sizin yeni osmanli dediginiz aslinda215 

Very İmanlı Person (VİP)

İman abidesi Başbakanımızın Hacc görüntülerini seyrettim. Etrafında koruma ordusuyla, Hacc yapışına tanıklık ettim. Duygulandım. Gözlerim yaşardı. Ama sevinçten değil. İslam’ın ruhunun çoktan tasfiye olduğunu gördüm.

Bugün Muktedir’i ve yalakalarını kızdıracağım. Size bazı tarihsel anekdotlar sunacağım…

*** *** ***

Hz. Peygamber’in tebliğinden önce Mekke’de Müşrikler Allah’a inanır ve bugün yapılan Hacc’ın aynısını “hacc ibadeti adı altında yaparlardı.” Hacc esnasında dualar okunurdu. Çünkü müşrikler Allah’a inanırlardı. Keza, putlar Allah ile aralarındaki yaklaştırıcılardı.

Hacc mevsiminde müşrikler kafileler ile gelir, koruma ordularıyla tavaf ederler, avamlar ya da bedevi garibanlar en dış halkada, müşrik kodamanlar ise koruma ordusu eşliğinde en iç halkada tavaf yaparlardı. Bu durumu resmeden “Çağrı” filmini dilerseniz tekrar izleyebilirsiniz.

Hz. Peygamber, dinin sembol ve içeriğinin “Servet ve zenginliğe boğulanların safında konuşlandırılmasına karşı, bu türden uygulamalarda eşitliği esas alan bir pratikle karşılarına çıktı.” Koca peygamber, kölelerle saf tutuyor, ezilenlerle kol kola Hacc yapıyordu. Bu gelenek yıkılmıştı. Koruma ordusuyla tavaf yapanların düzeni yıkılmıştı…

Taa ki, Emevi saltanatının egemenliği ele geçirişine kadar. Emevi geleneği, Peygamberi tavrı tasfiye ederek, eski geleneği diriltti. Sınıfsız toplum idealinin pratik kaynaşma ve eğitim alanı olan Kâbe, zenginlerin ego tatmin havzasına evrildi. Ve İslam öncesi “ŞİRK” geleneğinin uygulamaları, tekrar yaşanmaya başladı…

İşte Kur’an’ı Kerim’in Ali İmran suresinin 144. ayeti vuk’u bulmuştur…

Muhammed ancak bir elçidir. Şimdi o ölür ya da öldürülürse, siz gerisin geriye mi döneceksiniz? Kim geriye dönecek olursa, Allah’a asla zarar veremez. Allah şükredenlerin/geriye dönmeyenlerin mükafatını verecektir. (Ali İmran 144. ayet)

*** *** ***

Geriye dönenler…

Ali İmran 144. ayetteki “geriye dönenler”, Hz. Peygamber’den sonra, ŞİRK âdetlerini diriltenlerdir. İşte bu güruh, Kur’an’da bu şekilde anılır. Topukları üzerinde geri dönenler, Hacc yaparken, Peygamber öncesi müşrik gelenekteki gibi, koruma ordularıyla tavaf yapanlardır. Yani “gericileşenlerdir.” Peygamberi pratiğin gerisine düşenlerdir…

Kadın düşmanlığı…

TRT bir süredir, kadın düşmanlığını din bellemiş bir zat’ı zerzevat’ı gündemde tutuyor. Sürekli kadın düşmanlığı pohpohlanıyor. İslam’ın kadını hiçe saydığı varsayımı öne sürülüyor.

Bu türden alçaklıklar, müsteşriklerin, oryantalistlerin ekseriyetle Doğu’nun tarihsel kültür köklerine savaş açmakta kullandığı yöntemler olmuştur. Keza, İslam kadına düşman değildir. Bugünün Müslüman aklını temsil ettiği zannedilen bazı cahiller düşmandır.

*** *** ***

VİP Hacc’lar, kadın düşmanlıkları…

Bu türden yaklaşımların çok yoğunlaştığı bir dönemdeyiz. Keza, İslam adına yapılanlar ortada.

El Nusra adlı terör örgütünün Suriye’de ele geçirdiği mezarları balyozla yıktığını gördük. Çünkü Vahhabi inancında türbeye gitmek şirk. İnsanların “kültürel alanları ve dua ettikleri kürsüler olan” tarihsel anlam taşıyan türbeler yıkılıyor. Mezar kazıcı El Nusra gibi teröristler, Selefi-Vahhabi Ak Gençliğe şiar oluyor.

Birisi tekbir getirerek kafa kesiyor. Ötekisi tekbir getirerek saha basıyor. Selefi-Vahhabi AK Gençlik, mezar kazıcılarla aynı safta duruyor…

Not: İşte bu yaşananlara karşı, yozlaşmaya karşı bir panzehir olarak “DEVRİM AYETLERİ” kitabını okumak ve okutmak gerekir. Keza, bu kitap; yaşanan sürecin panzehiridir. Bu yüzden okumak ile birlikte, okutmak da gerekir. Aydınlık yarınlara…

Eren ERDEM - 25 Eylül 2013 - Aydınlık

Son Yazılar