emin gurses225 

Öcalan çıkış yolu arıyor!

Güneydoğu’da,Başbakan Erdoğan’ın ve dini yapılanmaların etkinliğini artırması PKK yönetimini sıkıştırıyor. Acelesi var Öcalan’ın.

Washington’un kendisini hapiste unutma olasılığı da mevcut.

Bölgede PKK’nın baskıyla sağladığı kontrolü uzun bir süre daha sürdüremeyeceği kuşkusuna düştü.

“Kendisi kurtulmadan, Kürtlere kurtuluş yok”a getirdi işi.

Öcalan, çıkış yolu arıyor. Dolaylı ya da doğrudan tehdit yöntemlerine de başvuruyor.

“Sürecin merkezinde ben varım, çağrıyı ben yaptım, ben başlattım. Bu süreç selamete ulaşmadan benim burada çat diye kalbim dursa süreç ne olacak” demesi bundandır.

PKK’nın yazar-çizer takımı otonomi-federasyon konusunu olmazsa olmaz koşul olarak öne sürüyor.

“Otonomi-federasyon verin beraber yaşayalım” dayatmasına Türkler nasıl ikna edilecek?

Ya da, Öcalan bu işte bir orta yol bulacak ve Kürt tabanını ikna edecek.

Bölgede kargaşanın büyümesi Öcalan’ın yararına değil.

Uluslararası toplantılarla ve örgütte yeniden yapılanmalarla örgüt üzerinde kontrolü sıkı tutmaya çalışıyor.

PKK’nın Fırat Haber Ajansı’nın (11 Temmuz 2013, ANF) haberine göre, 30 Haziran-5 Temmuz tarihleri arasında yapılan KONGRAGEL (Halk Kongresi) 9. Genel Kurulu’nda KCK (Kürdistan Topluluklar Birliği) yürütme konseyi eş başkanlığına Cemil Bayık ve Bese Hozat geltirildi.

Öcalan, Cemil Bayık’a ikinci lider görevi verdi.

Bese Hozat Dersim bölgesinden.

Zaza ve Türkmen Alevileri üzerinde etkili olmak istiyorlar. Bu çok zor. Ancak, Daşnakçı kimliklerini saklayıp da Alevi maskesiyle ortada dolaşanlar üzerinde etkili olabilir PKK.

Hozat, 9. Genel Kurul’un ardından verdiği mülakatta şöyle diyordu: “Paris’te 3 arkadaşımıza dönük yapılan komplo sürece karşı yapıldı. Fransa yapanları biliyor ama açıklamıyor. ABD ve Avrupa devletleri de bu işin içindeler.”

Öcalan gibi düşünüyor.

Öcalan da “Avrupa Gladyosu” diyordu.

Aynı mülakatta Cemil Bayık, “...kadro biraz yanlış yaklaşıyor. Kadrolar ya eksik ya da kendilerine göre yaklaşıyorlar. Kadroda bazı anlayışlar çıkıyor, kendilerini esas alıyorlar.

Kadroların halkı ve meclisleri esas alması gerekiyor” demesi önemli.

Öcalan gibi düşünüyor.

Öcalan da geçmişte gereksiz şiddetten küçük burjuva ve feodal unsurları sorumlu tutuyordu.

Kadroyu Karayılan kontrol ediyordu askeri alanda.

Çekilme konusunda Karayılan ayak diretir bir tutum takınıyordu.

PKK’nın askeri birimi olan HPG’nin başına getirildi.

Eğer liderliğin talimatları dışında hareket ederse yalnız bırakılır.

Washington’un izni olmadan Kuzey Irak merkezli bir askeri hareketlenme HPG’nin burada sonunu getirebilir.

Örgütte olası bir iç kargaşa da Öcalan’ın içeriden çıkma umutlarını sıkıntıya sokar.

Öcalan’ın derdi orta bir yol bulup içeriden çıkmak.

Fakat, Türkler isyanda iken, Erdoğan nereye kadar Öcalan’ın taleplerini karşılayabilir?

Öcalan bu yeni durumu görüyor.

“Masada vuruşarak” serbest kalmayı umut ediyor.

Emin GÜRSES - 13 Temmuz 2013 - Aydınlık

Son Yazılar