deniz yildirim tutuklu gazeteci225

Testi kırıldı, yeşiller saçıldı!

Medyadan izlediklerimiz bilim kurgu filmlerini aratmıyor.

 "Usta"nın geliştirdiği "muhafazakar demokrat" model kontrolden çıktı. Hükümet yarattığı cemaatle savaşıyor. Bu arada pislikler etrafa saçılıyor.

Bakanların üç çocuğunun, belediye başkanlarının, koruma kurulu memurlarının kaç milyon dolar rüşvet çarkının içinde olduğu görülecek. Nasıl arazi kapattıkları, TMSF kıyakları, TOKİ avantaları, belediye rantları da ortalığa döküldü. Belli ki devamı çok daha büyük. Daha sırada İsviçre bankaları, gizli kasaları, biriken altınları var.

*** *** ***

Hezeyan hali!

Gelelim işin medya cephesine. Her büyük operasyon medya üzerinden yürütülür. Önce kamuoyu düğmeye basmak için hazır hale getirilir. Sonra polis ve "yargı" harekete geçer ve siyasi hesaplaşmaya yasal kılıflar uydurulur. Yetkililer çıkar "konu yargıda, bu süreç bitene kadar konuşamayız" der. Tıpkı Ergenekon, Balyoz, Askeri Casusluk operasyonlarında olduğu gibi... Öncekilerde Ağır Ceza hakimleri ayarlanıyordu. Şimdi iddiaya göre Sulh Ceza hakimi ayarlanıyor.

Yolsuzluk operasyonuyla, Ergenekon arasındaki fark hangi medyanın nasıl kullanıldığıdır. Yurtseverlere ve TSK'ya karşı hem yandaş koalisyon hem de merkez medya birlikte harekete geçirilmişti. Şimdi iktidar medyası cepheden yolsuzluk ve rüşvet operasyonunu hedef alıyor, merkez medya sözüm ona anlamaya ve tarafsız durmaya çalışıyor. Cemaat medyası ise şimdilik temkinli. Ne de olsa belgeler ve bilgiler ilk oraya servis edilecek. Operasyonun iddianamesini, daha yazılmadan yine o gazetelerde okuyacağız.

Buraya kadar normal. İşin ilginç olan kısmı hükümetin yarı resmi yarı organlarının operasyonu tuhaf argümanlarla boşa çıkarmaya çalışması oldu.

Olayı anlamak için hezeyan halini andıran şu örnekleri okumak yeterli olsa gerek;

*** *** ***

Neocon çevreler ve tuhaf savunmalar!

"MOSSAD'ın soruşturma açılması için İstanbul Adliyesi'nde devreye girdiği iddia edildi."

"Gözaltılar için 18. Sulh Ceza hakimi beklendi",

"Başbakan Erdoğan'ın bakanlarla yaptığı konuşmaların yasadışı dinlendiği belirtildi" (Yeni Şafak/ 18 Aralık)

"Seçim ayarlı operasyon"(Kanal 24/Son dakika başlığı)

"Kuzey Irak petrolleri üzerinden yapılan anlaşmaların parası (16 milyar dolar) Halk Bankası'nda toplanacaktı. Operasyonun Uluslar arası boyutunda ABD'deki neocon çevreler ve İsrail aşırı sağının izleri söz konusu" (İbrahim Karagül/Yeni Şafak/18 Aralık)

*** *** ***

Ağlasan dahi iyi!

Böyle bir tabo karşısında ağlamak yerine hükümet adına konuşmayı tercih eden Bülent Arınç; "Psikolojik harb benzeri bir operasyonla karşı karşıyayız. Polis müdürlerinin görevden alınması tamamen idari bir soruşturmadır. Bazılarının bu kadar alçalabileceğini düşünmemiştik. Saflığımıza verin." dedi.

Bu çırpınışlarla sistemi kurtarmak elbette mümkün olmayacak.

*** *** ***

Oğullarınız, kızlarınız!

Demiştik ki; "yolsuzluk kurumsal hale geldi. Bir yeraltı ekonomisi inşa edildi. Bunun adı Nurjuvazi'dir!"

Doğrulandı.

Medya yazmıyor diye yolsuzluk yok değildi ki, şimdi ortaya çıkınca şaşıralım. Av. Turgut Kazan, CNN Türk'te çok haklı bir konuyu gündeme getirdi: "Gezi'de gencecik çocuklar öldürülürken bakan çocukları malı götürüyormuş"

Oğullarınız kızlarınız gemilere, jiplere, yalılara, konaklara, büyük şirketlere, medya kuruluşlarına nasıl sahip oldular? Bu değirmenin suyu nasıl ceplerinize akıtıldı? Bir bir yazmıştık. Şimdi konu "yargı"da.

Yargı süreci bitene kadar daha çok konuşacağız!

Deniz YILDIRIM - 21 Aralık 2013 - Aydınlık

Son Yazılar