akp israil kol kola225

Nasıl bir Suriye isteniyor?

Irak saldırısıyla Washington bölgede ilk mesajını verdi: Irak, Suudi Arabistan ve Mısır kontrol edilecek.

Ortadoğu’da Amerikancı bir hat, İsrail’in de beklentisiydi. Ariel Sharon bölge için yeni bir dönemin başlangıcı olarak görüyordu Irak’ta Saddam’ın tasfiyesini (The Wall Street Journal, 21 Mart 2003).

Mart 2003 öncesinde Irak ile meşgul oldukları için Suriye üzerinde bir baskı oluşturamamışlardı.Bağdat düştükten sonra Şaron ve ekibi Washington’u,Suriye’nin hedef alınması konusunda sıkıştırmaya başlamıştı (The Washington Post, 17 Nisan 2003).

Paul Wolfowitz, Suriye’de rejim değişiminin gerekliliğinden söz ederken, Richard Perle, 2003’te Bağdat’ın düşmesinden sonra, “Ortadoğu’da muhalif rejimlere”, “sıra sizde” şeklinde mesaj verdiklerini söylüyordu ( The Chicago Tribune, 13 Nisan 2003. Ha’aretz, 14 Nisan 2004).

Mesajlar kimin üzerinden veriliyordu?

Silahlı muhalifler.

Ortadoğu’da silahlı Kürt gruplarla ilgilenmek İsrail istihbaratının özel ilgi alanı olmuştur.

Seymour M. Hersh’e göre, bölgedeki silahlı Kürt gruplar üzerinden yapılan faaliyetlere İsrail istihbaratında B-Planı adı verilmişti (New Yorker, 21 June 2004).

Kuzey Irak’taki Barzani yapılanmasını ABD-İsrail yarattı.

PKK’nın burada yedek silahlı güç olarak barınmasını sağladılar.

Kuzey Suriye’deki otorite boşluğu da yine ABD-İsrail planının bir parçası idi.

ABD-İsrail politikasını Suriye’de organize eden ise başta Davutoğlu ve ekibidir.

Burası PKK bağlantılı PYD güçlerinin eline geçerse, en çok da ABD-İsrail memnun olmaz mı?

ABD-İsrail destekli muhalif silahlı ÖSO ele geçirirse,yine ABD-İsrail memnun olmaz mı?

İki grup da kendi kontrollerinde çünkü.

Her iki durumda da Kuzey Irak-Kuzey Suriye hattından Akdeniz yolu ABD-İsrail kontrolüne geçer.

Bu kargaşa İsrail için çok önemli bir fırsat.

Fakat Suriye’nin de bir hesabı var mutlaka.

Hizbullah devrede.

Hizbullah gibi İsrail’e illallah dedirten bir yapılanmadan Davutoğlu rahatsız.

İsrail de rahatsız!

Dışişleri Bakanı Davutoğlu,Türkiye’ye gelen İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi’ye “Hizbullah dahil,yabancı bütün unsurlar Suriye’den çıkmalı” demiş (Milliyet, 12 Temmuz 2013).

Davutoğlu’nun maceracı dış politikası çıkmaza girmiş ki, İran Dışişleri Bakanı’ndan, Hizbullah’ın Suriye’den çekilmesinin sağlanmasını istiyor.

Hizbullah çekilirse Suriye zorda kalır hesabı mı yapılıyor?

Çekilmez.

Kışkırttınız, fakat başarılı olamadınız.

CIA’nın yardımıyla bazı Arap ülkeleri ve AKP hükümetinin Suriye’deki muhalif silahlı gruplara silah tedarik ettikleri artık gizlenmiyor (New York Times, 24 Mart 2013).

Suriye zayıflarsa bundan İsrail faydalanmaz mı?

Siz İsrail politikalarına dolaylı da olsa çanak tutmuş olmaz mısınız?

Yoksa, Kuzey Irak-Kuzey Suriye hattından Akdeniz’e taşınacak petrolden hisse alma hesabı yaparken, bölgede Amerikan ve İsrail çıkarlarına karşı tehdit oluşturan Suriye’nin tasfiyesini sağlayarak, İsrail’in üzerindeki yükü kaldırılmak mı istiyorsunuz?

Emin GÜRSES - 20 Temmuz 2013 - Aydınlık

Son Yazılar