ufuk soylemez

9 Eylül’de biraz liberal bir ilan mı?

Dün 9 Eylül’dü. Kurtuluş Savaşımızın işgalci-emperyalistlerin İzmir’den denize dökülmeleri suretiyle kesin zafere ulaşmasının 91’inci yıldönümü.(9 Eylül 1922)

Devletimizin ve Cumhuriyetimizin kurucu partisi Cumhuriyet Halk Partimizin ise kuruluşunun 90’ıncı yıldönümü (9 Eylül 1923).

Her iki 9 Eylül de Türk Milleti için unutulmaz, anlamlı, çok değerli ve önemlidir.

Bu vesile ile Büyük Atatürk ve Silah arkadaşlarıyla, tüm şehitlerimizi bir kez daha minnet ve rahmetle anıyorum. CHP’ye emek ve gönül veren tüm yurttaşlarımızı kutluyorum.

Dünkü Aydınlık gazetesinde ve diğer birçok gazetede CHP’nin 90’ıncı kuruluş yıldönümü nedeniyle tam sayfa ilanlar yayınlandı.

Renkli, umutlu, demokrasiye, özgürlüklere barışa ve eşitliğe vurgu yapan güzel bir gazete ilanı hazırlamış CHP.

Böylece eşitlik – özgürlük – demokrasi – barış gibi güzel kavramların içini boşaltıp, değersizleştiren Sorosçuların, dönek Marksistlerin, fundamentalist yobazların ve bölücü kürtçülerin kendi fitne – fesat yüzlerini gizlemek için ısrarla kullanıp, istismar ettiği değerler ve kavramlar da bu kesimlere bırakılmamış oldu.

Ancak CHP ilanında, milli devletimize, Atatürk’e, Laik Cumhuriyete, üniter yapımıza yönelik ifadelere yer verilmemiş olması ise bir eksiklik gibi geldi bana.

Çünkü eşitlik – özgürlük – demokrasi gibi değerler ancak milli devletimiz ve bağımsız laik Cumhuriyetimiz varsa anlamlı olabilir ve kullanılabilir.

CHP’nin 90’ıncı kuruluş yıldönümünde verdiği ilan biraz “liberal bir parti” ilanına benzemiş olan içeriğinin çok daha ötesinde ve üzerinde olmalıydı diye düşünüyorum doğrusu.

CHP’yi zaten Cumhuriyet değerlerinin kurucusu ve savunucusu olduğu düşünülerek, bu kavramlara ilanda yer verilmemiş olma ihtimali – yine de – bu eksikliği ve boşluğu dolduracak bir mazeret olarak görülememeli bence.

Bizim bugünlerde, ne liberalizme, ne sosyal demokrasiye, ne muhafazakârlığa ihtiyacımız yok. Bizim özellikle bugün – içine sürüklendiğimiz bölünme ve çözülme sürecinde – milli birliğe, ulus – devlet ve üniter yapımızı korumaya, laik Cumhuriyetimizin kurucu değerlerine sahip çıkarak “Atatürk’te birleştik” demeye çok daha fazla ihtiyacımız var diye düşünüyorum.

“Münafık Kardeşler” zihniyetine Olimpiyat vermezler!

Olimpiyatlar için bir şeyler yazmak istedim. Ancak Aydınlık gazetesinin dünkü nüshasında Sn. Özdemir İnce ve Sn. Mehmet Ali Güller’in bu konuya dair nefis yorum ve yazılarını okuyunca buna gerek olmadığına karar verdim.

Özellikle Sn. Özdemir İnce’nin Müslüman Kardeşler ve el- Kaide’nin Türkiye versiyonu olan bir zihniyetin iktidara egemen olduğu ülkemize Olimpiyatların verilmemesinin kaçınılmaz olduğuna dair yazısı gerçekten de düşündürücüydü.

İstanbul da, Ülkemiz de elbette Olimpiyatları düzenlemeyi, jeo – stratejik konumu, genç  ve dinamik nüfusu ile hak ediyor.

Ama gençlerine cop – biber gazı ve tazyikli suyu reva gören, mezhep – köken ayrıştıran politikaları sürdüren, komşularına savaş kışkırtıcılığı yapan, hukuku siyasallaştıran, medyayı tek seslileştiren böyle bir iktidar döneminde bu özlemimizin gerçekleşmesinin imkânsız olduğu da aşikâr.

İlk genel seçimlerden sonra kurulacak demokratik milli hükümetle birlikte, ülkemiz Olimpiyatları da düzenleyecek koşullara kavuşacaktır diye umuyoruz.

Ufuk SÖYLEMEZ - 10 Eylül 2013 - Aydınlık

Son Yazılar