akpkk225 

Bölünmenin adı ‘açılım’ mı?

Güzel yurdumuz, on yıl önce düşümüzde bile görsek inanamayacağımız olayları yaşıyor.

Atatürkçü olmak suç sayılıyor. Türk Bayrağı ile dolaşanlar gözaltına alınırken, bölücü teröristin posterleri ile dolaşanlar görmezden geliniyor. Bölücü örgüt Güneydoğu illerimizde vergi adı altında haraç topluyor. Terör örgütü özel güvenlik gücü kuruyor. Bu ülkenin valileri, kaymakamları, askeri görevlileri bu olanları görmüyorlar. Kimse sesini çıkarmıyor. Kuzey Irak’ta toplanacak bir kongrede Kürtler hangi ülkede, hangi statüde yaşayacaklarına karar vereceklermiş. Demek ülkelerin yönetim biçimlerini değiştirmek onlara kaldı. Bu olanlara karşı Başbakandan ses yok. Kürtçüler çıkarları için ABD’ye uşaklık ediyorlar. Emperyalizme uşaklık edenler, hiçbir zaman uşaklıktan kurtulamazlar.

Bölücübaşı öylesine şımartılmış ki, istekleri hiç bitmiyor. Şimdi de bulunduğu yerde basın toplantısı yapmak istiyor. Kürtçü bir milletvekili, “AKP ile dönüşü olmayan bir tünele girdik” diyor. Terör örgütü Kuzey Suriye’de bayrak dikiyor. AKP’nin ülkemizi getirdiği nokta budur. Adına “açılım süreci” deniliyor. Artık şehit haberleri gelmiyormuş. Ülkenin bölünmekte olduğunu görmezden geliyorsunuz. Bölücülere ödünler veriyorsunuz.

Ya şehit haberleri artarsa?

Cumhuriyetin ordusunun kahraman subaylarını cezaevlerine koydunuz, kalanları kışlasından dışarıya çıkarmıyorsunuz. Bölücülerin her türlü saldırganlığına gözlerinizi kapatıyorsunuz. Göz yumduğunuz için hiçbir çatışma yok. Öyle olunca şehit ve yaralı haberleri de yok. Peki, yarın ülkemiz bölünme noktasına gelince, bölücü teröristler azgınlıklarını doruğa çıkardıklarında, bunları önlemek gerektiğinde daha çok şehit ve yaralı haberleri gelmeyecek mi; o zaman ne yapacaksınız?

Bu olanlara gözlerini kapatan Bay Erdoğan, ‘ben seçimle geldim’ diyerek, her istediğini yapmak istiyor.

‘Ölümü hak ettiler’ diyor!

Cumhuriyeti dönüştürüp, bir İslâm devleti kurmak istiyor. Onun özlemi Arap ülkeleridir. Atatürk’ten, Atatürkçülerden, kendisini eleştirenlerden rahatsız oluyor. Tencere-tava çalanlara bile katlanamıyor. Gürültü yapanları ‘savcılıklara bildirin’ diyor. Ülke bölünürken o, kendisine karşı olanları susturmak, yok etmek istiyor. Bunları yaparken gözü hiçbir şey görmüyor. Gerçekdışı şeyler söylüyor. Kini hiç bitmiyor. Gezi olaylarında polis saldırıları sonucunda yaşamlarını yitiren pırıl pırıl gençlerimiz için “Polise şiddet uygularken öldüler” diyor. ‘Ölümü hak ettiler’ demek istiyor. Saldırgan polisleri kutlamayı sürdürüyor. Hitler de SS’leri için aynı şeyleri yapıyordu . Batılı 32 aydın The Times’ta tam sayfa yayımladıkları duyuru ile Başbakan Erdoğan’ı eleştirdiler ve uluslararası bir mahkemede yargılanabileceği uyarısında bulundular. Gezi’de direnen gençlerin amacının Atatürk Türkiyesinde yaşamak olduğunu belirttiler. Artık Başbakan’dan ılımlı davranmasını, gerçekleri görmesini, hoşgörülü olmasını beklemenin hiçbir anlamı yoktur. Tek yol, Bay Erdoğan’dan ve AKP’den kurtulmaktır.

Bölücülere susulurken, Gezi olaylarına katılanlar için gözaltılar, tutuklamalar sürüyor. Uluslararası örgütler, hukuk kurumları olanları eleştiriyorlar. Seçimlerle işbaşına gelmenin demokrasi için yeterli olmadığı, seçimle gelenlerin her şeyi yapamayacakları, Hitler’in de seçimle geldiği anımsatılıyor. Bay Erdoğan, anlamak istemiyor, “Hitler de seçimle geldi diye seçim yapmayalım mı?” diyor.

Başbakan açılım diyerek ülkeyi bölüyor. Bölünmenin adı açılım olamaz. Sevr’i Lozan ile tarihin çöplüğüne atan, Gezi Direnişi ile irticaya, bölücülüğe başkaldıran bu ulus yeni Sevr’e de izin vermeyecektir.

Erol ERTUĞRUL - 27 Temmuz 2013 - Aydınlık

Son Yazılar