bessam abdullah225

2. Cenevre’yi doğru okumak!

Haziran 2012’de yapılan 1. Cenevre görüşmeleri esnasında alınan kararlar,

o tarihte Suriye sahasında egemen olan belirsizliğin izlerini taşır. Siyasi çözümü esas hedef olarak gündemine alan kararlar büyük oranda muğlak ve her tarafın keyfi yorumuna açıktı. ABD, 1. Cenevre görüşmelerinde “Geçici Hükümet Heyetinin” teşkil edilmesi, yürütme, ordu ve güvenlik birimlerinin bu heyetin mutlak idaresine bırakılması gerektiğini talep etmekteydi. Haziran 2012’den günümüze kadar geçen süre içinde Suriye askeri sahası çok değişti. Suriye devleti, ordusu sahada ezici üstünlüğünü sağlamış durumda. Suriye halkının mizacı köklü bir biçimde değişti. Suriye’ye bir terörün dayatıldığını, mezhep fitneciliği ve talanın bütün Suriye’yi hedef aldığını idrak etmiştir. Suriye’ye askeri bir çözümün dayatılamayacağı aşikâr. Suriye’ye karşı oluşturulan blok dağılmış, Suriye’nin yanında duran ülkelerin pozisyonu bugün daha güçlü. “Arap Baharı” yalanları ile bölgeyi dönüştürmek isteyen ABD ve bölgesel gerici ittifakları Mısır, Tunus ve farklı ülkelerde kaybetmiştir. İlk dönemlerde, Batı ve şürekâlarının “devrim” ve “özgürlük savaşçıları” olarak pazarladıkları NATO lejyonerleri ve cinayet şebekelerine bugün ancak çok az bir kesim sahip çıkmaktadır.

Bu gerçekler ışığında, 2.Cenevre’nin ikinci tur görüşmeleri sürüyor. Bununla alakalı gelişmeleri paylaşayım:

SUK Suudi konseyidir!

Cenevre’de görüşmelere katılan ‘Suriye Ulusal Konseyi’ bir Suudi konseyidir. Parasını da, silahını da, istihbaratını da Suudililer sağlamaktadır.

ABD’nin kontrol mekanizmasının zayıflayacağı veya sınırlı kalacağı korkusu ile, muhalif “Suriye Ulusal Konseyi” diğer muhalif gruplardan veya Suriye’nin içinden yeni muhalif katılımcıların dâhil edilmesini ret etmiştir.

Ford’un kağıt toplayıcıları!

Cenevre’de muhalefeti temsil edenlerin arkasında bütün imkânlarını seferber etmiş kendilerine ‘Suriye’nin Dostları’ diyen 11 devlet var. Suriye’de Cenevre’deki muhalefete “kâğıt toplayıcılar” deniliyor. Otelin bir odasından onlara sürekli notlar gönderen Robert Ford’un kâğıtlarını toplamakla meşguller. Telakki ettikleri emirleri papağan gibi tekrarlamaktan başka hiçbir ağırlıkları yok.

Önce özür sonra temas!

Suriye’de askeri olarak kaybeden muhalefet, arkasına ABD, Suudi hanedanlığı ve şürekâlarını alarak Suriye’de iktidara siyasi çözümlerle gelebileceğine inanan ahmaklardan oluşmaktadır.

Katlettikten sonra maktulün cenazesinde yürüyen siyah gözlüklü mafya misali, Esad çekilmez ise Cenevre de hiçbir ilerleme kaydedilemez türküsünü tekrarlayacaktır. Çünkü gerçekte sunabilecekleri hiçbir çözüm yoktur.

Suriye resmi heyeti muhalefette mevcut olan üyelerin temsil ettiği devletlerle (13 devlet) müzakere yaptığının bilincindedir. Bunun yanı sıra, BM’nin temsilcisi İbrahimi ve ABD’nin bir araya getirdiği 11 “Suriye’nin Dostları” ile masaya oturduğunun idraki içindedir.

Suriye heyeti, Suriye resmi temsilcileri ile dolaysız görüşme talep eden John Kerry’nin talebini reddetmiştir. Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim, Kerry’nin Esad ile alakalı sözlerinden dolayı önce özür dilemesi gerektiğini talep etmiştir.

Şiddet durmadan devam edemeyiz!

Suriye heyeti 1. Cenevre görüşmelerinde karar bağlanan maddelerin tümünün ele alınması gerektiğini, bunlar görüşülmeden birden “Geçici Hükümet Heyeti” faslına intikalin kabul edilmeyeceğini bildirmiştir. Birinci bentte yer alan “şiddetin durması” tahkik olmadan diğer bentler üzerinde konuşulması abesle iştigaldir. Ayrıca, bu şiddeti besleyen kaynaklar durdurulmadan, Suriye sahasında ne geçici ne de başka tür hükümetlerin işlevi olmaz.

Geçici Hükümete karşı değiliz!

Suriye devleti, Geçici Hükümet Heyeti önerisinden çekinmemektedir. Suriye devleti bu öneri ile yurtsever daha geniş kesimlerin oluşturulacak hükümete katılması olarak görmektedir. Batı’ya bağlı ve işbirlikçi memurlarının yer aldığı bir hükümeti asla kabul etmeyecektir. Suriye tarafı, Suriye’nin bir kurulu anayasal düzene sahip olduğunu, mevcut anayasanın tasvip edilmediği takdirde, yapılacak ilk genel seçimler ardından halkın teveccühünü kazanacak siyasi partinin hükümeti teşkile ettikten halkın referandumuna sunulmuş ve onun rızasını almış yeni bir anayasa yapabileceğini kabul etmektedir. Ancak Batı ve şürekâları bundan korkmaktadır. Çünkü onların Suriye halkının ezici çoğunluğunun nezdinde karşılığı yoktur.

Suriye, silahla kazanılmayanı siyasi masada, yalan, dolan ve hinlikle kazanmaya çalışan Batı ve şürekâlarını uyarmaktadır. Suriye şehitlerinin kanının boşa akmadığını onlara her daim hatırlatacaktır.

‘AB’yi S**tir et’

Ukrayna ziyareti esnasında Rus tarafı ile yaptığı telefon görüşmesinde (büyük ihtimalle Rus istihbaratının sızdırdığı bir bilgi) “F*ck the EU” (“AB’yi S**tir et”) diyen AK Ev (Beyaz Saray) sözcüsü Bayan Nuland aynı sözü çıkarlarına uygun düşerse çok yakında Suriye’de çözüme yanaşmayan herkese söyleyebilir. Ey ABD’nin kuyruğunda “Suriye Dostları” tiyatrosunda rol alanlar, bunu anlamayacak kadar ahmak mısınız?

Bessam Abu ADBULLAH - 13 Şubat 2014 - Aydınlık

Son Yazılar