eren erdem225

Sizin Allah korkunuz yok mu?

Amerikano İslamcılar, topuyla tüfeğiyle ABD emperyalistlerinin müslümanların yaşam alanını gasp etmesi için dua ve niyazda bulunuyor.

Lazkiye’de gerçekleştiği iddia edilen kimyasal saldırıyı öne sürerek, üstelik BM denetçilerinin “denetimi dahi neticelenmemiş” ve resmi hiç bir açıklama yapılmamış iken “Esad’ın kimyasal silah kullandığı” iddiası ile emperyalist koalisyonu ortadoğuya davet ediyorlar.

Bu işleri yaparken, Allah’n kitabı Kur’an’ı siyasetlerinin argümanı kılıyorlar. Bu sahtekarlığı 2 gün önce bu köşede deşifre etmiş, sırf emperyalist işgal için “nasıl da Kur’an ayetlerinin tahrif edildiğini ve çarpıtılarak” kitleleri bu işgale hazırladıklarını birlikte görmüştük.

Ve yine dün, 19 Mart’ta kimyasal kullanımı “kesinleşen” ve üstelik Türkiye’de faaliyet gösteren TEKKİM adlı bir şirketten aldığı bir takım kimyasal maddeler ile silah yapıp bunu hayvanlar üzerinde denerken videolar çeken ve bu videoları internete “Allah’u Ekber” nidaları ile aktaran El-Kaide’ci selefi terörizm eleştirilmiyor.

Bizimkiler alışıktır bu işlere. Darbe yapan “Kenan Evren” Bodrum’da resim çizerken, “darbe yapacağı iddia edilenler müebbet hapis cezası alır.” Yani darbeyi yapan dışardadır, “yapacağı iddia edilenler içerde.”

Aynı mantık Suriye’de de işliyor; “BM’ye göre resmen kimyasal silah kullanan teröristler demokrasi mücahitleri iken, Suud-Katar engizisyonu tarafından kimyasal kullandığı iddia edilen Esad, katildir canidir.”

*** *** ***

Kimyasal saldırı iddialarının vuk’u bulduğu gün Suriye televizyonlarında yayınlanan görüntüler ibretlik idi. Görüntüler ordunun Kuzey Lazkiye kırsalında bulunan Beyt-Şkuhi beldesini kontrol edişinden sonra ortaya çıkarılan toplu mezarın görüntülerini veriyordu. Toplu mezarda 120 kadının ve 50 çocuğun cesedi bulundu. Muhalefet Cebel Türkmen’den başlayarak köylere saldırdığında, köy sakinlerine sürpriz yaşatarak kadın ve çocukları kaçırmıştı.

Esirler, saldırı operasyonuna katılan 5 silahlı gruba dağıtılmıştı. Bu 5 silahlı grup; Libyalılar, Çeçenler, Suudiler, Ahfad-ı Resul ve Irak-Şam İslam Devleti’nden oluşuyor. Arap ve batı basınının kimyasal saldırı katliamından sunduğu görüntüler dikkatleri, Beyt Şkuhi’deki toplu mezar vahşetinin üzerinden çekti.

Yolda çevirdiği tır şöforüne mezhebini sorup infaz edenler konuşulmuyor. Alevilere ölüm diye ortada gezenler “demokrasi havarisi oluyor.” Ve Demokrasinin kılıcı olan ABD’nin (?) baş mücahitleri...

Ne garip ki, Esad’ın kimyasal saldırısıyla yaşamını yitirdiği iddia edilen çocukların olduğu görüntülerde yer alan insanların, ÖSO’nun kaçırdığı ve rehin tuttuğu “Aleviler” olduğu söyleniyor. Bununla ilgili deliller getiriliyor.

*** *** ***

Ama ne delili?

20 Yıllık can bir arkadaşımla sohbet ederken dahi, kendisine olan biteni anlattığım ve detaylıca durumu izah ettiğim halde, tek bir kelime etmeden dinleyip, sohbetin sonunda bir cümleyle “Eren, sen de darbeci olmuşsun yahu..” dedi. Evet,muhafazakar bir arkadaş. Ama 20 yıllık dostum.

Bizim medyamız en büyük kimyasal silahtır! En büyük terör organizasyonudur!

Bu gerçeği her gün yine, yeniden görüyorum...

Allah cümlemize basiret ihsan eylesin!

Eren ERDEM - 31 Ağustos 2013 - Aydınlık

Son Yazılar