mehmet yuva225

Doğalgazın Yıldızı: Kıbrıs!

Muaviye’ye verelim çözelim... olmadı....

Yahudi Mehdi Yasef Nassi’ye verelim çözelim... olmadı... İngiltere’ye İlhak edelim çözelim... olmadı... Bağımsızlık verelim çözelim... olmadı... Üs verelim çözelim... olmadı...

İki devletli iki toplumlu çözelim... olmadı... Denktaş’ı çözelim Kıbrıs’ı verelim... olmadı...

Doğalgaz verelim çözelim... olur mu?

Çok sebebin yanında, bir önemli faktör olan Doğalgaz ve Petrol projeleri Suriye’ye terör ve katliamları dayattı. Havuç ile ikna olmayan Suriye’nin sopa ile hizaya getirilmesi arzulandı. Kıbrıs adasının etrafı dünyanın en zengin petrol ve doğalgaz yataklarına ev sahipliği yapıyor. Kıbrıs, İsrail, ABD ve AB için çok değerli. Kıbrıs, Suriye, Filistin, Lübnan, Mısır, Türkiye, İran ve BRICS ülkeleri için de önemli ve değerli. Kuzey Irak, İskenderun, Kıbrıs hattı farklı dünya ekonomik ve güvenlik stratejilerin cepheleştiği ve hesaplaştığı alan olacaktır. Suriye, Lübnan, Filistin, Mısır, Türkiye ve Kıbrıs sahasında yaşayacağımız süreç dünyadaki dengeleri köklü değişime tabi tutacaktır. Bu kapışma olmak veya olmamak ile neticelenecektir.

100 yıl yeter!

ABD menşeili Noble Energy şirketinin üst düzey bir yetkilisine göre, Kıbrıs Rum Kesimi’nin tek yanlı parsellediği yataklar çok büyük ve ‘’Bu iki Kıbrıs parselinde bulunan yataklar Avrupa’nın önümüzdeki 100 yıllık enerji ihtiyacını karşılayabilecek ölçüde.

Kıbrıs Rum yönetimi Hidrokarbon arama ruhsatı ihalelerine ilk olarak Şubat 2007’de başladı. Rum yönetimi, Doğu Akdeniz’i kendince parsellere ayırarak, uluslararası ihaleye çıktı. Rum yönetimi, ‘’Afrodit’’ adı verilen 12 parselde petrol ve doğalgaz arama ruhsatını, Amerikan menşeli Noble Energy şirketine verdi.

İsrail gemileri!

Rum radyosu, sondaja başlayan Noble Energy şirketinin platformunun üzerinde İsrail insansız casus uçaklarının uçuş yaptıklarını ve İsrail donanmasına ait gemilerin de platformun doğusunda görüldüklerini duyurdu. İsrail, Doğu Akdeniz’de ‘’Leviathan’’ ismi ile doğalgaz platformu inşa ederek sondaj çalışmalarına başlamış durumda.

Kıbrıs’ta “çözüm” olarak koparılan yaygara şu an itibari ile havuç siyaseti üzerinden götürülüyor. Öyle emretmiş Olympos dağının zirvesinde oturan efendiler. O efendilerin tercümanları mesajı jet hızıyla almış. Kıbrıs toksinini Jet hızıyla paketleyip, süsleyip halkın masasına ve yüreğine bal tabağında sunmaya başladılar. Bal tabağında sunulan toksinler:

Türkiye’nin Atina Büyükelçisi Kerim Uras aba altından sopa gösteriyor. “Ya çözümü kabul edersiniz, AB’ye kabul edilir ve Kıbrıs’ın zengin doğalgazı ve petrolü bizi ihya eder ya da milyarlarca avro tazminat ödemeye hazır olun” diyor.

Erdoğan-Davutoğlu rejimi Kıbrıs’ta Büyükelçileri gibi sürece destek veriyor. “Çözümsüzlük çözüm değildir” şatafatlı sözün mucitleri, “çözümün önünde engel” olarak gördükleri KKTC eski Cumhurbaşkanı Denktaş’ın, siyaseten mevta haline gelmesini arzulamışlardı. Başardılar.

‘İlle de çözüm’cüler başladı!

Kıbrıs’ta vereceği tavizlerle ABD ve AB nezdinde kredibilitesini yitirmiş olan BOP görevlisi AKP hükümeti, tekrar göze girmek için Kıbrıs’a umut bağlıyor. Rektör olmuş dini-dar Laçiner ve Prof. ünvanlı eski ajan ve jurnalci Mahir Kaynak’ın kızı Deniz Ülke Arıboğan yanlarına aldıkları iki çömez TRT ekranlarından insanların beyinlerine toksin enjekte ediyorlar. Üstlendikleri özel görev o kadar net ki, sırıtıyor. Kamu hangi süreç ve politikalar için hazırlanacaksa toplumsal mühendislik görevi bunlarda. Şimdi Kıbrıs uzamanı kesildiler “ille de çözüm” diyorlar

KKTC’deki Demokrat Parti’nin (DP) Genel Başkanı, eski Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş henüz 2003’te bugünü anlatan açıklamaları ile gündeme oturmuştu: Kıbrıs adasının etrafında dünyanın en zengin petrol rezervleri olduğunun tespit edildiğine işaret ederek, Avrupa Birliği (AB) ve ABD’nin bu petrol kaynaklarını kendi kontrollerine almak istediğini söylemiş; Kıbrıs’ın kuzeyinde Girne-İskenderun arasında ve güneydoğuda; Kıbrıs-Suriye-Lübnan-İsrail-Mısır arasındaki bölgede dünyanın en zengin gaz ve petrol yataklarının olduğunun ortaya çıktığına dikkat çekmişti.

Bereketli hilalin yıldızı!

Rahmetli Erbakan Hoca’nın espriyle karışık ‘onlar ortak biz pazarız’ sözleri o dönemin resmini ortaya koyması açısından büyük önem arz ediyordu. Türkiye’nin ortak pazara dâhil olma mücadelesini ‘Tuz gölüne düşen eşek tuz olur!’ sözüyle karikatürize eden Hoca’ya ilaveten Kıbrıs’ta yabancıların çanak yalayıcılarına çözüm öneren rahmetli Nazım Hikmet, 19 Nisan 1955’te dünyaya bugünkü çözümü ilan etmiştir: “Kıbrıs mücadelesi doğru ve haklıdır. Bu mücadelede Türklerin vazifeleri Kıbrıs’taki Rumlarla birleşip Kıbrıs’ı sömürgecilerin elinden kurtarmaktır. Kıbrıs’ı İngilizlerin hava üssü olarak kullanmalarına engel olabilirlerse bu, dünya sulhu için büyük bir muvaffakiyet olacaktır. Bu mücadelede muvaffak olunduğu takdirde, Kıbrıs’taki Amerikan üslerine de set çekilmiş olacaktır. Bütün namuslu ve yurtsever insanlar ki ben de bunların içindeyim, Kıbrıs’ın hürriyetine kavuşması için elimizden gelen her şeyi yapmamız lazımdır.”

Tarihte bereketli hilalin yıldızı olarak bilinen Kıbrıs için, İsrail, ABD ve AB’ye karşı güçlü bir siyasi-iktisadi ittifak oluşturulamaz ise, korkum odur ki, Kıbrıs bölgemizin maruz kaldığı terör savaşlarına kurban edilecektir. Unutulmamalı ki, cehenneme giden yol iyi niyet taşları ile döşenir.

Mehmet YUVA - 16 Şubat 2014 - Aydınlık

Son Yazılar