşturmak. Bu komisyon, medyada  faaliyet gösteren bu etki ajanı gazeteci - akademisyen - diplomat kimlikli sivil casusların faaliyetlerinin teşhisinde ve teşhirinde aktif rol oynamalı ve kamuoyunu bilgilendirmeli. Solcu zannedilen akilin esasında bir etki ajanı olduğunu, liberal görünen bir dönek solcunun ya da ülkücünün aynı değirmene su taşıdığını anlatmalıdır.

Bu kurul, kara propaganda ve psikolojik harekatla başedebilmek için, inandırıcı sağlam karine ve gerekçelere dayanan, kimseyi, haksız ve hukuksuz olarak yaftalamadan, “aslında neye ve kime hizmet ettiklerini” kamuoyunun bilgi ve tartışmasına sunacak bir teşhis ve teşhir kurulu olmalıdır.

Bu kurul, kuşkusuz ki sivil, demokratik ve bağımsız olmalı. Benim düşüncem ilk aşamada Milli Merkez, TGB, ADD, Barolar, Sendikalar, Basın Konseyi, Üniversite ve Meslek odası temsilcilerinin davet edilmesidir.

Böyle bir kurul ya da komisyona arzu ederlerse CHP - İP - MHP - DP - DSP gibi parlamento içi ve dışı muhalefet partilerinden de temsilciler katılmalı. Böylece partilerüstü büyük bir vicdan, demokrasi- şeffaflık - bağımsızlık ve tarafsızlık kurulu oluşturulmalıdır.

İşte bu kurul, medyadaki ihaneti mümkünse örnekleriyle, öncesi ve sonrası ile, karine ve karşılaştırmaları ile yakından izleyip, kamuoyuna sonuç ve kanaatlerini açıklamalıdır. Milletin kendisine karşı yürütülen asimetrik psikolojik savaşın maşası olan bu sözde entel / aydın geçinen, gayrı milli, etki ajanlarını, isim isim, dernek dernek, gazete gazete bilmesi ve tanımasına gayret edilmelidir.

Çünkü bu bir demokratik kuvayı milliye mücadelesi ise, en geniş güçbirliği ve demokratik milli cephenin her alanda oluşturulması şarttır.

Bu konuda yapıcı ve geliştirici katkı ve öneriler de elbette yapılabilir.

Farklı öneri ve düşünceler de elbette değerlendirilmelidir.

Yeter ki bu ahlaksız - kirli psikolojik savaş unsurlarını milletimiz artık tanısın, onları teşhis etsin, onları teşhir etsin.

Ne dersiniz?

Ufuk SÖYLEMEZ - 18 Şubat 2014 - Aydınlık

Son Yazılar