ufuk soylemez225

Dünyanın en pahalı benzinine ses çıkar(a)mayan bir toplum!

Laiklik karşıtı odak olan, imam hatip fanatiği,

mezhep savaşı kışkırtıcısı, partizan ve otoriter bir iktidara karşı, savunmasız ve sahipsiz bırakılan halkın, bir yandan da zamlarla ve vergilerle ağır bir biçimde ezilmesinin önüne geçilemiyor.

Muhalefet partilerinin liderleri ve sözcüleri, "laf ebeliğinden" öteye gitmeyen, demogojik konuşmalarla, TBMM'de hazır bekleyen TV kanallarında "muhalefet edermiş" gibi yapıp, milleti çaresizliğiyle baş başa bırakıyorlar maalesef.

İşte geçen hafta sonu litresi 5.10 TL'ye çıkarak, dünyanın en pahalı benzinini tüketmeye mecbur ve mahkum bırakılan halkın tepkisini ve sesini kimse duymuyor, kimse dile getirmiyor. Dünyada Norveç'ten sonra 60 gelişmiş ve gelişmekte olan ülke arasında, benzini - mazotu en pahalıya kullanmaya mecbur bırakılan ülke maalesef Türkiye.

Norveç'te kişi başına düşen gelir düzeyi Türkiye'nin 5 katından fazla olduğu için Dünyanın en pahalı benzinini halkına dayatan iktidar, açık arayla AKP iktidarı oluyor.

Yolsuzluklar, hırsızlıklar, gayrı milli politikalar, paralel devlet rezaletleri bir yana, avro 3.5 TL'ye, dolar 2.5 TL'ye yaklaşmış.

Buna rağmen, Meclis'teki muhalefet partileri doğru dürüst bir demokratik tepkiyi, ya da kitlesel bir mitingi örgütlemeyi dahi beceremiyorlar.

Yolsuzluk, rüşvet, kayırma iddialarının odağı olan iktidarın başı, bir günde gece yarılarına kadar 4-5 yerde miting ve konuşmalar yapıyor. Muhalefet ise "demeç" ve "lafebeliği"nin ötesine geçmeyen, en kolay ve ucuz sözde muhalefetle yetiniyor.

Yazık bu millete, yazık bu muhalefete bel bağlayanlara...

Rezevler hızla eriyor!

Geçen Cumartesi günü "Bu talebe rezev dayanmaz" başlığıyla yazdığım yazının mürekkebi bile kurumadan tahminlerimizin gerçekleştiği görülüyor.

17 Ocak tarihinde (altın dahil) 130 milyar dolar olan, T.C. Merkez Bankası brüt döviz rezervlerinin 120 milyar dolar civarına indiğine dair haber ve yorumlar yayınlanıyor.

Resmi rakamlar henüz açıklanmadı. Ama bir haftada bu denli hızlı bir azalış - hayra alamet değil kuşkusuz.

T.C. Merkez Bankası brüt rezervlerinin net hali ise, 40 milyar dolardan 33 milyar dolar seviyesine gerilemiş görünüyor.

Hem dış konjonktürün, hem de içerdeki yolsuzluk ve paralel devlet rezaletlerinin tetiklediği istikrarsızlık ve belirsizlik görüntüsü giderek daha da koyulaşıyor.

Özel sektörün net döviz pozisyonu (- 164) milyar dolar civarında. Son 1 ayda %15 civarında gerçekleşen fiili devalüasyon, büyük kambiyo zararlarına, ithalatçıların ve dış borçların ödenmesinde ağır maliyet artışlarına yol açıyor.

Hâlbuki bu durumu biz yıllardır yazıp, söyledik. Sıcak para girişleri ile yapay olarak düşük tutulan kur seviyesinin, gerçekte olması gereken noktanın dolarda en az 2,40 TL olması gerekiyordu. Gecikmeli de olsa, işte şimdi bu biriktirilmiş devalüasyon fiiliyata dökülüyor.

Bu kadar süreyle kurları baskı altına alan, ucuz ithalatla insanımızı ve ülkeyi borçlandıran, tasarruf oranını yüzde 12 gibi tarihimizin en düşük seviyelerine düşüren ekonomi politikaları, artık sürdürülemez noktaya geldi.

AKP iktidarının çakma "lale devri" ekonomisi de, artık ekonominin kaçınılmaz gerçekleriyle yüz yüze geliyor.

Bundan sonra, piyasalar da kolay kolay dikiş tutmayacak gibi görünüyor.

Yine bedeli millet ödeyecek, ama yerel seçimlerde bu bedelin AKP'ye ciro edilmesi ve geri ödetilmesi gerekiyor.

İzleyip göreceğiz...

Ufuk SÖYLEMEZ - 28 Ocak 2014 - Aydınlık

Son Yazılar