bali konferansi hazirlik225

‘Bali Paketi’ Batı’nın son çırpınışı!

DTÖ’nün Bali’de ‘küresel ticaretin liberalleşmesine’ yönelik anlaşmaya vardığı paket

AB ve ABD arasındaki müzakereleri süren TTYO ile birlikte ele alındığında, yükselen BRICS ülkelerine karşı Batı’nın son önemli hamlesi!

Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ, World Trade Organisation) geçen günlerde Endonezya’nın Bali Adası’nda gerçekleştirdiği 9. Bakanlar Konferansı’nda önemli bir anlaşmaya imza attı. 159 üye ülkenin katılımıyla üzerinde anlaşmaya varılan ve ‘Bali Paketi’ olarak adlandırılan küresel ticaretin serbestleştirilmesine yönelik anlaşma, 20 yıldan bu yana verilen çabanın ürünü oldu.

Üç önemli madde!

Uzmanların açıklamalarına göre, Bali Anlaşması’nın öngördüğü liberal düzenlemelerle küresel ticaretin hız kazanması ve 1 trilyon dolarlık büyüme kapasitesine ulaşması bekleniyor.

Böylece Merkezi Paris’te bulunan Uluslararası Ticaret Odası’nın (ICC) 18 milyonu gelişmekte olan ülkelerde olmak üzere 21 milyon yeni iş yeri olanağı sağlanmasının olası olduğu bildiriliyor.

Bali Anlaşması, 2001 yılında Katar’ın başkenti Doha’da alınan kararlardaki; dünya ticaretinin gümrüklerin kaldırılarak kolaylaştırılması, tarımsal alanda sübvansiyonun azaltılması, yoksulluğun yaygın olduğu az gelişmiş ülkelere daha fazla parasal kalkınma yardımı (!) verilmesi gibi üç önemli maddenin gerçekleştirilmesini içeriyor.

Başlangıç değil bitiş!

Ancak, Bali Anlaşması’nın üzerindeki imzaların mürekkebi henüz kurumadan Batılı gözlemcilerden itirazlar yükselmeye başaldı. Sabahlara kadar süren amansız müzakerelerden sonra anlaşmaya varılmasının akabinde çok duygusal bir konuşma yapan DTÖ’nün Eylül ayında seçilen Brezilyalı Başkanı Roberto Azevedo’nun, ‘’Bali anlaşması bitiş değil başlangıçtır’’ sözlerine cevap gecikmedi.

Hamburg Dünya Ekonomi Enstitüsü Başkanı ve sözcüsü Prof. Thomas Straubhaar, Alman Die Welt gazetesi için kaleme aldığı yazısında “Bali yeni bir başlangıç değil, Dünya Ticaret Örgütü’nün bittiği yerdir’’ değerlendirmesinde bulundu.

BRICS’in gücü Almanları korkuttu!

BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika Cumhuriyeti) ülkelerinin dünya ekonomisindeki ağırlığını göz ardı edilemeyeceği gerçeği endişelendirmiş olacak ki, tanınmış Alman Ekonomist, Hindistan, Küba, Venezuella, Bolivya ve Nikaragua gibi ülkelerin önemine dikkat çekerek, “Bu ülkeler DTÖ’nün alacağı kararlarda oybirliği ilkesi olduğu sürece, Bali’deki konferansta bize hangi santaj kapasitesine sahip olduklarını gösterdiler” yorumunu yaptı.

Hindistan gıda için güvence istedi!

Dünya Ticaret Örgütü’nün Bali’deki konferansında Hindistan Ticaret Bakanı Anand Şarma, “Hindistan için yoksullara gıda yardımı pazarlık konusu olamaz’’ açıklamasını yaparak, anlaşmaya onay vermeden önce, 820 milyon yoksul insanının gıda kaynaklarının süresiz sübvanse edilmememesi halde, anlaşmayı bloke edeceğini açıklamıştı. Hindistan, gıda yardımı garantisini kabul ettirdikten sonra, istisna bir statüyle anlaşmayı imzaladı.

Küba’dan veto!

Küba ise, Kuzey Amerika’nın bölgede uyguladığı ticari ambargolar nedeniyle anlaşmayı Venezuella, Bolivya ve Nikaragua adına veto ederek Bali’de gündeme damgasını vurdu. Kapalı kapılar ardında yürütülen müzakerelerde ABD’nin Küba’yı anlaşmayı imzalaması için hangi teklifleri götürdüğü kamuoyunca henüz bilinmiyor.

Prof. Straubhaar eleştirisinde, Bali’de tarım politikaları için fazlasıyla zaman harcandığını, hizmet sektörünün göz ardı edildiğini, oysa uluslararası hizmet sektörü ticaretinin küreselleşmenin temel öğesi olduğunu dile getiriyor.

2008 krizi sonrası DTÖ’nün yeniden inşaası!

Bali anlaşması Batı’da 2008’de yaşanan küresel finans krizinden sonra tamamen durma noktasına gelen Dünya Ticaret Örgütü’nün tekrar hayata geçirilmesi olarak görülüyor. ABD Ticaret Temsilcisi Michael Froman ve Avrupa Birliği Komiseri Karel De Gucht’un DTÖ’nün Bali’de anlaşmaya varılmasından sonra derin nefes almış olmalılar. Zira Washington ve Brüksel’den ardı ardına gelen endişe dolu açıklamalarda ‘’Eğer Bali’de ihracat için gümrük duvarlarının kaldırılması ile ilgili uzlaşı sağlanamazsa Dünya Ticaret Örgütü’nden iz kalmayacak’’ şeklinde uyarılar gelmekteydi.

Uzlaşmaya tepkiler!

Yakasını mali krizlerden kurtaramayan Batı açısından Bali Anlaşması sanayi ürünlerini satabileceği gümrüksüz pazarlara erişebileceği için şimdilik memnun. Ancak Batılı uzmanlar Bali’de alınan kararların yeterliliği ve inandırıcılığına şüpheyle bakıyorlar.

Dünya Ticaret Örgütü’nün yeni anlaşmaya yönelik Bali’deki uzlaşısına Hindistan’ın şu anda devam eden projelerinde istisna tanınması dışında ‘gıda desteği programlarına’ sınır getirmesi; Dünya İçin Ekmek, Right to Food Camping gibi açlıkla savaşan organizasyonların tepkisini çekti. Örgüt sözcüleri, ‘DTÖ’nün devletlerin açlık ve yetersiz beslenmeye karşı savaşını kısıtlama hatta yasaklaması Küresel Ticaret Anlaşması’nın iflasıdır’ açıklamasında bulundular.

Gönül KENTER - 15 Aralık 2013 - Aydınlık (Frankfurt)

Son Yazılar