sule perincek aydinlik225

Bizim maçta daha çok slogan atıldı yurtdışında oy kullanacaklar dikkat!

Seçimler yaklaşıyor.

Geçen gün Nürnberg’den konuklarım vardı. Üç cıvıl cıvıl kızlarıyla Avusturya Lisesi’nden genç bir karı koca. Ulusal Kanal’a gönüllü olacaklardı. Aşağıda, bizim sokakta oturduk biraz.

O sırada yaşlıca bir çift geldi. Birlikte fotoğraf çektirdik. Onlar da yurtdışındanmış.

-Biz daha çok çalışıyoruz...

Hadi bir tartışma başladı. Yurtiçindekiler mi, dışındakiler mi... Hoşuma gidiyor doğrusu. Aman onlar kazansın, ne var... Tartıştığımız bu olsun. Tıpkı “ezeli rakip” taraftarlarının arasında “bizim maçta daha çok slogan atıldı” yarıştırması, atıştırması gibi. Maç seyrederken bırakılıyor, ne diyorlar... ne diyorlar... merakına düşülüyor.

-Gördün mü bak sesini kıstılar!

Tuttuğun takımın taraftarı daha yüksek sesle slogan atınca pek keyifleniyorsun. Televizyonda kırk yılın spor gazetecisi şaşkınlık içinde anlatıyordu: Hiç görmediğim şeyler oluyor. Futbolcu sarı kart görüyor, gidiyor hakemi doğru diye tebrik ediyor, özür diliyor... Böyle bir dizi olay anlattı. Gözleri yerinden fırlamış.

Halk hareketi bir kültür sıçraması yarattı. Şunun şurasında hepimizin vatanı, bir de eşitlenme.

Bir keyifleniyorum ki...

Ne anlatacaktım?...

Daldan dala gittik, söze seçimlerle başlamıştım.

Cumhurbaşkanı seçimi, milletvekili genel seçimi ve halkoylamaları var önümüzde... Yurttaşlarımızın bulundukları ülkelerde açılacak sandıklarda oy kullanabilmelerine ilişkin hazırlıklar devam ediyor.

Şu aşamada yapılacaklar var.

Aman görevi ihmal etmeyin.

Bir başkonsolosluğumuzun açıklaması şöyle:

“Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın seçim döneminde oy kullanabilmeleri için ‘Yurtdışı Seçmen Kütüğü’ne kayıtlı olmaları gerekmektedir. Yurtdışı Seçmen Kütüğü’nde yer almanın tek yolu, yurtiçinde nüfus müdürlüklerine, yurtdışında ise konsolosluklarımıza başvurarak ‘adres beyanı’nda bulunmaktır.

Yurtdışında yaşayan ve seçmen niteliğine sahip olan vatandaşlarımız, evvelce adres beyanında bulunmuşlarsa, Yurtdışı Seçmen Kütüğü’ne kayıtlı olup olmadıklarını, Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığı’nın internet sitesinden (https:// www.ysk.gov.tr/ysk/index.html) kontrol edebilirler.

Yurtdışında yaşayan ve seçmen niteliğini taşımakla birlikte, Yurtdışı Seçmen Kütüğü’nde kayıtlı olmayan vatandaşlarımızın, başkonsolosluğumuza şahsen müracaatla ‘Adres Beyan Formu’ doldurarak, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nün internet sitesinden indirebilecekleri ‘Yurtdışında Yaşayan Vatandaşlarımız İçin Adres Beyan Formu-B’yi (ön ve arka sayfa) eksiksiz doldurduktan sonra, nüfus cüzdanlarının önlü/arkalı fotokopisiyle birlikte posta yoluyla Başkonsolosluğumuza veya İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’ne ya da nüfus kayıtlarının bulunduğu Nüfus Müdürlüğü’ne göndererek, adres beyanında bulunmaları mümkündür.”

Bakın ben de sizin için çalışıyorum...

Yazımın yarısını size ayırdım...

Şaka yapıyorum elbette.

Ama bir oy, bir oydur. O da memleketimize çok gereklidir!

*** *** ***

Dizi oyuncuları ve uyuşturucu!

Halk hareketi filan doğru, özellikle seçildiler. Durduk yere hepsini sıraya dizip itibarlarını zedelemeye çalıştılar. Gerçekten de “madem öyle, işte böyle yaparız adamı denmiştir”, bilmiyorum.

Kimi gazeteler, televizyonlar açık açık “zoomladılar”, hatta şu dizide, filmde oynayan diye özellikle vurguladılar. Kimi “ayıp, öyle verilir mi, adının baş harflerini vermek gerekir” diye bulmaca çözdürdüler. Basında bu konuda bir tartışma bile başladı.

Beni fotoğrafın öteki yüzü daha çok ilgilendirdi.

Şu da bir gerçek ki uyuşturucu kullanımı özellikle belli bir yaştaki dizi oyuncuları arasında, şarkıcılarda çok yaygın.

-Satıcı değil, kullanıcıyım...

Hukuki bir farkı var da... ama o kadar doğal söylüyorlar ki...

Bir nedeni olmalı bu kadar yaygın olmasının.

-Ağır çalışma koşulları, ancak dayanıyoruz bu kadar uzun süreli çalışma saatlerine.

Yalnızca bu mu...

Arkadaşın kullanıyor, ölüm yok ya sonunda... Yak bi tane rahatlarsın... İşin raconu bu... Ben yandım, sen de yan... Amaan ne geri kafalısın... Performansım artıyor... Böyle yaşam tarzın olmazsa gazetelerin eklerine çıkamazsın, o zaman da reklamın olmaz, onun da iyisi kötüsü yoktur zaten, piyasada unutulur gidersin... Hayatta başka ne amacım var, böyle yuvarlanıp gidiyoruz, güzel giysiler, ayakkabılar, sevgililer, ev, yanında da bir araba oh ne âlâ...

Belki neden bunlardan biri ya da ikisi ya da hepsi...

Ama sihirli anahtar en sonuncusunda.

İnsanın yaşamda bir amacı ve sorumluluğu olmalı!

*** *** ***

Bu kez gerçekten ağlıyor!

Siyaset ne için yapılır?

Memleketin şu sorunları var, ben de bir parti kurdum, çünkü ötekinin çözümü işe yaramaz, ben daha iyisini öneriyorum...

Hadi, canım siz de!

Bu tarz çoktan bitti.

Onun için de siyasi liderler marka satıyorlar. Çeşitli şaklabanlıklardan oluşan bir gösteriye dönüştü siyasi faaliyet.

Çünkü çözümleri tükendi.

Televizyonlar da bu görselliği artırdı.

Bütün bunları sözü Başbakan Erdoğan’ın ağlamasına getireceğim için yazdığımı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.

Çünkü bu kez, eğer ben biraz siyaset biliyor ve insan tanıyorsam, eminim; gerçekten ağlıyor.

Ölüm ve çocuklarından ayrılma korkusu onu çok etkilemiş.

*** *** ***

Top ve dua!

Kadın voleybol takımımız iki sayı ile alacağı maçı verip final vizesini kaçırdı. Yılmaz Dağdeviren iletisinde “Hâlâ üzüntüsü içindeyim” diyor. Ardından da şu notu eklemiş: “Son sayılarda, İtalyanlar bir topu dışarı atınca kızlarımızdan biri elini kaldırarak Allah’a şükretti. Bir İtalyan kız da, Türkiye bir topu dışarı atınca haç çıkardı. İtalyanlar kazandı. Allah neden hep elin gâvurunu tutuyor?”

Şule PERİNÇEK - 25 Ağustos2013 - Aydınlık

Son Yazılar