mehmet yuva225 

Suriye ve Mısır’a el ver! (2)

Halkımızın ödediği vergilerle AKP yalakalığında rekor kıran TRT’de yayınlanan “Enine Boyuna” programına konuk olan derin Hariciye Nazırı Davutoğlu’nun Mısır ve Suriye üzerine yaptığı değerlendirmeleri dinlerken, ne kadar trajik-komik bir vaka ile karşı karşıya kaldığımı duyumsadım.

Bu adamın derin bir hayal dünyasında yaşadığı muhakkak.“Enine Boyuna” program yapımcısına buradan meydan okuyorum. Programdaki derin gazetecileriniz dahil, iftihar-ı menbaanız olan Davutoğlu veya arzu ettiğiniz kişi ile beni bir araya getirin, o platformda tartışalım. Ne kadar demokrat ve özgürlük muhibbi olduğunuzu görelim.

Üstad Levent Kırca, Erdoğan hükümetini Menderes’e benzetince kıyameti kopardılar. Aman efendim, Kırca Erdoğan’ı da Menderes gibi sallandırmak istiyor sonucunu çıkardılar. Levent bey konuya açıklık getirmesine rağmen üç maymunu oynamaya devam ettiler. Suriye’ye karşı yürütülen kirli savaşın ilk gününden itibaren Erdoğan-Davutoğlu rejiminin Suriye icraatlarını Menderes dönemi Suriye politikaları ile kıyasladım. Erdoğan Orman Bakanına atıfta bulunurken “O bir profesör, ondan biraz ders alın” demektedir. O profesör de biz soğanın cücüğü müyüz?

Tarihten ders almak!

Bu politikacıların her daim savundukları Menderes hükûmetinin Suriye icraatlarından ders almadıkları aşikâr. Henüz Esadların iktidar olmadığı 1957-58 tarihinde, Menderes rejimi, ABD ve İngiltere için Suriye’yi işgal etmekle tehdit etmiş, sınıra asker yığmıştı. O zaman Suriye’ye “Alevi” veya “BAAS” kimliği üzerinden değil de “komünizm” gerekçesiyle saldırmaktaydı. Talanı-sömürüyü kabul etmeyen, Batı’nın bölgesel askeri ittifaklarını, Israil’i reddeden Suriye’nin Sünni, Hristiyan veya başka kökenli devlet başkanlarına konjonktüre uygun yaftalar takılıp saldırılmaktaydı. “Sen büyüksün, bölge liderisin, sen yaparsın” pohpohlamalarıyla teşvik edilen Menderes, onu iktidara taşıyan efendileri tarafından daha sonra yüz üstü bırakılmıştır. Suriye,Sovyetler Birliği’nin sert müdahalesi sonucu Menderes’e çomak sokunca, ABD, Sovyetler Birliği ile anlaşıp hamasi Menderes’i rafa kaldırmıştır.

Erdoğan’ın profesörleri,Sünni kardeşlerinden ayrılmamak için Fransızların 1921 tarihinde Trablusşam’dan Mersin’e olan coğrafya üzerinde teklif ettiği Alevi devletini reddedenlerin Aleviler olduğunu bilmezler mi? Davutoğlu’nun Suriye söylemleri ve politikaları Kenan Evren liderliğindeki dinidar faşist cuntanın 1980 sonrasında taraf olduğu Suriye olayları esnasında benimsediği politikalardan farklı değil. ABD’nin talebi doğrultusunda “yerli coni” Evren, dini-dar siyasi İslam temsilcisi Münafık Kardeşler örgütüne ev sahipliği yapmış, her türlü desteği sağlamıştı. Bugün de Suriye için, Mısır için, isteyen El aynı, kullanılan El aynı, hedef tahtasına oturtulan El aynı. Farklı zaman ve mekanda aynı filmi izliyor gibiyiz.

Filmin sonu!

Bu filmin sonunu mu merak ettiniz? Suriye’de, Alevi-Sünni fitnesini ekenlerin ve iç çatışmalara ortam hazırlayanların esas hedefi, Suriye’nin kuzeyi üzerinden Türkiye’nin doğusunu koparmaktır.

Siz halen demokrasi-hürriyet naneleri okuyun. Baada harabi el-Şam (Şam yıkıldıktan sonra), yani iş işten geçtikten sonra nerede hata yaptık diye hayıflanın.Bir de bu gidişatı nasıl önleyebiliriz diye El veya İl’inize sorun, fal okutun. Ama ne yaparsanız yapın, hayalci ve maceraperest Davutoğlu ve hempalarını (ayakdaşlarını) üniversiteye bile geri almayın, erken emekliliğe sevk edin.

Bir de şu Diyarbakır bölgesi sömürge valisi gibi davranan, son zamanlarda da Mustafa Kemal’i öve öve bitiremeyen münafık Riccardone’ye El’i gösterin.

Mehmet YUVA - 08 Temmuz 2013 - Aydınlık

Son Yazılar