umit zileli225

Onlar… Evlatlarımız!

Onlar, iyi ki varlar… Onlar ki toprakta karınca, suda balık, havada kuş kadar çoklar… Her yerde, her zaman, her ahval ve şerait altında bile hazırlar…

Enerjilerine ayak uydurmak zor, çok zor… Biyonik misin birader, ne yorulma biliyorlar ne acıkma, mızmızlanmak, şikâyet etmek yazmıyor defterlerinde ya da anlamını öğrenmemişler bu sözcüklerin…

Zalime karşı dimdik, yoksula, düşmüşe, mağdura karşı bi o kadar müşfikler… Yeri geldiğinde, despotun TOMA’larının, akreplerinin, gaz bombalarının, biber gazlarının, plastik mermilerinin üstüne üstüne yürüyorlar.. Hani o meşhur şarkıdaki “Sık bakalım, sık bakalım, biber* gazı sık bakalım… Kaskını çıkar, copunu bırak delikanlı kim bakalım” dizeleri dudaklarında ıslık olmuş yürüyorlar hem de…

Gözlerimle gördüm, tanığım; Silivri’de, geçen yılın 13 Aralık’ında, üstlerine vahşice, düşmana saldırıl’ gibi hücum eden “destancılara” karşı göğüslerini yaşlı teyzelere, amcalara siper etmiş haykırıyorlardı:

-Vız gelir bize duvarlarınız vızzz!..

Gaz bombalarından bayılanları, biber gazından, kimyasal karışımlı tazyikli sudan düşenleri tedavi etmek için çadır bile kurmuş sırtlarında insanları taşıyorlardı… Yağmurun altında yırtık ayakkabılarla direnenleri bile vardı. Arada bir çadıra koşuyor, biraz ısınıyor, sonra gerisin geriye, kaldığı yerden devam etmek için dönüyordu…

Onlar, Türkiye Gençlik Birliğinin (TGB), her biri pırlanta değerinde gençleri, savaşçıları, evlatları…

-Bizim evlatlarımız…

İstiklal ’de buluşuyoruz!

Onlar, geçen yıl gerçekten destan yazdılar…

29 Ekim’de, 10 Kasım’da, 19 Mayıs’ta, milyonları meydanlarda topladılar… İstiklal Caddesi’nde 250 bin kişiyle yürüdüler.. Cumhuriyet yıkıcılarına, Türk milletinin nasıl şahlanacağını, ihanete nasıl geçit vermeyeceklerini gösterdiler…

Şimdi yine, daha büyük, daha görkemli bir destan yaratmak için kolları sıvadılar… İzmir’de, 1 milyon kişiyle yasaklanan Andımız’ı tek ses, tek yürek halinde haykıracaklar, örneğin… Ankara, Tandoğan’da milyonlar bir araya gelecek, hadi yıkıcıların deyimiyle söyleyelim; bu asil milletin cumhuriyeti yedirmeyeceğini dosta düşmana ilan edecek…

İstanbul’da yüz binler, yine İstiklal Caddesine akacak, o büyük “İstiklal Buluşması”nda kucaklaşacak… Sloganlar bile yüreğimi titretmeye yetiyor:

-29 Ekim Özgürlüktür… 29 Ekim Mustafa Kemal’di?:.. 29 Ekim İstiklaldir…

TGB’liler, gayet net biçimde, ama bir o kadar da kıvılcımlar saçarak şu çağrıyı yapıyorlar:

-Cumhuriyet 29 Ekim 2013’te İstiklal Caddesi’nde ayaklanıyor: Diktatörün saltanatına karşı halkın cumhuriyeti bir özgürlük ve bağımsızlık programı olarak önümüzde duruyor… Vatanımız için, emeğimiz için, kardeşlik için, geleceğimiz için, cumhuriyetimiz için İstiklal’ de buluşuyoruz…

Söz verdilerse bilin ki yapacaklar!

Bu eli öpülesi gençler, bugüne dek tüm söylediklerini, tüm ilan ettiklerini bir bir gerçekleştirdiler… Paket şaklabanlıkları ile Cumhuriyet’i boğmaya, vatanı parçalamaya, özgürlükleri yok etmeye yeltenen AKP’yi paketleme sözü verdilerse, bilin ki onu da yaparlar, yapacaklardır. İstiklal Caddesi’nde açacakları dev paket işte bu sözün ilanı olacaktır… Üstelik dev Cumhuriyet Bandosu eşliğinde Andımız’ı ve marşlarımızı söyleyerek…

Kendi hesabıma ben, İstiklal Buluşması’nı iple çekiyorum… Gurur duyduğum bu çocukları büyük bir keyifle izlemek, Andımız’ı onlarla birlikte haykırmak için orada olacağım… Bizi yalnız bırakmayın lütfen… O slogan zaten her şeyi gayet açık biçimde anlatıyor:

-Cumhuriyet ayaklanıyor…

Ümit ZİLELİ - 28 Ekim 2013 - Aydınlık

Son Yazılar