sarin elkaide turkiyeden225

Pentagon raporu : El Kaide sarin gazını Türkiye'den soktu!

ABD ordusunun El Kaide'nin elinde sarin gazı olduğunu doğruladığı belirtildi.

El Kaide'ye gazın Türkiye üzerinden gönderildiği, Mayıs ayında Adana'da ele geçirilenin bu gazın küçük bir bölümü olduğu kaydedildi.

ABD ordusunun raporunda yer alan iddialar, kimyasal silah nedeniyle Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad'a ağır suçlamalar yöneltmeyi sürdüren Başbakan Tayyip Erdoğan'ı zor durumda bırakacak nitelikte.

ABD Savunma Bakanlığı eski üst düzey yöneticilerinden, eski istihbaratçı Micheal Maloof, WND News haber sitesindeki köşesinde, ABD Başkanı Barrack Obama'nın Suriye yönetiminin kimyasal silah kullandığında ısrar etmesine karşın, El Kaide'nin kimyasal silah edindiğini ve kullandığını gösteren bir rapor ele geçirdiğini yazdı.

Maloof'a göre, rapor ABD ordusu tarafından hazırlandı. Kendisine ABD istihbarat kuruluşları arasında yer alan Ulusal Saha İstihbarat Merkezi'nden (NGIC) geldi. Rapor gizli ve "yabancı merkezlere gönderilmemeli" diye sınıflandırılmış.

Irak'ta Selefiler üretti!

Raporda, El Kaide'nin kimyasal silah kapsamında bulunan sarin gazına sahip olduğu belirtiliyor. Sarin gazı Sünni Selefiler'den oluşan Irak El Kaidesi tarafından temin edildi. Gaz, Türkiye üzerinden El Kaide'nin Suriye kolu olan Nusra Cephesi'ne gönderildi.

Geçtiğimiz Mayıs ayında Adana'da ve Mersin'de polisin El Nusra teröristlerinin kaldığı evlere yaptığı baskınlarda ele geçirilen sarin gazının bir bölümü de Irak El Kaidesi'nin gönderdiği gazdı. Yakalanan gazın miktarı 2 kilogramdı.

Amerikan askeri istihbarat raporunda, El Kaide, kimyasal silah üretme çabalarını Türkiye'deki operasyona karşın sürdürdü. Amerikalı askeri bir kaynak, "Nusra Cephesi'nin ve Irak El Kaidesi'nin sarin gazı üretme çabalarına ilişkin 50 belge olduğunu" belirterek, "El Kaide'nin bu çalışmaları, Mayıs 2013'te Irak'ta ve Türkiye'de bazı kilit isimlerin tutuklanmasıyla büyük darbe aldı" dedi.

Halep'te kullanıldı!

Raporda, Nusra Cephesi'nin, bir bölümü Türkiye'ye gaçirilen sarin gazının diğer bölümünü geçtiğimiz Mart ayında sivillere ve Halep'te Suriye ordusuna karşı kullanılmış olabileceği kayda geçirildi. Rapor, Halep'te Han Asel'de yapılan kimyasal silah saldırısının El Nusra tarafından yapıldığı iddiasını doğrularken, ABD istihbaratının üst düzey eski bir yetkilisi, Suriye'de kimyasal silah kullananların Suriye Ordusu değil, muhalif gruplar olduğunu Maloof'a söyledi.

Para Suudilerden!

Maloof, Rusya Today sitesinin sorularına verdiği yanıtta, raporun Ağustos ayında hazırlandığını belirtti. Maloof, raporu aldığı kaynağın Irak'tan Türkiye'ye önemli miktarda sarin gazı gönderilerek Suriye'ye sokulduğunu, Adana'da ele geçirilenin ise küçük bir miktar olduğunu söylediğini kaydetti.

Maloof, kaynağının El Kaide'nin o tarihten sonra büyük miktarlarda sarin gazı üretmiş olabileceğine inandığını, El Kaide'nin kimyasal silah üretiminin finansörünün ise bir Suudi Arabistanlı olduğunu, ancak ismini veremeyeceğini söylediğini bildirdi.

Russia Today muhabirinin "ABD elindeki bilgilere rağmen neden en büyük düşmanı olan El Kaide ile savaşa girmiyor" sorusuna, ABD'nin bölgedeki krize daha fazla batmak istemediği şeklinde yanıt veren Maloof, müdahil olmanın ABD'nin dış politikasını ciddi şekilde etkileyeceğini ifade etti.

ABD Kongresinin Terörizm ve Sıradışı Savaş Araştırmaları Özel Görev Ekibi'nin 1988 ile 2004 yılları arasında yöneten ve şu anda ABD Savunma Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığı'nda üst düzey danışmanlık yapan Yossef Bodansky de Suriye'de kimyasal silah kullananların Suriye Ordusu olmadığını, muhalifler olduğunu söyledi.

Erdoğan ne diyecek?

Raporda yer alan iddialar, şu sorulara yol açtı: Adana'daki soruşturmada gözaltına alınan 12 El Nusra Cephesi üyesi nasıl serbest bırakıldı? El Kaide'nin Türkiye'ye kimyasal silah yapımında kullanılan sarin gazını nasıl elini kolunu sallayarak sokabildi? El Kaide, Türkiye'den nasıl serbestçe kimyasal gazı Suriye'ye sokabildi?

Bu sorular, hiçbir araştırma yapılmadan Doğu Guta'daki kimyasal silah saldırısından doğrudan Suriye Cumhurbaşkanı Esad'ı sorumlu tutarak ağır suçlamalar yapan, saldırıyı muhaliflerin yapmış olabileceğini gösteren bulgular arttıkça ağız değiştiren ve son günlerde "Kimyasal silah olmasa da 100 bin insanı öldürdüğünü" iddia ederek Esad'a suçlamalarını sürdüren Başbakan Erdoğan'ı zor durumda bırakacak nitelikte.

Aydınlık - 20 Eylül 2013

Son Yazılar